Güldürmeyen komedi: 'Bayi Toplantısı'
İsmail Dümbüllü’den Feridun Karakaya’ya, Sadri Alışık’tan Kemal Sunal’a, Öztürk Serengil’den Cem Yılmaz’a açılan yelpazede güçlü bir gelenek oluşturan Türk komedi sinemasının, sosyo-ekonomik saptamalardan kaçınıldığı ve suya sabuna dokunulmadığı takdirde ne kadar dayanılmaz olabileceğinin son örneklerinden biri “Bayi Toplantısı”. Popüler birkaç oyuncunun varlığı ve bol reklam sayesinde ilk üç günde 350 bin seyirciyle gayet iyi bir gişe başlangıcı yapan film, “komedi” iddiasına rağmen öyle zayıf, öyle kuru, öyle yetersiz ki inanın “Recep İvedik” serisinin herhangi bir halkası bile “Bayi Toplantısı”nın yanında “Yurttaş Kane” gibi yükselir. Erzurum, Gaziantep ve Konya’dan üç beyaz eşya bayisinin şirket toplantısı için İstanbul’a gitmeleri ve otelde aynı odada kalmaları üzerine kurulu bir öykü anlatmaya çalışan “Bayi Toplantısı”, abarttığımı düşünmeyin, tek bir anında bile seyirciye (güldürmeyi bırakın) tebessüm bile ettiremiyor, saçma sapan, darmadağın bir senaryonun kurbanı olup döküldükçe dökülüyor. ÜÇ TAŞRALI OTELDE Başlangıç noktası Erzurum, Gaziantep, Konya olunca, Anadolu’ya üstten ve küçümseyici bakışlar atan neo-liberal solculuğun 1990’lardan başlayarak mizah adı altında “yurdum insanı” esprileriyle geliştirdiği çizginin yeni bir örneğiyle karşılaşacağımızı düşünmüştüm filmle ilgili birkaç tanıtım yazısı okuyunca. Fakat heyhat, o bile yoktu... Sabah’ın sinema yazarı, mizah duygusu hayli gelişmiş sevgili dostum Olkan Özyurt’un “Eğlenceli, nitelikli bir komedinin peşine düşen ve şakalarıyla yeni nesli yakalamaya çalışan bir suç komedisi...” satırlarının karşılığı da hiç yoktu. Neyse ki filmin örneğin “Köyden İndim Şehire”nin 2020 versiyonu olmak, diyelim ki Konya’ya taşra muamelesi çekerek taşralıların İstanbul maceralarını anlatmak gibi bir derdi tasası ise iyi ki yoktu çünkü zaten İstanbul’un kendisi taşra olmuş vaziyette. Yetenekleri hakkında fazla bilgim bulunmamakla birlikte bir televizyon figürü olduğunu bildiğim İbrahim Büyükak’ın yazdığı senaryo ve başrol oyunculuğu o kadar alt seviyede ki yönetmen Bedran Güzel’in filmi daha da berbat kılmak için fazla bir şey yapmasına gerek kalmamış. Üç taşralının İstanbul’la imtihan serüveni olacakmış gibi başlayıp, bir otelde akıl almaz biçimde dahil oldukları soygun girişimi dolayısıyla atıldıkları tuhaf olaylara dümen kıran film, üstüne üstlük aşk ve dostluk gibi kavramlara da el atmaya yelteniyor ve çuvalladıkça çuvallıyor. TIKIŞ TIKIŞ SENARYO Nuri Bilge Ceylan’ın keşfi olarak, sinema kariyerine “Ahlat Ağacı” gibi bir başyapıtla başlayıp çok yetenekli bir oyuncu olduğunu kanıtlayan Doğu Demirkol’un ve Büşra Pekin, Rıza Akın gibi iyi oyuncuların profesyonellik adına da olsa bu filmde ne aradıklarını düşünmeden geçemediğimiz “Bayi Toplantısı”, toparlamak gerekirse yılın en kötü filmlerinden biri olmaya aday bir BKM yapımı kısacası. (Tunca Aslan'ın Aydınlık gazetesindeki yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz)
YORUMLAR