Kılıçdaroğlu’nun Orhan Pamuk’a “zaf'iyyet”ini bilmeyen kalmadı. Nuri Bilge Ceylan’ın bile tüylerini diken diken edip, “Bu film tıpkı Pamuk’un romanı gibi…” dediydi…

Geçen ay Orhan Pamuk’un “Masumiyet!" Müzesi açıldı. Irak’ın işgalini de elde mikrofonla "naklen!" yayınlama izni sahibi “embedded” bir teve’ci, yine elde mikrofon –tıpkı Irak çöllerindeki gibİ!– Pamuk’un müzesini de naklen yayınladı.

CNNTürk’deki bu yayında önceden alışverişli olduğu çekingenliğinden belli bir soru sordu Cüneyt Özdemir:

Türkiye’deki tutuklamalara… Silivri’ye ne diyorsunuz… Sizin yokluğunuzda oluyor da…”

Seyrelmiş ve kırlaşmış saçlarının yanında konuşma biçimi daha da “psiko..jik” olduğu anlaşılan Pamuk, günahkar olduğunun ayırımda yüzlerce yüz göz oyunuyla:

Çok güzel oluyor… Otoriterleşme geriliyor… Düşünce özgürlüğü çok ilerledi… Çok sevindirici gelişmeler oluyor…” dedi!

Pamuk’dan, Türkiye Yayıncılar Birliği’nin listelediği Haziran 2011 - Haziran 2012 arasında dava açılmış,  yasaklanmış, toplatılmış  tam 47 kitaba, tutuklu onlarca yazar/gazetecinin durumuna dikkat çekecek sözler beklemek gafleti içinde bizler, bir kez daha kahroluyorduk ki hemen aklımız başımıza geldi…

Sahipler aynı olunca, soru da yanıt da anlaşmalı ve uyumlu oluyor!

*

"Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum!..  Neler oluyor Türkiye’de?.. En çok endişelendiğim ülke... Bu hükümetleri protesto ediyorum.” diyen Paul Auster'i anımsatmak da bir görev oldu.

Orhan Pamuk'un kim olduğunu daha kavramamış (ya da iyi kavramış!) Kemal Kılıçdaroğlu'na ve Yayıncılar Birliği'nden Metin Celal'e de anımsatmak bir başka görev oldu.

gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)