sonsuz gök boşluğunun ötelerinden
karşı kıyılarından okyanusların

şimşekleri çakar yanardöner beden bir kadının
tattıramadığı bütün hazların

kümelenmiş bulutlardan dağların arasına
kurumuş bir nehrin uğultusu dökülür 

uzakta tüm yağmurları kendine çeken bir vadi
eskimez bir sel sesini sürer üstüme

koşarım doyulmaz serinliğinden çıkışsız bir ormanın
mecnun’um dalarım beton çöllere

ve insan sesinden kum fırtınası
silip süpürür gündelik sesimi oralarda 

söz ve eylem oyundadır bağımsız gerilimlerde
geceyi tiklere boğmaktadır tarihin bilinçaltı

çekilirim yatağıma kimliksiz bir yıldızla
yapışır nemli kokusu üstüme perdelere 

ve açar pencereleri bakarım
aşk gibi bir şey yayılmış sabah serinkentlere

 

Raif Özben

(Asyalı Ayyaş, Can y. İst. 2000, s. 61)

GERCEKEDEBİYAT.COM

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)