Bülbülü Öldürmek Günahtır Saksağanı Öldürebilirsin / Halit Payza
Nelle Harper Lee, 28 Nisan 1926’da Alabama / Monroeville’de doğdu. Ailenin beş çocuğu içinde en küçüğüydü. Aile ona babaannesi Ellen’ın adının tersten okunuşu olan Nelle adını vermeyi uygun buldu. Annesi ev kadını, babası AC Lee, gazete editörü ve sahibiydi, 1926/1938 yılları arasında Alabama Eyalet Meclis üyeliği yaptı, ardından serbest avukat olarak çalıştı.
Harper Lee, Huntington Koleji ve Alabama Oxford Üniversitesinde eğitimini tamamladı, Eastern Air Lines havayolu şirketinde işe başladı. Bir yandan da öyküler yazıyordu. Onu büyük yazarlar arasına taşıyan romanı Bülbülü Öldürmek’tir.
Harper Lee, Bülbülü Öldürmek romanını 1960’da yazdı, yazarın ilk ve son romanıdır. Lee, başka roman yayımlamadı. Harper Lee, Bülbülü Öldürmek ile Amerikan yazını içerisinde önemli bir yer edindi, ona büyük başarı ve ödül getirdi; kitap yayımlandıktan hemen sonra çoksatarlar arasına girdi, satış rekorları kırdı, 1961 Pulitzer Ödülünü aldı, 5 Kasım 2007 tarihinde, George W. Bush Başkanlık Özgürlük Madalyası’nı Amerikan Yazını’na yaptığı katkıları gözeterek Harper Lee’ye sundu. Kitap 1962’de sinemaya uyarlandı ve film üç dalda birden Oscar Ödülü aldı.
Harper Lee, Bülbülü Öldürmek romanını Scout adlı kız çocuğunun gözünden anlatır. Scout biraz da yazarın kendisidir, yazarın otobiyografisi ile roman karşılaştıracak olursa, Scout’un Harper Lee ile benzeşik olduğu görülecektir. Romandaki Scout’un babası Atticus Finch de avukattır ve ırkçılığın yoğun bir biçimde yaşandığı Alabama’da avukatlık yapan AC Lee de zenci bir adamın beyaz bir kadının ırzına geçmekle suçlandığı bir davanın savunmanlığını üstlenmiştir.
SCOTTSBORO DAVASI
Nelle Harper Lee, ‘zenci düşmanlığı’ olarak kendini gösteren ırkçılık olgulusu ile yakından ilgilenir. Harper Lee hakkında biyografi yazan Charles J. Shields, Lee’lerin Bülbülü Öldürmek'e de konu olan zenci bir adamın beyaz bir kadının ırzına geçmekle suçlandığı dava gibi, 1931’de Alabama’da görülmekte olan Scottsboro Davası’ndan söz eder. Eyalet Mahkemesi’nde açılan davada, romandaki gibi zenci bir erkeğin beyaz bir kadına tecavüz ettiği iddia edilmektedir. Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada, AC Lee’nin müvekkilleri olan zenci baba ve oğlun idamına karar verilir. Harper Lee, bu davayı Bülbülü Öldürmek'e taşır, Scottsboro Davası Harper Lee’nin romanının kaynağı olacaktır. Harper Lee, Bülbülü Öldürmek’ten sonra iki ayrı romana başladıysa da yazmaktan vazgeçer ve yarım bırakır.
Her ne kadar kabul etmese de Bülbülü Öldürmek’te, Scout’un sevdiği izci arkadaşı Dill, Truman Capote’dir, ona öykünerek yaratılmıştır. Lee’nin Truman Capote ile çok iyi arkadaş oldukları bilinir. Lee, Capote’nin bizde Soğukkanlılıkla adıyla yayımlanan romanının yazılması sırasında yaptığı araştırmada onun yanında yer alır. Benzeri gerekçelerle Bülbülü Öldürmek için otobiyografik bir romandır tanımlamasını yapabiliriz. Truman Capote, Soğukkanlılıkla’da, Lee’nin Bülbülü Öldürmek romanında olduğu gibi gerçeği yazınla buluşturur. Capote, Soğukkanlılıkla’da, Herbert W. Clutter’in karısı ve çocuğu ile Kansas’taki küçük çiftliklerinde huzurlu bir yaşam sürerlerken, bir gece yarısı cezaevinden çıkmış iki genç adamın çiftliğe gelmeleri ve Clutter ailesi bireylerini hiçbir gerekçeleri olmamasına karşın vahşi bir biçimde katledilmelerini anlatır. Capote bu cinayetlerin izini sürer, Clutter ailesinin yakınlarıyla, soruşturmayı yürüten dedektiflerle ve cinayetleri işleyen katillerle görüşür. Yanında ve yakınında Nelle Harper Lee’nin desteğini görür.
"ARTIK BÜLBÜL ÖTMÜYOR GÜL DOLU PENCEREDE"
1966’ya gelindiğinde Bülbülü Öldürmek, Virginia / Richmond’da, Hanover County Okulu Yönetim Kurulu tarafından yerleşik ‘Güneyli Ahlak’ anlayışına uygun görülmediği gerekçesiyle ‘ahlakdışı’ sayılarak okula girmesi yasaklanır. Lee, okul yönetimine yazdığı bir mektupla yasaklamayı kınar ve ‘ahlaksızlık’ suçlamasını sığlık olarak niteler, reddeder.
Sorun, yönetim kurulunun kitabı yasaklamak için gerekçe olarak ileri sürdüğü gibi ‘ahlak’la ilgili değildir, Lee, bunun siyasal nitelikli olduğu kanısındadır, ‘cehalet’ ile değil Marksizm karşıtlığı ile açıklanabilecek nitelikli olduğunu düşünmektedir. Lee’nin romanında kasabadaki ‘zenci karşıtı’ beyazlar, yoksul zencilere karşı önyargılı ve düşmanca davranış içerisindedir. Bir beyazın, siyahı savunması bile yerleşik ‘beyaz ahlak’ anlayışına uymamaktadır. Lee, “Bülbülü Öldürmek’te siyah ırkı aşağılayan, köleleştiren ve meta olarak emek gücü ve tensel olarak sömüren ‘Güney Ahlakı’na, kapitalist emek ve insan sömürüsüne karşı çıkmaktadır.
Harper Lee, ‘Bülbülü Öldürmek’te siyahî adamın savunmasını üstlenen Atticus’a şöyle söyletir; “Beyaz bir adam siyah bir adamı aldattığı zaman, o beyaz adam kim olursa olsun, ne kadar zengin olursa olsun, ne kadar iyi bir aileden gelirse gelsin, beş para etmezin tekidir.” Harper Lee, Atticus aracılığı ile ırk ayrımını yoksayar ve beyaz adamı siyah adamla eşitler.
Richmond Haber editörü James J. Kilpatrick, kitabın yasaklanmasına, tüm kopyalarının yok edilmesine ‘bir daha ahlaki nitelikli roman yazmak hayal olabilir’ gerekçesi ile karşı çıkar.
Harper Lee, romanına ve romanı aracılığıyla kendisine yapılan halksızlığa kırılır, uzun zaman tek satır yazmaması, yazdığı iki romanı da bitirmeden yarım bırakarak, yayımlamaması, hatta kendisine Notre Dame Üniversitesi’nden fahri doktora verilse de konuşmaktan kaçınması buna bağlanabilir. Irkçı ‘Güney Ahlakı’ ya da beyaz adamın kirli ‘Irkçı Ahlakı’, bülbülü öldürmüştür. Bülbülü Öldürmek’te; Bayan Maudie'nin Scout’a söylediği gibi, ‘saksağan’a vurulabilir ama, ‘bülbülü öldürmek günahtır.’ Lee, bu ırkçı ahlaktan kaçar ve New York’ta yaşayan ablasının evine kapanır.
2007’de, Alabama Akademisi üyelerinin kendisini onur ödülü vermek için davet ettiklerinde, törende yaptığı konuşmada Harper Lee, şunları söyleyecektir: “Aptal olmaktansa sessiz olmak daha iyidir!”
Nelle Harper Lee, bu yürekli kadın yaşamının son yıllarını tekerlekli sandalyeye bağlı olarak, kör, sağır ve belleğini her geçen gün biraz daha yitirerek bir bakımevinde yaşamını sürdürüyor.
Bülbül ölmedi ama uçmuyor. Uçmayan ve şakımayan bir bülbül, bülbül değildir! Çünkü ölmeden ölmüştür!
Halit Payza
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR