Prof. Dr. Osman Karatay, 'Zeki Velidi Togan neden en büyük tarihçimiz?' başlığıyla video yorum yayınladı. Videosunda her okuyuşunda Zeki Velidi Togan'ın yapıtlarından yeni şeyler öğrendiğini belirten Karatay, Togan'ın her şart altında, en zort şartlarda bile bilim adamlığı özelliğini koruduğunu ve bir bilim adamı olarak yaşadığını vurguluyor.

Zeki Velidi Togan neden en büyük tarihçimiz?

13 dakikalık yorumu buradan dinleyebilirsiniz:

 

ZEKİ VELİDİ TOGAN KİMDİR?
(1890-1970)

Çok erken yaşlarda Arapça, Farsça ve Rusça gibi dilleri öğrenmiş olan Zeki Velidi Togan, bu dilleri iyi kullanarak ilme ve Türklük adına büyük ve ölümsüz eserlere imza atmıştır. Henüz 22 yaşında iken “Türk ve Tatar Tarihi” adlı çok önemli eseri neşretmiş ve genç yaşta kendinden söz ettirmiştir.

Bartold ve Vambery gibi âlimler bu kitap hakkında çok güzel sözler söylemişlerdir.

Kitabı basıldıktan sonra Zeki Velidi, Kazan Üniversitesi Arkeoloji, Tarih ve Etnografya Cemiyeti’nin üyeliğine seçilmiştir.

Zeki Velidi ilk çalışması olan “Türk Kavimlerinde Dört Mısralı Şarkılar”ı yayınladığında henüz 20 yaşındaydı.

Bir din adamının oğlu olarak 10 Aralık 1890’da Rusya’da, Başkurt Özerk Cumhuriyetinin Sterlitamak’a bağlı Küzen köyünde dünyaya geldi. Babası, Gaspıralı İsmail Bey’in hayranlarından olup medrese sahibidir. Babası ve dayısından ilköğrenimini alan Zeki Velidi, gizlice köyünden ayrılarak Kazan’da eğitim aldı. Bu karar özellikle babası gibi din adamı olmamak düşüncesindedir.

Rusçayı Kazan’da öğrendi ve Rus ilim adamları ile irtibatları başladı. Kasımiye medresesinde eğitimini tamamladı ve Rus bilim adamları tarafından Türkistan’a gönderildi. Arapçayı babasından ve Farsçayı annesinden öğrenen Zeki Velidi Ufa’da Osmaniye Medresesi’nde Türk tarihi muallimi oldu.
1916 yılında Rus Meclisi’ndeki Müslüman vekillere yardım için kurulan heyetin içinde yer alarak St. Petersburg ve Moskova’ya gitti. Siyasi çalışmaları böylelikle başlamışken Türk tarihine var olan merakından dolayı araştırmalarını devam ettiriyordu. Gittiği yerlerde Rus ilim adamları ile temaslar kurmayı da ihmal etmiyordu.

Bolşevik devrimi 1917 yılında gerçekleşince halkı için mücadele etmeye devam etti Zeki Velidi. Rusya içinde muhtariyet için çalışmalar gerçekleştirdi.

Başkurt Muhtar Devleti’ni ilan etti ama Ekim devrimiyle Bolşevik olarak devrime katıldı.  

On beş ay sonra Türkistan’a geçerek Basmacı Hareketi’nde buldu kendini. Buhara’da Enver Paşa’yla görüştü ve istişareler etti.

Buradaki başarısızlıktan sonra Hindistan üzerinden Avrupa’ya gitti (1923).

1925 yılında Türkiye’ye davet edildi ve Ankara’da Maarif Vekaleti’nde görev aldı ve daha sonra İstanbul Üniversitesi’nde Türk tarih muallimi olarak göreve başladı. Türkiye’ye davetinde Dr. Rıza Nur, Hamdullah Suphi ve Yusuf Akçura’nın girişimleri etkili oldu.

Zeki Velidi Başkurdistan’ı Türkistan ve Kazakistan ile birleştirme fikrini her zaman içinde yaşattı. Bunu Lenin ile bile görüşmüştü. Türkistan’a geçtiğinde Ceditler fırkası, Erk fırkası ve Alaş-Orda yapısını bir araya getirerek “Türkistan Milli Birliği”ni kurmuştur.

Büyük bilgin Zeki Velidi her zaman bilimden yana tavır almıştır.

I. Türk Tarihi Kongresi’nde Reşit Galip tarafından sunulan Türkler´in Orta Asya’dan kuraklık neticesinde göç ettikleri tebliğine karşı çıkmış ve aleyhinde kamuoyu oluşmuştur. Atatürk onun aleyhinde kışkırtılmıştır. Aleyhinde gelişen olaylar onu Türkiye’den ayrılmaya karar verdirmiştir.

İstanbul Üniversitesi’nden istifa ederek (1932) Viyana’ya gitti. Viyana Üniversitesi’nde  doktorasını tamamlamış olup doktora çalışması 1939 yılında yayımlanan İbn Fadlan’ın seyahatnamesi ve tahlilidir. Almanya Üniversitelerinde de çalışan Zeki Velidi 1939’da tekrar İstanbul Üniversitesine döner ve “Umumi Türk Tarihi Kürsüsü”nü kurar. 1944 yılında önde gelen Türk millyetçileri ile Irkçılık – Turancılık davasından yargılanır.

Nihal Atsız Zeki Velidi’nin ilk hocalığı döneminde öğrencisiydi. Zeki Velidi on beş ay tutuklu bulunur, Ekim 1945’te tahliye edilir ve ancak 1948’de bütün suçlamalardan beraat edebilir. Togan ancak beraattan sonra tekrar Üniversiteye dönebildi. Bilimsel çalışmaları son sürat devam etti ve 26 Temmuz 1970 tarihinde vefat etti.

Zeki Velidi Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Zeki Velidi’nin bazı eserleri İngilizce ve Rusça olarak basılmıştır. St. Petersburg Devlet Üniversitesi’nin iç bahçesinde Togan’ın heykeli de vardır.

Zeki Velidi Togan’ın ilim adamlığı her zaman göze çarpmıştır. Kendisine Amerika, İngiltere, Almanya, Hindistan, Pakistan ve galiba Japonya’dan kürsü teklif edilmişti ki bu mazhariyete eren başka hiçbir Türk profesörü yoktur.

Türk tarihini bir bütün olarak kabul etmesi Zeki Velidi’yi Türkiye’deki bazı tarih anlayışlarından ayırmaktadır. Bu yönüyle Prof. Mehmet Fuat Köprülü ile aynı çizgidedir. O Türkiye’de modern tarihçiliğin kurucularındandır ve Rusya’daki Türklerin hürriyet için mücadele eden önderlerdendir, liderdir ve devlet adamıdır. ‘Umumi Türk Tarihine Giriş’ eserinde Türk tarihinin bir bütün olduğunu ele almıştır.

Togan, Cengiz Han ve Timur Han’ın Türk tarihindeki yerlerini anlatmıştır. Büyük Türk Timur hakkında ortaya koyduğu ilmi kaynaklarla, Ankara Savaşı’nda Osmanlı Devlet’ni mağlup ettiği için düşman olarak görülen Timur hakkında düşünceleri olumlu olarak değiştirmiştir. Timur Beg ile ilgili nesnellikten uzak, gayr-ı sahih ve marazi algıyı yıkan tarihçi, Zeki Velidi Togan’dır. Ona göre; Türkleri medeni hayata alıştıran Timur Beg’dir.

Manchester Üniversitesi tarafından bir onur doktorası (1967) ile de onurlandırılan Zeki Velidi, Fergana ve Buhara’da yapmış olduğu çalışmalarda Türk edebiyatının en önemli kaynaklarından biri olan Kaşgarlı Mahmud’un Kutadgu Bilig adlı eserinin bir yazmasını bulmuştur. Zeki Velidi’nin bazı önemli eserleri:

“Türk Kavimlerinde Dört Mısralı Şarkılar, Türk ve Tatar Tarihi, Bugünkü Türkili (Türkistan) ve Yakın Tarihi, Türkistan Tarihi, Umumi Türk Tarihine Giriş, Tarihte Usul, Hatıralar, Oğuz Destanı.”

Türk tarihini Türk insanına anlatmak isteyen Zeki Velidi ‘Bugünkü Türkili (Türkistan) ve Yakın Tarihi’ adlı önemli eserin niçin yazıldığını şu sözlerle dile getirir: “Hazar Denizi ötesindeki Doğu Türkleri´nin yakın mazilerini aydınlatmak, tarihteki mevkilerini belirlemek ve Rusya ile Çin tarafından nasıl bölüşülüp müstemleke haline getirildiklerini açıklığa kavuşturmaktır.” 

Zeki Velidi Togan Türkiye’de Türk milliyetçileri üzerinde manevi bir konuma sahiptir. Şüphesiz Türk tarihinde var olan otoritesi bunun başlıca sebebidir. Milliyetçi yayınlarda yazıları yayımlanmıştır. Bu yazılar Türkiye siyasetinden uzak ve hep ilmi açıdan ele alınmıştır. Togan’ın millyetçilik anlayışında ırk üstünlüğü yoktur, antropolojik ırkçılık reddedilmektedir. Ona göre Türk dilinde konuşan, hatta bazen dilini unuttuğu halde milli şuurunu muhafaza eden herkes Türktür. Türk milliyetçiliği hiçbir emperyalizm davasına kapılmamalıdır. Türk milliyetçiliğinin mahalli yorumlarına karşıdır, umumi Türklük fikrini savunmaktadır. (Murat Gedik yenidusunce.com.tr)

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)