Toplantıyı açarken edebiyatın çağını yansıttığına dikkat çeken Akdemir, Aral’dan dünkü edebiyattan neyi anladığımızı ve bugünkü edebiyattan neyi gözlemlediğimizi kıyaslamasını istedi.

Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre Aral, edebiyatın insan hallerini anlattığını vurgulayarak, “Hayat değişince edebiyat da değişiyor. Bu değişim olumlu olması beklenir. Gelişim çizgisinde olması beklenir. Hayat gelişme yerine geriye doğru bir dönüşüme uğruyorsa edebiyat da buradan payını alacaktır. Böyle oldu diye düşünüyorum” dedi.

EDEBİYAT EĞLENCELİK DEĞİLDİR

80’li yıllarda edebiyatın toplum yararına görüldüğünü hatırlatan İnci Aral, şunları söyledi:

“Eğlencelik bir sanat değildir, eğlencelik olmalıdır ama insanı düşünmeye, sorular sormaya yönlendirmelidir aynı zamanda. Ruhsallıkla ilgili, ülkesiyle, yaşadığı hayat ile ilgili sorular sormalıdır. Sunulan her şeye kuşkuyla bakmaya yönlendiren bir sanat olmalıdır. 80’lerin anlayışı buydu. Bütün büyük yazarlar toplumların aynasıdır. C. Dickens, İngiliz işçi sınıfının sefaletini anlatmıştır. Asıl tarih resmi tarih değil, romandır, edebiyattır. Resmi tarih toptancıdır savaşı rakamlarla anlatır. Roman askerlerden birinin dramını anlatır, savaşın ruhsal, fiziksel röntgenini çeker. Edebiyatı böyle öğrendik. Sorumlulukla yazmaya çalıştık.”

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)