11 Ekim 2020 gecesi oynanan Rusya-Türkiye maçının ilk yarısında Rus Milli Takımı'nın fizik güce dayalı temaslı oyunu Milliler'i adeta dağıttı. İlk yarı Rusların tempolu oyununa karşılık veremedik, topu tutamadık, hücum edemedik. Ruslar koştu, millerimiz adeta eskortluk yaptı.

İlk yarıdaki o kötü futboldan ders çıkaran ay-yıldızlı ekibimiz, 62’de Kenan Karaman’la skoru eşitledi. Ancak Merih Demiral’ın asistini de unutmayalım. Bu kez Cengiz Ünder 65’deki bazukasında kaleci güçlükle topu üstten kornere tokatladı. Oyunu tek kaleye çevirdiğimiz sırada, 75’de Rusya’nın net gol pozisyonu geldi, ancak Mert geçit vermedi, bravo....  

78’de Cengiz Ünder, klasına yakışır nefis vurdu, önce kaleci dokundu, top üst direğe çarptı, kornere çıktı. İlk yarıyı unutalım (!), ya ikinci yarı? Pes etmedik, yüklendik, ürettik, iki topumuz direkten döndü, iyi de oynadık. ‘28 yıldır yenemediğimiz Rusya’yı elimizden kaçırdık’ dersek abartmış olmayız.  Peki, ilk yarıda neredeydiniz güzel adamlar?

Merih Demiral muhteşem bir maç çıkardı. Savunmada Dzyuba'nın geçemediği tek isim olan Merih Demiral, hücumda da golün asistini yaptı.

Spor yazarlarına göre maçın starı Merih'in özellikle ikinci yarıdaki kritik savunma hamleleri ve golümüzdeki katkısı bizim açımızdan tam anlamıyla hayati bir "performans"tı.

Cengiz Ünder Rusyanın kabusu oldu

Ancak ikinci yarıda oyuna girip oyunun gidişatını değiştiren tek oyuncumuz vardı.  Cengiz Ünder’le birlikte saha içi düzen, haliyle de maçın rengi değişti. Yoksa mesele, yetenekli/daha az yetenekli oyuncu değişiminde değildi. Böylece oyun ikili mücadele çekişmesinden çıktı ve Türkiye enine genişlettiği oyunda akışkanlığı sağlayıp golü de buldu. Öyle şeyler yaptık ki, Rusya biri hariç tüm ön oyuncularını değiştirmek zorunda kaldı. Spor yazarı Cem Dizdar'ın değerlendirmesiyle,  futbol bir saha içi mühendisliği oyunu; yoksa bize ezberletilmeye çalışıldığı gibi motivasyon/konsantrasyon oyunu değil. Bunlar sadece yardımcı parametrelerdir.

Maç sonu Rusya Milli Takımı çalıştırıcısı Stanislav Çerçesov'un "Türkler bireysel olarak güçlüydü ama şimdi takım olarak da güçlüler" değerlendirmesi maçı özetliyordu.

Türk Milli Takımı, bizim gibi masa başı çalışmaya gömülü, her dakika ruhsal ve düşünsel çatışmalar içinde yaşamaya mahkum yazar ve şairler için epey heyecan verici olmaya başlayacağı açık.

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)