Halkçılığın ilk provası nerede yapıldı? / Kemal Tek
1870’li yıllarda gecikmelide olsa İtalya, emperyalist devlet olma yolunda bir politika takip etmeye başlar, İtalyanlar Kuzey Afrika’yı mirasları olarak görürler bunun sonucunda da Eylül 1911’de İtalya ile Osmanlı Devleti arasında Trablusgarp Savaşı patlak verir.
Osmanlı Devleti’nin savaşacak, buralara ordu gönderecek gücü yoktur. Bundan dolayı buralara gönüllü subaylar gönderilir. Enver ve Mustafa Kemal Bey gibi dönemin önemli genç subayları burada başarılı şekilde Trablusgarp’ı savunurlar. Mustafa Kemal’in bu savaşta oynadığı rol iyi bilinmektedir ama Mustafa Kemal’in tam 3 yıl önce 1908’de başka bir görevi yerine getirmek için Trablusgarp’ta bulunuşu ve gerçekleştirdikleri pek bilinmez. Ayrıca bu ilk görevin Türk Devrimi için önemi de büyüktür çünkü Mustafa Kemal’in burada attığı adımlar ileride Türk Devrimi için bir referans noktası oluşturacaktır. Mustafa Kemal 1908’nin sonbaharında, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından bu bölgede Cemiyet adına asayişi sağlamak amacıyla bu bölgeye gönderilir. Mustafa Kemal’in seçilmesi çok manidardır çünkü Mustafa Kemal Cemiyet’e ciddi eleştiriler getirmesi, Cemiyet’i rahatsız ediyordu, o yüzden Mustafa Kemal buraya bir nevi sürgün olarak gönderilir. Mustafa Kemal’in bölgede başka bir görevi de Cemiyet’i bölgenin tek partisi haline getirmektir. İşte Trablusgarp’ta başarıyla yerine getirilecek bu görevi Türk Devrimi (Kemalizm) adına özel kılan nokta, Mustafa Kemal’in hedefe ulaşmak için izlediği yoldur. Türk Devrimi’nin özü, siyasal iktidarın kaynağını Tanrı’dan alarak halka ve ulusa verilmesiydi. Ülkeyi Tanrı’nın gölgesi değil artık halkın ta kendisi yönetecekti, Devrim’in birçok önemli aşaması öncesinde yurt gezileri yapıldı, her adımında önce halka gidildi, halkın desteği alındı. Böylece Türk Devrimi halkın gücüyle, halkın desteği ile gerçekleştirildi. İşte bunun ilk provasını Mustafa Kemal Trablusgarp’ta gerçekleştirir. Yukarıda da belirttiğim gibi bölgede Hürriyet Devrimi’ne karşı isyan vardı ve Devrim ateşinin Trablusgarp’ta yanmasının tek yolu Mustafa Kemal’e göre partiye halkın katılımını sağlamaktı. Cemiyet yalnızca Türk hükümetinin memur ve subaylarından oluşan bir grup olmamalı, bir halk hareketine dönüşmeliydi. Bu yüzden bölgeye ulaştıktan sonra, önce bölgenin siyasi ve idari liderleri ile bir araya gelip daha sonra da halkla temas kurmak niyetindeydi. Öncelikle liva kumandanı olan İbrahim Paşa ile görüşür ve desteğini alır sonra da belediye reisi Hasune Paşa ile bir araya gelir. Yalnız bu mülakatta polis müdürü Cemal Bey de hazır bulunur. Bu arada İstanbul’dan bir görevlinin şehre geldiğini öğrenen halk, merkezi bir camide bir araya gelerek bir isyan hazırlığı içerisindedir. Asilerin tarafında olan Cemal Bey, Mustafa Kemal’e şu sözlerle gözdağı vermeye çalışır: “Bütün Trablusgarp şehri ve havalisi, kabile ve aşiretleri şehri basacaklar ve Mustafa Kemal’i tutup ya öldürecekler yahut en hafifi olan onu bir ecnebi vapuruna bindirip memleketten kovacaklar.” (1) Cemal Bey’in bu gözdağı Mustafa Kemal’i yıldırmaz ve İbrahim Paşa’nın da tüm kuvvetimle arkandayım sözü ile verdiği desteği şu sözlerle geri çevirir: “Teşekkür ederim, ancak benim kuvvete ihtiyacım yoktur… ben yapacağımı bilirim…”(2) Arapçayı iyi bilen yaveri yanına alır ve kalabalığı yararak camiye girer ve şu sözleri söyler: “Sizi idare edenler nerede ise, beni hemen oraya götürünüz. Bu sözü işitenler Mustafa Kemal’in emrine itaat etmeyi tabii bulmuşlardı. Çünkü böyle tek başına gelen adamı kendilerinden sanmışlardı. Rehberlik ederek Mustafa Kemal’i medresenin en sonundaki bir odanın kapısı önüne getirdiler. Mustafa Kemal bir hamlede içeriye girdi... odada bulunanların yüzüne haykırır bir sesle: -Ne yapıyorsunuz? Dedi… Onlar Mustafa Kemal’in bir ordu ile gelip kendilerinin muhasara ettiğini zannettiler.” (3) Bu yaşananların ardından asilerin liderleri ile yapılan mülakatta, bu adamların Devrim sonrası menfaatlerinin sıfıra inmelerinden rahatsız olup halkı ayaklandırdıkları ortaya çıkar. Mustafa Kemal, bu adamlara, "Sizin menfaatlerinizi azami tatmin ederim ama tek şartım var: Halkla bizzat ben konuşmalıyım.” dedi ve böylece cami havlusunda tercümanı aracılığıyla Mustafa Kemal ilk kez halkla temasta bulunur ve bu ilk temas başarılı olur, isyan girişimi durdurulur. Mustafa Kemal’in halkla olan bu ilk teması son teması olmayacak ve Hürriyet Devrimi’nin Trablusgarp’ta kökleşmesi için halkla temaslarını artırarak, halkın ruh ve vicdanlarında gerçek eğilimi nüfuz etme yeteneğini kullanacaktı. Mustafa Kemal’in bu yeteneğini bölgedeki Britanya Konsolosu J. Alvarez şu sözlerle ifade etmiştir: “Beş gün kadar önce, Partisince izlenen ilke ve amaçlara dair dikkat çekici açıklıkla yaptığı konuşmasını dinledikten ve her sınıf halk temsilcisinin yer aldığı geniş seyirci topluluğu tarafından coşkuyla alkışlandığı gördükten sonra, onun etkili ve akıcı üslupla düşüncelerini dile getiren bir konuşmacı olduğuna tanıklık edebilirim." (4) Mustafa Kemal’in ziyareti “Trablusgarp’ın siyasal yaşamı üzerinde oldukça önemli etkisi olmuştur. Kemal Bey’in gelişinden beri… Muttehidyn ve Watanai adlı iki ayrı parti birleşti ve Vatan İttihadı adı altında tek parti oluşmaktadır.”(5) Halkla yapılan toplantılar, bölgedeki Cemiyet üyeleri ile düzenli bir şekilde bir araya gelerek yapılan tartışmalar sayesinde hem bölgede Cemiyet’in üye sayısı artmıştır hem de artık bölgenin tek partisi vardır. “Trablusgarp isyanını söndürmek için oraya gitmiş olan Mustafa Kemal, vazifesini bitirip tekrar Makedonya’ya döneceği sırada Bingazi’de bulunan bir doktordan şu mealde mahrem bir mektup almıştı: ‘ Buraya uğramadan gitme…’ Bu doktor Büyük Millet Meclisi’nde mebus olmuş olan doktor Bay Mustafa Şevket’tir.” (6) Mustafa Kemal bu daveti kabul eder ve Bingazi’ye uğrar. Arkadaşının buraya çağırmasının sebebi, Bingazi halkı da değişikliklere karşı kapalıdır ve şehirdeki tüm yetki Şeyh Mansur’un elindedir. Mustafa Kemal, din görevlilerinin toplum üzerinde politik ve sosyal güçlerinin farkındaydı zaten Trablusgarp’te önemli din görevlilerini cephesine katarak, bu gücün meyvelerini toplamıştı. Şeyh’e karşı dikkatli olmalıydı, öncelikle Bingazi’deki ordu içindeki birtakım sorunları çözerek, orduya hâkim olur. Sonra Şeyhin yetkisine son verilir. Mustafa Kemal ilerleyen günlerde halkla temas kurar, toplantılar gerçekleştirerek Trablusgarp’ta kendini başarıyı götüren stratejiyi tekrar uygular, sonuçta: “ …Osmanlı parlamentosunda bundan sonra temsil edilen Bingazililerin İttihat Terakki Cemiyeti üyeleri olur.” (7) Böylece Mustafa Kemal, sürgün olarak geldiği Trablusgarp ve Bingazi’de görevini başarıyla tamamlarken hem ileride gerçekleştireceği devriminin dinamiğini oluşturacak olan halk üzerindeki etkisini hem de devrimi gerçekleştirecek tek gücün halk olduğu gerçeğini test etmiştir. KAYNAKLAR Afet İnan, “Atatürk’ü dinledim: Trablusgarp’ta Hürriyete Karşı İsyan”, Belleten, Cilt:8, Sayı.31
1908 yılında Trablusgarp Valisi Recep Paşa, Harbiye Nazırlığı görevini üstlenmek için İstanbul’a dönmesi üzerine bölgede çıkan karışıklık, bölgede hürriyete karşı bir isyan meydana getirmiştir. İsyancılar tüm hürriyet taraftarlarını bölgeden uzaklaştırmak isterler, zaman içinde önemli kısmını da bölgeden uzaklaştırmayı başarırlar.TÜRK DEVRİMİNİN ÖZÜ HALKÇILIK
DEVRİM ATEŞİNİN TRABLUSGARPTA YANMASI
HALKIN RUH ve VİCDANLARINA NÜFUZ ETME YETENEĞİ
MUSTAFA KEMAL BİNGAZİ'DE
Afet İnan, a.g.m.
Afet İnan, a.g.m.
Rachel Simon, “Reformlara Başlangıç: Mustafa Kemal Libya’da”, Yay. Haz. Jacop M. Landau, Sarmal Yayınevi, İstanbul, Temmuz 1999, s.47
Rachel Simon, Mustafa Kemal’in Libya’ya İlk Ziyareti, Belleten, Cilt:44, sayı: 173
Afet İnan, a.g.m.
Rachel Simon, a.g.e. s: 44
Kemal Tek
GERCEKEDEBİYAT.COM
YORUMLAR