Louise Glück'u çevirmeni Güven Turan anlattı...

Yıllar önce Louise Glück'ün şiirlerini sevmeye başlayan ve çeviren Güven Turan şairin Türkiye'de yayınlanan tek kitabının da çevirmeni. Seçme Şiirler adıyla YKY'den yayınlanan kitabın yeni baskısı yetiştirilmeye çalışılıyor. Gerçek Edebiyat olarak Güven Turan'la 2020 yılı Nobel Edebiyat Ödülü alan Louise Glück'ü konuştuk...

news-details
Haberler

AHMET YILDIZ: 2020 yılı Nobel Edebiyat Ödülü alan Louise Glück'ün şiirlerini 1994 yılında Türk okuruna kazandırdınız. Sizi Glück'ü çevirmeye iten neden neydi? Hangi özellikleri dikkatinizi çekmişti?

GÜVEN TURAN: 1965-1966 olmalı, Louise Glück adını ilk kez bir genç Amerikan şairleri antolojisinde gördüm… Okur okumaz çevirmeye başladım. Şiirlerdeki zengin imge, o imgenin altındaki keskin (varoluşsal diyeceğim) anlam ve kristal berraklıkta bir dil beni hemen kavramıştı. Hiç oyun yoktu şiirinde ve olmadı da. 1968’de ilk kitabı çıkınca getirttim. Çevirmeye de devam ettim… Bende eleştiri kitapları dahil, bütün kitapları var… Şiirinin çıktığı dergileri bile kaçırmam.

AHMET YILDIZ: Bilirsiniz bu ödül hep tartışmalıdır; Glück sizce de Nobel'i hak etti mi? Ya da ödül komitesi skandallı iki yıldan sonra daha dikkatli mi davrandı?

GÜVEN TURAN:Glück’ün ödül alması, beni gerçekten şaşırttı. Anne Carson alsaydı aynı şekilde şaşırır ve sevinirdim. O da müthiş bir yazar ve şair. Ama Glück’ün bende yeri başka. Bence evet, isabetli bir seçim. Nobel sadece son iki yıldır değil, ne zamandır yalpalayıp duruyor. Bilmem, belki yeniden bu ödülün şu ya da bu muhaliflere değil, edebiyat insanlarına verilmesi gerektiğini öğrenmişlerdir.

AHMET YILDIZ: Glück şiirlerini kısaca nasıl değerlendirirsiniz?  

GÜVEN TURAN: Glück kuşağının özgün bir şairi. Altında adı yazmasa da şiirini tanıyabilirsiniz. Anglo-Amerikan şiir geleneğini bütün çizgileriyle harmanlıyor. Örneğin doğayı ele alışında bir yanıyla Romantik şiirin izlerini taşırken, bir yanıyla da evrensel mitik öğeler barındırır. Uzun soluklu dizlerinde Whitman soluk alır ama onun abartılı dili Glück’te yoktur, vb. Deneyci olmayan bir özgün şairdir.

AHMET YILDIZ: Türk şiirinde Glück şiirine yakın hangi özellikler var?

GÜVEN TURAN: Güzel bir soru… Şöyle söyleyebilirim: Günlük yaşamın çatışmalarını, ilişkilerini, iniş çıkışlarını ele alışıyla bir yanıyla Yeni Şiirler sonrası Oktay Rifat  ama daha çok Behçet Necatigil’i çok ama çok iyi okumuş, ondan çok şey öğrenmiş bir şair gibi yazıyor bence Louise Glück. Ama Amerikalı!

AHMET YILDIZ: Başka şiirlerini de çevirecek misiniz?

GÜVEN TURAN: Benim çıkan çevirilerim 1992’de yayımlanan Wild Iris’ten yaptığım seçmelerle son buluyordu. O yıldan bu yana hep izledim dediğim gibi, zaman zaman çevirdiklerim de oldu. Yeni bir seçki eskinin iki katı olmak zorunda, en az. Şunu da belirtmeliyim, o kitabın çıkmasında o dönem YKY’nin yönetiminde olan Selçuk Altun’un desteği ve katkısı olmuştu. Selçuk Altun da hayrandır Glück’e.

AHMET YILDIZ: Çoktan tükenen Seçme Şiirler ne zaman yayınlanacak? 

GÜVEN TURAN: Bu yılın Şubat’ında genişletilmiş bir yeni baskı için konuşulmuştu Yapı Kredi Yayınları’nda. Sonra bu salgın girdi, öncelikler değişti… Beklemeye alındı. Şimdi bu proje yeniden ele alınıyor. Ben çevirmeye hazırım elbette!

AHMET YILDIZ: Teşekkürlerimle.

Gerçek Edebiyat

Sosyal Medyada Paylaş

author

Ahmet Yıldız

gercekedebiyat.com yazarı, Gerçekedebiyat.com sitesinin kurucusu

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..