Aziz Nesin, çok gezen ve gezi kitabı da yazmış biri olduğu halde, "...gezi yazınının modası geçmiş olduğu"nu düşünüyordu: Otomobil ve özellikle uçaklar, uzakları yakın etmişti. Öte yandan, "Oturduğunuz yerden, TV camında dünyanın hiç bilmediğiniz yerlerini, hiç bilmediğiniz kentlerin tanımadığınız insanlarına dek, her şeyi seyredebiliyor"duk. En hızlı taşıt aracı atla gezilen yerlere ilişkin kitapları kim okurdu? 
Aziz Nesin' in bu görüşünü, yaşlılığında okuduğu Orhan Kural' ın bir gezi kitabı değiştirmişti. "Çünkü anladım ki gezi yazını, salt turistik rehberlik değildir."
Prof. Orhan Kural kitaplarında, "turist rehberliği  ötesinde, çok canlı bir biçemle insan ilişkileri de işlenmiş"ti. Kendi gezip gördüğü ülkeleri ve halklarını bile onun "kaleminden okurken hem çok şey öğrendim, hem de coşkulandım." (1)
Başta Evliya Çelebi Seyahatnamesi olmak üzere, epey gezi kitabı okumuş, "Evliya Çelebi'nin İzinde Şehirlerimiz" adlı bir gezi kitabı da yazmıştım.
Aziz Nesin'in  bu kitabını okuduktan sonra, semtimizdeki sahafımızdan, Orhan Kural'ın iki kitabını aldım ve ikisini de, keyif ve istifadeyle okudum.
Bu konuda bir fikir vermek için, Orhan Kural'ın 1990'ların başlarındaki Romanya gezisini anlatan yazısını özet halinde ilginize sunuyorum.
Romanya, "eski Sovyet Bloku"na dahil olmakla birlikte, "Avrupa ülkeleri ile" ilişkilerini sürdürüp geliştirdiğinden, Doğu blokunun "en modern, en Avrupalı, en özgür ülkesi olarak" tanınıyordu.
Turistler, "sınırlı bir güzergahı izlemek zorunda olsalar da... çevre sağlığına çok önem verildiğini görüyordu. Eğitime de çok önem veriliyor, liseyi bitiren bir genç en az iki yabancı dil öğrenmiş oluyordu."
Kural'ın İtalyanca hocası Mefkure Tamer, Romanya'da "uzun yıllar Türk azınlığının temsilcisi sıfatıyla bu ülkede milletvekilliği" yapan babasından, Cumhurbaşkanı Çavuşesku hakkında şunları anlatmış:
"Bay Çavuşesku, aslında adi hırsızlık suçundan hapse düşen bir köylü imiş. Ancak, hücre arkadaşı politik bir tutukluymuş. Yıllarca aynı hücreyi paylaştıktan sonra, yeni rejimle birlikte hızla yükselerek sonunda devlet başkanı olan arkadaşı, vicdan borcu olarak Çavuşesku'yu da devlet başkanı yardımcısı" yapmıştı. Devlet başkanı aniden ölünce de, "okuma yazma bile bilmeyen haris bir çiftin başkanlık devri" başlamıştı."Suyun formülünü (H2o) yazmayı bile bilmeyecek kadar bilgisiz karısı Elena'nın, kimya profesörü olarak kaleme aldığı (yani aldırdığı) kitaplar ve hatta bu kitapların Türkçeye tercüme edilerek kendisine (O. Kural'a-ET) hediye hediye" edilmişti. ... "Ve Çavuşesku çiftinin fakirhanesi! Burayı gördüğümde kendimi rüyada sandığım, 265 bin metre kare (265 dekar) alanda inşa edilmiş bu sarayın yapımı için 50 bin ev yıkılmış. Binada 3 bin kapı varmış. Yedi yüz mimar ve 30 bin işçi  çalışmış, bu inşaatta. Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen bir lüks. Ama Çavuşesku, burada yaşayamadan devrim olmuş. Kısacası, burada yaşamak, kendisine hiç kısmet olmamış. Pentagon' dan sonra, dünyanın ikinci büyük binası olan bu saray, bugün Parlamento Binası ve Uluslararası Kongre Merkezi olarak kullanılıyor.Yeri Bükreş'te. Karşınıza dev gövdesi ile çıkıyor bu saray. Önünde de, koca bir meydan var. 
"Çavuşesku'yu  destekleyen gösterilerin ve törenlerin yapıldığı o muhteşem alan, gene Çavuşesku' yu protesto eden yüzbinlerin tek bir ağızdan haykırdığı yer olmuş. Sonuçta doğal olarak halkın ayaklanması, darbe ve hepinizin bildiği gibi, Çavuşesku' nun acı sonu. Yıl 1989..."
Çavuşesku döneminde "Romanya' da en yaygın meslek ispiyonculukmuş. Öğrencilerin bile, neredeyse hepsi, bu mesleği icra ediyorlarmış. Ve her türlü rüşvet, iliklerine kadar işlemiş Romenlerin..."
Romanya'nın yüzölçümü 237 bin kilometre kare, nüfusu da 22 milyondur.
"Romanya'da, Türk işadamlarının küçük veya büyük yatırımları, her geçen gün artıyor. Bükreş'te, çok sayıda Türk fırını bulunuyor. 1 500 kadar Türk şirketi de, değişik alanlarda faaliyet gösteriyor..." (2)
Parçada, Romanya hakkında başka ilginç bilgiler de var. Beni, 1960-1990 devresi Doğu Avrupasının populist Cumhurbaşkanı Çavuşeskunun hikayesi çekti. Son 50 yılda, Saddam' dan Kaddafi' ye kadar uzanan benzer otokratların hikayelerini okuyup dinlediğimizden olacak...
1. Okuma Güncesi, Aziz Nesin, 2000, İstanbul
2. Büyük Dünyada Küçük Adımlar, Orhan Kural, ilk baskı 1993, 6 .baskı 2006, İst. 
Ertuğrul Taylan
Gerçekedebiyat.com 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)