Kerem son yangınına soyunurken / Bahattin Karakoç

news-details
Şiir

Tâ Bezm-i elestte şekillenmiş alın yazım
Hikayem dilden dile dolaştıkça varım.

Bir sultan çocuğuyken tutsak düştüm aşka,
Kırağı çalmış gibi sarktı kollarım.

Adım adım gezdim kavruk Anadolu'yu,
Çekti Acem illerine kadar yollarım.

Kış ortalarında hanlara kilitlendim dağlarda,
Yanık ezgilere dönüştü ah-ü zârım.

Lâleli dağında Hızır yetişmeseydi
Bir çalı gibi olacaktı mezarım.

Otuziki dişimi çektirdim de yüzüm bulutlanmadı,
Katmer güller gibi kızardı dudaklarım.

Hamletten önce ben konuştum kurukafalarla;
Ceylanlarla, turnalarla ağardı şafaklarım.

Sanırdım tek mekan var, zaman bir nokta içimde;
Aşk ile bir saza vururken parmaklarım.

Yeryüzü bir elma bahçesi, siz bir elma bilin;
Aslıhan bir yarım elma, ben bir yarım...

En korktuğum şey vuslattı ki düşlerin ölümüdür
Hep diri kalmak için yandım ve yanarım.

Bahattin Karakoç
(Hisar, Ocak-Şubat 1979. N. 256)

Gerçek Edebiyat

Sosyal Medyada Paylaş

author

Ahmet Yıldız

gercekedebiyat.com yazarı, Gerçekedebiyat.com sitesinin kurucusu

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..