Kıyısından geçemeyiz bu kudurgan şartların

Gösteremeyiz düşmana

Sakın ha gözyaşlarımızı,

Acımazlar üstümüze gelebilirler

Ter istiyorlar bizden,

Kan istiyorlar bunu unutma!

 

Haramiler kesebilir yolumuzu yarın,

Göğüs kafesimizdeki kuşu arayabilir,

Kapkara namlular,

En iyi müdafaa taarruzdur bunu hep biliyoruz,

Umudu zincire vurmak sevdasındalar,

Bunu unutma!

 

Kederli ve yorgun dönmüşsek o akşam evimize,

Yaralıysak hatta,

Ve son kurşunu da atmışsak,

Tuttuğumuz siperler düşmüşse de teker teker,

Yıldızlı uzun bir geceden sonra,

Güpgüzel güneşlerin doğacağını unutma!

 

Ağlamak kâr etmez, dövünmek bizi var etmez,

Emek ve ter davasına asker yazılmadık mı biz?

Bir kişi yılarsa biliyoruz bundan etkilenir binler,

Ama, onbinlerin umudu olduğumuzu unutma!

 

Gül yavrum güleyim, çağır anam geleyim,

Uzat bahar kokan mendilini ter sileyim,

Omuz kuvvet alır yaslandığımız omuzdan,

Daha bir niceleri katılacak kavgamıza

Sakın ha kaygılanma,

Kucak açması bizden, davranmak kara kızdan,

Zafer dayanışmamıza bağlı, unutma bunu!

(Türkiye Yazıları, sayı: 13, Nisan 1978, s.7)

KERİM KORCAN KİMDİR?

(1918-1990), Adapazarı’nın Akfelek köyünde doğdu. Babası Murat usta yoksul bir saat tamircisiydi. Bu yüzden ancak ilkokul 4. sınıfa kadar okuyabildi. Küçük yaşta kahveci, dondurmacı, köfteci ve berber çıraklığı yaptı. 1938 yılında siyasi polis tarafından gözaltına alındı. Aynı yıl Donanma Kor Askeri Mahkemesinde isyan suçlusu olarak yargılandı, 12 yıl ağır hapse mahkûm edildi.  Sinop Cezaevinde 10 yıl hapis yattıktan sonra serbest kaldı. İstanbul’a geldi, marangozluk yaparak yaşamını kazanmaya çalıştı. 1957’de Vatan Partisi yöneticiliğinden kovuşturmaya uğradı. TCK’nun 141 ve 142. maddelerine karşı gelmekten tutuklandı. İki yıl Sultanahmet Cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra 1959’da  beraat etti. 1962’de Milliyet gazetesinin “Bir Memleket Gerçeği” konulu yarışmasında “Köşe” adlı röportajıyla ikinciliği kazandı. “Linç” adlı romanı 1970’de filme alındı, ardından oyun haline getirildi. Romanından uyarlanan filmde cezaevindeki mahkûmlar arasında yaşanan iktidar savaşı anlatılır. 1976 yılında Tatar Ramazan adlı öykü kitabı tiyatroya uyarlandı. “Ateşten Köprü” adlı romanında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla İstanbul DGM’de yargılandı, beraat etti. “Tatar Ramazan” adlı öyküsü tiyatrodan sonra 1990’da sinema filmine  uyarlandı. Türk Edebiyatında  gölgede kalan isimlerden biri olan  Kerim Korcan’ın eserleri şöyle: Linç (Roman), Tatar Ramazan (Öykü), İdamlıklar (Öykü), Ter  Adamlar (Roman), Patrona (Roman), Dimitrof Geçiyor (Roman), Canlı Bayraklar (Öykü), Ölüm Pusuda (Öykü), Ateşten Köprü (Anı), Harbiye Kazanı (Anı), Ey Gaziler (Şiir), Acılar Çemberi (Çocuk Romanı), Capon (Çocuk Romanı).

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)