Haydar çiçek açtı
Sevgili Sıtkı, 80’lerin başında Kamu Yönetiminden Murat Muhabbetin, sohbetin en kıvamlısı O odada kurduğum dostlukları 1. Yurt, 508 nolu Odanın güzellikleri 15 metrekarelik odada, 6 kişi yaşardık 1. Yurdun özelliği şudur, Sıtkıcım Akşam yemek vakti gelince Hepsi her akşam yemek için kafeteryaya gider Sadece sarmaşık değil, Sıtkı Hocam, Mesela akvaryumumuz vardı, Bir de Sıtkı Hocam Cam güzeli bitkisi enteresandır. Tabii bir erkek yurdunun yaratıcılığına istinaden Hepimizin ayrı bir cam güzelivardı 1. Yurdun önünden geçip, bizim odaya bakanlar için Sıtkı Hocam Makine’dan Selim abi mezun olduğunda Öğrencilik yıllarının üstünden 40 Mezun olurken Haydar’ın bir ışkınını almıştım. Ne cismine Söylemeye dilim varmıyor ama İnanılmaz bir duygu 40 yıl bekle Mezuniyetin ardından Geriye Eski ve ünlü bir Acem şairinin de dediği gibi Nadir Avşaroğlu
ODTÜ’nün en nadide köşelerinden biriydi
1. Yurt, 508 nolu oda
Psikolojiden Erkan
Mühendislik Bilimlerinde İbrahim
Metalürjiden Erden
Madenden Melih
ve ben
Arkadaşlığın, dostluğun en koyusu
Yardımlaşmanın ve dayanışmanın en kralı
Arkadaşlıkları
Yaşadıklarımı
Ömrüm oldukça unutmam
Sadece bunlarla sınırlı değildi.
Görsel güzellikleri de vardı
Ama 80’lerin başında eski bir saksıya diktiğimiz
ve mor çiçekler açan bir sarmaşığımız vardı.
Bardağın dibinde kalan çaylarla suladığımız
Belki de bu yüzden çiçeklerinin giderek kırmızıya çaldığı
Pencereyi bir çerçeve gibi dolandırdığımız bir sarmaşık
Akşam yemeğine giden bütün kız yurtları
Bizim pencerenin önünden geçer
Akşam üstü dersten gelmişsin,
Böyle bir bahar günü
Elinde çay fincanı
Pijama ile birlikte,
Göbeğini kaşıyarak
Sarmaşığın çerçevelediği pencere kenarında yerini alırsın
Bütün ihtişamı ile kız yurtları arz-ı endam eyler
5. Yurttan Neslihan
7. Yurttan hazırlıktaki esmer kız
Ekonomiden Mehtap
Kimya Mühendislikten Emine
Bizim pencerenin önünden geçerdi.
Mor çiçekli sarmaşığın çerçevelediği pencere kenarında biz
Erden, Melih, Erkan ve ben
Askeri ve mülki erkanın geçiş törenini izlerdik
Kendine bakmaktan aciz öğrenciler
15-20 tane lepistes ve melek balığına bakardık
Yemleri kalmadığı zaman ekmek ya da sinekle beslediğimiz
Lepistesler yavruladıkları zaman
İçini çıkardığımız ampullerin içinde biraz çakıl ve birkaç yavru balıkla
Hediye ettiğimiz kızlardan puan topladığımız
Bir akvaryumumuz vardı
O pencerenin kenarında
Bahar, yaz aylarında pervazında
“Cam Güzelleri”nin olduğu bir penceremiz vardı
Kopan bir dalı, bir hafta suda beklet
Hemen köklenir, saksıya dikilir.
Bizim 508 nolu Odanın penceresinde
Renk renkcam güzelleri
Kırmızı, pembe, mor, beyaz, turuncu
Bir erkek yurdu odası için çok renkli bir manzara
O güzel ve renkli çiçekler açan
“Cam Güzelleri”nin birer adı vardı
Pakize, Mualla, Safiye, Perihan, Semahat
Herkes pencerenin önünde kendi çiçeğine bakar
Kendi çiçeğini sulardı
Bizlerin ne kadar duygusal ve estetik olduğumuzun
Bir göstergesi gibiydi.
Bunca güzel çiçeğin arasında
Yani Pakize, Mualla, Safiye, Perihan, Semahat’in arasında
Bir de kaktüsümüz vardı
Adı:
Haydar
Öğrenci evindeki birkaç eşya ile birlikte getirmişti.
Atmaya kıyamadık
Zaten arada sırada bardağın dibindeki çayı döktüğünde
Hayatını sürdürebiliyordu.
Ne çiçek açardı, ne de bir işe yarardı.
Pakize, Mualla, Safiye, Perihan, Semahat’in arasında
O kaba görünümü ile
Yıllarca o pencerenin kenarında durdu
Haydar
Mezuniyetin üzerinden nerede ise 35 yıl geçti
Yıllar önce bir kez açtı
Bir de geçen hafta açtı
Ne de ismine yakışır bir şekilde
Kocaman, pes pembe
İki dal çiçek
Haydar çiçek açtı
İnanılmaz bir kıvanç
Çok da emek verme
Ama 40 yıl yanında taşı
Bir sadakat göster
Ve sonucunu gör
Kocaman, pes pembe çiçek
Mesleki kitaplarımı saklayamadım
Hesap makinamı birine vermiştim
T-cetvelini hanım attı
Aradan 35 yıl geçti
Bir punch kartları kaldı,
Hala kitap ayracı olarak kullandığım
Bir de Haydar
“Terk etmedi Haydar beni”
Gerçek Edebiyat
YORUMLAR