Cioran'dan 'insana, insanlığa lanet' kitabı

Başkaları zamana düşer; bense zamandan düştüm. Zamanın üzerinde yükselen ebediyetin yerini, onun aşağısında kalan öteki ebediyet alır; o kısır mıntıkada artık ancak tek bir arzu duyulur: Tekrar zamanla bütünleşmek, her ne pahasına olursa olsun ona yükselmek, yerleşilen bir yuva yanılsaması için ondan bir parseli sahiplenmek. Ama zaman kapalıdır, ama zaman erişilmezdir: Bu negatif ebediyet, bu kötü ebediyet de zamana nüfuz etmenin imkânsızlığından ibarettir zaten.

news-details
Kitap

 

Cioran insana, insanlığa, insan oluşa lanetler yağdırmaya devam ediyor. En başa dönüyor, çünkü ona göre hata en başa ait: İnsan yanlış ağacın, hayat ağacı yerine bilgi ağacının meyvesini yedi. Ebediyetten zamana düşüş, yani Tarih’i başlatan adım böyle atıldı. Kökleri çok eskiye uzanan bir felsefi geleneğin parçası olan Cioran, insanın varoluşunu küçümseyerek tüm “başarıları”na, “ilerleme”ye de eleştirel yaklaşıyor. Uygarlık eleştirisine girişiyor, ama amacı uygarlığın veya modernliğin foyasını meydana çıkarmaktan ibaret değil; asıl derdi insanın yanlışlığı. Başka türlü düşünme olanağını anımsamamız için duruyor Cioran yanı başımızda, belki de karşımızda. (Tanıtım metni)

Zamana Düşüş / E. M. Cioran / Çeviren: Haldun Bayrı / Metis Yayınları / 152 s.

Sosyal Medyada Paylaş

author

İlke Yıldız

gercekedebiyat.com yazarı, Maden mühendisliği okuyor. Edebiyatı seviyor.

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..