İzmir her zaman ilkti
HİLALSPOR Bir dönem Türkiye 1. Basketbol liginde yer almış bir kulübün adıdır. İzmir’in pür neşhe Hilal semtinin takımı Hilalspor çok genç oyuncularla parkeye çıkıp zaman zaman astronomik farklar yemesiyle akılda kaldı, üst üste aynı oyuncunun bir maçta en fazla sayı atma rekoru kırmasına zemin hazırladı. İTÜ-Hilalspor maçında Levent Topsakal'ın 81 sayı ile bu rekoru kırmasının akabinde Fenerbahçe- Hilalspor maçında Erman Kunter bu takımın potasına 153 sayı bıraktı. Hilalspor’da bir dönem ’Bambam’ lakaplı ünlü basketçi Halil İbrahim Kuzucu da forma giydi. Hilalspor İzmir'i gururla temsil eden bir basketbol kulübüydü.1984-1986 ve 1987-1988 arası toplam 3 sezon 1. ligde yer aldılar. Büyük basketçi Serdar Apaydın da bu takımda forma giydi. Hilalspor basketbol 1. lig tarihinde Galatasaray ve Beşiktaş'ı deplasmanda eze eze yenmeyi başaran İzmir takımıdır. Peki kimdi bu takımı finanse eden, arka çıkan o gururlu insanlar? İzmir’in o sıcak günlerini dün gibi anımsarım. 1980’li yıllar. Zeytinlik semtinde Ülkü Sineması vardı. Bu günkü adıyla Yenişehir- Gürçeşme arasındaki düzlük. Sinemanın karşısında 'Mavi Köşe’ adında bir kıraathane bulunuyordu. Şimdi açık mıdır bilemem. İzmir’de Genç Adalet adında kırmızı beyaz renkleriyle tanınan bir basketbol takımı vardı. Bu takımın insiyatif sahibi ’Taka’ adında engelli bir mahalle çocuğuydu. Genç Adalet işte bahsettiğimiz Hilalspor’un temelini oluşturdu. Hilal semtinin romanlarından biri Tepeçik'li belden aşağısı olmayan engelli başkanı Taka’yı el arabasında bir yerden diyerine taşıyordu. Aynalı Kave'den nalbur Behlül’e, Hasan Ali Cangücü'ne semtin esnafı itiraz etmeden Taka’ya spor için destek verirdi. Başkalarının yalancısıyım ve kimsenin günahını almayalım. Kemer Karakolu polisleri Taka’yı çok iyi tanırdı. Taka kimilerine göre yeraltı dünyasının adamıydı. Ne olursa olsun Taka varını yoğunu spora adadı. Yaşıyorsa varolsun, yanıt hayırsa; nur içinde yatsın. Ekonomik durumu çok daha iyi İzmir kulüpleri basketbol 1. liginde yokken, tarihten Tepecik-Hilal’in takımı olan Hilalspor geldi geçti. O takım İzmir’i gururla temsil etti. Hilalspor'un futbol şubesi günümüzde halen ayaktadır.. İzmir futbolda bir ilktir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında ilk futbol maçının 1875'te Selanik. Kozana’da oynandığı bilinmektedir. 1877 yılında ise İzmir'in Bornova’da futbol maçları yapılmıştır. O zamanlar Türk gençlerinin futbol oynamasına olumlu bakılmıyordu, bu yüzden azınlık gençeleri futbol oynardı. İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafından kuruldu; İsmi Football Club Smyrna oldu. Azınlıkların İzmir'de kurduğu Garibaldi ve Maccabi takımlarıyla birlikte kulüp sayısı da hızla artarak, ülkenin diğer yörelerindeki futbol hareketlerine öncülük edilmiştir. Türkiye'de futbolun resmi organizasyonu ise 1923 yılında Türkiye Futbol Federasyonu'nun kurulmasıyla sağlanmıştır. İstanbul’un futbol tarihi İzmir’den sonradır. Futbol oynanmaya başlanması ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur. İzmir'den İstanbul'a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul'da çok büyük bir hızla yayılmıştır. 1897, 1898, 1899, 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması kazanmıştır. 1906 yılında Atina'da düzenlenen "Ara Olimpiyat"ta İzmir karması ve Selanik karması yer almıştır. İzmir karması bu turnuvada 2., Selanik karması da 3. olmuştur. İzmir karması İngilizlerden, Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu. Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında futbol forması giyen ilk Türk genci Selim Sırrı tarcan oldu. Ancak kendisine "İlk Türk futbolcusu" diyemeyiz. İlk Turk futbolcusu Fuat Hüsnü Bey'dir. İstanbul'da futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey, daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur. "Black Stocking" adı alan takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir. Türkiye'de futbol ilk defa 1900 yılında İzmir'de başlamıştır. Bu tarihte ülkemizde kurulan ilk kulüpler ise azınlıkların İzmir'de kurmuş olduğu Panoinios, Apollon ve Peleops kulüpleridir. Azınlıkların kurduğu bu takımlar sayesinde futbolla tanışan İzmir halkı 1912 yılında Karşıyaka Kulübü'nü 1914 yılında da Altay Kulübü'nü kurarak Türk Futbolu'nun temellerini atmışlardır. İşte İzmirspor Kulübü'nün kuruluşu da bu döneme isabet eder. Bugünki adıyla İzmirspor Kulübü, 1923 yılında Eşrefpaşa semtinin ileri gelenleri tarafından semtin gençlerine yararlı aktiviteler kazandırmak amacıyla Turuncu-Siyah renklerle ve Altınay Kulübü adıyla kurulur. Daha sonra mavi beyaz renkleri benimseyip İzmirspor adını alır. Altay Spor Kulübü 1914'te "Hilal" adıyla kuruldu. Kısa süre sonra "Altay" adını aldı. İşgal sırasında ara spora ara verdikten sonra yeniden çok güçlü bir şekilde futbola başlayan Altay, 1923-1924 sezonunda İzmir takımı olarak 1.Futbol Ligi'nin şampiyonluğunu kazandı. 1925’te Mez Gazinosu'nda kurulan şanlı Göztepe 25 yıl 1.ligte mücadele etti. 1968-1969 ve 69-70 sezonunda üst üste Türkiye Kupası Şampiyonu oldu. 1950'de Türkiye Şampiyonu olarak ülkeyi Avrupa Kupalarında temsil etti. Profesyonel liglerin başladığından beri 3 kez lig şampiyonu olan Göztepe, birçok kupayı müzesine götürmiştür. Milli oyuncu 'Koca Kaptan' Gürsel Aksel ve ünlü çalıştırıcı Adnan Süvari külübün efsane isimleridir. Yeni açılan Göztepe Gürsel Aksel Stadyumu'nun çim toprağına kaptan Gürsel Aksel'in kabrinden getirilen toprak serpiştirilmiştir. Cem Güneş
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR