Cemal Süreya'nın Bilecik'te ortaokuldayken yaptığı koşu fotoğrafını şair Sunay Akın şöyle tanıtmıştı:

"Bilecik’te bir 19 Mayıs koşusu. Koşulan mesafe 100 metre. Soldaki orta okul öğrencisi ipi göğüslüyor. Birincilik kürsüsünde kendisine madalya değil, armağan olarak dolmakalem veriliyor. Çocuğun adı Cemalettin Seber’dir ama siz onu 'Cemal Süreya' olarak tanırsınız."

CEMAL SÜREYA SÜRGÜN MÜYDÜ?

Bilindiği gibi Cemal Süreya'nın ailesi 1938 Dersim İsyanı sırasında Batı illerine sürgün edilen vatandaşlarımızın arasında aynı trenle Bilecik'e gelirler. Bilecikte baklavalarla karşılaşan sürgünler eziyet çekmez. Ancak Cemal Süreya'nın çektiği eziyet annesinikaybedip babasının başka kadınla evlenmesinden onra olur. Üvey annesi Esma büyükannesiyle Cemalettin Seber'ı evden kovar yan binada kirada otururlar. Onlara gönderdiği akşam yemeklerine de tırnaklarını katar.

Cemal Süreya "resmi" sürgünlerden değildir.

Muzaffer İlan Erdost'un bana anlattığına göre (ki ona da Cemal Süreya anlatmıştır) Cemal Süreya'nın babası Erzincan'da manifaturacı dükkanı işletmektedir. Cemal Süreya'nın büyük amcasının  Erzincan mülki amirleriyle husumetli olması nedeniyle onun için de   isyancılarla sürgüne gönderilme kararı alınmıştır. Cemal Süreya'nın babası, olaylardan sonra kendisinin de rahtsız edileceği düşüncesiyle ailesiyle birlikte sürgün trenine biner. Çünkü manifaturacı dükkanı siyasi gelişmelerle ilgili dedikoduların sohbetlerin yapıldığı yerdir. Bu anlamda tehlikelidir.

Ahmet Yıldız
Gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)