Behçet Necatigil bu günleri sezmişti!
Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz: Hepsinin gönlünde sen; bir pınar bulmak gibi.
Aralarında ecelerin ecesi Elisabeth’in de bulunduğu 12 soyguncu aile güzelim mavi gezegeni hallaç pamuğu gibi attırırken uçsuz bucaksız evrende toz kadar yeri olmadığını unutmayan, ve çıldırmak istemeyen biz ölümlüler için tek sığınak sanattır, şiirdir. HALTERCÜMESİ Yılların çarmıhında vücudumu günler, (1940) Şayet aşkın tohumu (1948) Yüzlerce karşınızda (1978) (1979) Bertan Onaran Gerçekedebiyat.com
Bugün de şiirimizin başka bir ustasına, alçakgönüllülüğün, efendiliğin canlı simgesi Behçet Necatigil’e kulak verelim; Yapı Kredi yayınlarının bastığı, Ali Tanyeri ile Hilmi Yavuz’un hazırladıkları Şiirleri’inden seçiyorum okuyacaklarınızı.
Taşa tuttu.
Çivilenip kaldı ufkumda,
Mevsimler var, yağmur bulutu.
Çağırmadılar ki beraber gidelim,
Gittiler birer ikişer.
Hâtıralar bana gelmekte,
Tamamen aldanmışlar.
Bir sır gibi ele verdi beni
Kuyularda kalmışlar.
Ümitlerim, ne var ne yok, bitti;
Nöbete geçti korkular.
Üstüme çevrilen aydınlıklar içinde,
Gece- - beni kurtar!
ŞAYET AŞK
Düşmüşse gönlüne
Suyunu esirgeme,
Aşkın hakkını yeme.
Pişman olursun ömrünce.
Sana gölge verecek dallar
Fışkırır ancak gençlikten,
Büyüt bu fidanı ey genç
Hazır yeşermişken!
Ne demek istediğimi
Ömrünün ortalarında
Ansızın anlarsın
Alkol kana yayılınca.İDAM MANGASI
Anlamak hangi birini
Çıkarın aradan
Gereği düşünüldü
İdam!
Belki suçsuz kurtulurdu
Sırada dosyalar var
Yakınlıklar uzakta
İdam!
Dostluklar, evlilikler, gizli sevdalar
Çok
Seçilir rastgele biri
Çıksın aradan
İdam!
Sonradan pişmanlıksa
Katlanırız vakit yok
Yok olsun birinden biri
İdam!
Yerimde başkası
Olsa unutmak
Benden beter beni
İdam!ATATÜRK’Ü DUYMAK
Ulu rüzgârlar esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.
Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalarda sevginle serpildik,
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.
Silinir sözlüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: usanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene,
Bir ışık-kaynak gibi.
En yakınlar zamanla fersahlarca uzak gibi:
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz.
Daha da yakınsın, daha da sıcak.
Bıraktığın toprak gibi.
Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz:
Hepsinin gönlünde sen; bir pınar bulmak gibi.
Ancak senin havanda sağlıklar, esenlikler;
Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.
Canım güzel soylu Ustacığım, ne büyük talih seninle aynı topraklarda doğup yaşamış olmak!
YORUMLAR