Raşit Yakalı’yı tanıyıp da sevmeyen var mıdır acaba...

Çarşaf Karikatür Okulu’nun öğretmeni Raşit ağabeyimiz, İstanbul’a göçtükten sonra Oğuz Aral’dan sonra elini sıktığım ikinci karikatürcü büyüğüm, ustamdır.

Yayınlanan ilk karikatürüm Çarşaf Mizah Dergisi’nin amatör sayfasında, onun sayesindedir.

Reklamcılarının da ilgisini çeken nurlu bir yüze sahiptir Raşit ağabey…

Divit ucu ve alelade bir mürekkeple çizip postayla yolladığım, onun da yücelik gösterip yayınladığı karikatürüme yaptığı yorumda birazcık haksızlık etmişse de bu konu, nurlu yüzünden öpüp, bugün bile şakasını yapabileceğim tatlı bir anıdır artık.

1981’in başında ailemle İstanbul’a zorunlu gelişimizin ilk günlerinde büyük bir yalnızlık içindeydim.

Neyse ki, hiç değilse cumartesilerimi anlamlandıran ‘Karikatür Okulu’muz vardı…

Bugünlere dost olarak geldiğimiz pek çok karikatürcü adayıyla tanışmamı sağlayan, tatlı bir rekabete girdiğimiz, öğrendiğim, eğlendiğim çok özel buluşmalardı.                              

Raşit ağabeyimizin kolaylaştırıcılığında, bir araya gelen dönemin genç amatörleri, her hafta belirlenen bir konuda espri bulup taslaklar çiziyorduk.

Demokrasiye bakar mısınız, bütün öğrencilerden en fazla “beğen” alan karikatür, o hafta çıkan Çarşaf dergisinde “Haftanın Karikatürü” olarak yayınlanıyordu.

Üstüne telif olarak verilen harçlık da balı-kaymağıydı…

Karikatürünüz seçilmedi mi, ne gam… Raşit ağabeyimizin talep edenlere sağladığı “yemek fişi” ile Hürriyet Gazetesi’nin yemekhanesinde karın doyurulur, sonra ver elini Beyazıt Sahaflar Çarşısı…

Karikatür tarihimizden çok önemli mizah dergilerinin, kitaplarının yanı sıra içinde sadece bir tane karikatür olsa satın aldığımız yerli-yabancı farklı dergiler…

Bugünün hızlı internet çağında “önüne bedava düşen” karikatürler yüzünden doygunluk yaşayanlar, o sakin ve yoksun günlerdeki heyecanımızı sanıyorum anlayamazlar.

Yeri gelmişken, bu yazıyı kaleme aldığım günlerde çizdiğim bu karikatürümü, Karikatür Okulu’muzun o heyecanı taşıyan yaşıtım öğrencilerine ve karikatürümde kendisini bulacak bütün kuşağıma armağan edeyim:

 

Çarşaf Karikatür Okulunda en fazla oyu alan birkaç karikatürüm amatörler sayfasında yayınlandığı gibi, seçilen bir esprim de derginin kadrolu çizerlerinden Kemal Can tarafından iç sayfalarda çizilmişti.

1981 yılının sonuna doğru, Çarşaf Karikatür Okulu’nun bütün çizerlerinin “Biz de Varız” isimli karma sergisi ise katıldığım ilk karikatür sergisidir.

Herkes gibi üç çalışmamla yer almışım bu sergide…

İkisini hatırlamıyorum…

Dergide yayınlandığı için hatırlayabildiğim üçüncü karikatürüm ise, 12 Eylül öncesi günlerdeki siyasi görüşümden izler taşıyormuş...

Aynı görüşleri paylaştığım eniştem darbecilerce tutuklanınca, ablamı ve 1 yaşındaki yeğenimi yalnız bırakmamak için İstanbul’a taşınmıştık. “Göçmüştük” her anlamda yani…

Komprador Burjuvaziyle Toprak Ağalarının hakkından gelememişiz ya, hırsımı bu karikatürle almışım ben de...

Çizgilerin iyice arındı. Özellikle yazısız ve sosyal koşulları içeren çalışmaların oldukça başarılı. Hareket çalışmalarına hız verir, tarama ucunu yumuşak kullanabilirsen daha başarılı olacaksın. Yeni çalışmalarını bekliyorum.

Bu ‘toy’ karikatürümün altına böyle yazan o elinden öpüyorum Raşit ağabeyim.

Her şey için teşekkür ederim.

 

Mustafa Bilgin
Gerçek Edebiyat

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)