i. (Ar. dereke) (Maddeten ve mânen) Aşağı derece, aşağı seviye.

Dârülbedâyi günden güne daha aşağılara inerek ismiyle taban tabana zıt bir derekeye düşmüş oldu (Hâlit Z. Uşaklıgil).

İstanbul halkı hissen milletine pek bağlı, lâkin fikren bu derekededir (Yahyâ Kemal).

Şu Şevket Bey ne derekelere düşmüş (Yâkup K. Karaosmanoğlu). 

Dereke-i emvac: İki dalga arasındaki çukur.

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)