Bir Madenci Çocuğunun Yazılmamış Mektubu / Azad Karadereli
Soma maden şehitlerinin anısına
Babacığım!
Nicedir gözlerim açılmıyor. Hayır, ben açmıyorum gözlerimi. Zaten bir kez açmıştım, her yeri kara görmüştüm. Kömür karası. Televizyonumuzun ekranı böyle kararmıştı. Defnedilen amcaların alnı da karaymış diyorlar – ne yazık ki ben onları görmedim…
Babacığım!
Bir kömürcüyü diri çıkarmışlardı madenden. Bilir misin ne oldu? O da kapkara kömüre boyanmıştı. Ayakkabıları daha çok. Hemşireye dedi ki ayakkabılarımı çıkarın lütfen, buraları kirletmesin. Ona çok ağladım. Biz o karalığa hasretken işte o kömürcü amca böyle söyledi.
Babacığım!
Şehit dostlarının sayısı 300’ü geçti. Bir şey söylesem bana küser misin? Bu ölü sayısının (pardon, şehit diyecektim) artmasını çok istiyorum. Umudum kesildi artık. Hiç olmazsa senin şehid olduğunu işiteydim. Kapkara cenazene sarılaydım... Yoksa bu sözü ben niçin işitiyorum baba: Kayıp şehit! Bu ne söz ya? Bu sözün hiç rengi yok babacığım.
Babacığım!
Madenden sağ çıkan Ahmet amcam seni gözleriyle görmüş. Baban sağdı en son gördüğümde, dedi bana. Ellerini göğe açıp dua ediyordu. Sen de dua ediyormuşsun. Ama Allah baba senin dualarını niçin işitmedi? Ha, anladım. Oradan gök görünmez ki; her yan kömür karası; duymamıştır!
Dün inadı bırakıp ilk kez gözlerimi açtım. Niçin biliyor musun?
301’inci madencinin cesedini çıkarmışlar ama o kadar karaymış ki tanıyamamış kimse. Ben hemen oraya koştum:
“Sağ elini açın! Sağ elini açın!”
“Niçin?” diye sordular amcalar.
“Babam her iş dönüşünde sağ avucunda karamel şeker olurdu; bana getirirdi!...” dedim.
Açtılar yumulu eli zorla baba. Avcunda kara bir şey görünce umutlandım. Değilmiş. Son dakikada yazdığı bir mektupmuş. Kahroldum; umudum tükendi. Çaresiz sensiz eve döndüm.
Kaç gündür gözüm kapalı babacığım. Çok ısrar ediyorlar, bu çocuk aklını kaçırmış diyorlar ama sımsıkı kapalı tutuyorum gözümü. İstiyorum ki sizin gibi nefesimi de tutayım, hiç nefes almayayım; ama onu başaramadım...
Gel baba. Şehit de olsan gel. Yoksa bana uydurulan bu sözü ben taşıyamam baba:
“Kayıp şehidin oğlu!”
Ağır sözdür bu babacığım...
Bugün beşinci gün. Sen yine kayıpsın. Beş gündür yalnızca bu düşüncelerimi yazmak için biraz gözümü açtım. Ama yazamadım. Çünkü senin mezarın bile yok. Yazsam bile bu mektubu nereye koyacağım ki?
Gel babam! Gel! Diri ya da ölü olsan da gel!...
Bak eğer gelmezsen gözlerimi hiç açmayacağım!
Azad Karadereli
(kulis.az)
YORUMLAR