Beyoğlu kazası merkez nahiyesinin Hüseyinağa mahallesinde Balo sokağı ile Sakızağacı caddesi arasındadır. İstanbul'un ummi evleri bu sokaktadır. İkinci Abdülhamit zamanında burada kendi halinde Rum aileleri otururdu.

Büyük Bayram sokağı ile Tarlabaşı caddesi arasındaki Topraklüle sokağı Abanoz ile bir dört yol ağzı kavşağı yaparak kesişirler; burada da dost tutmuş günahkâr kadınlar oturur. Birinci Cihan harbinde bu sokaktaki evler de umumi evdi. Bunların içinde de 59 numaralı Nikolaidis'in evi pek namlıydı. Çiçekli, güzel bir bahçesi, bahçesinde de bir havuzu vardı. Rivayetlere göre, adını aile namusu dediğimiz mukaddes kıymete hürmet ederek yad etmediğimiz bir harp zengini, haftada birkaç gece bu eve gelir, masallarda olduğu gibi kadınları soyar, havuza altın saçarak onların çılgın bir hırsla suya atılıp çırpınmalarını seyredermiş, bu eğlencelerde piyasanın en meşhur sâzende ve hânendeleri de hazır bulunurlarmış ki o zamanlar, bu sokağın adı Lâle sokağıydı.  

Bugünkü Abanoz sokağı Cumhuriyet ahlâk zabıtasının sıkı kontrolü altındadır; eskiden fuhüş rezaletleri kapılardan sokağa taşardı, zurna ve lâterna sesleri, gazeller, nâralar, günün her saatinde ortalığı inletir; hovarda sarhoşlar pencerelere tırmanır, kadınlar yarı çıplak sokaklara dökülür; geceleri, Beyoğlu ve civarının uçarı kopukları, fenerler ve lâternalarla alay gösterip geçerlerdi. Ev kapılarının müşterilere açılma saati de tahdit edilmemişti; sabaha kadar herhangi bir kapıyı açtırmak için paralı olduğunu hissettirmek kâfiydi.

 

Abanoz sokağının Meşrutiyetten Birinci Cihan Harbine kadar süren ilk zamanlarında, Balo sokağında birkaç bakkal ve kahveci vardı; bunlar, evlerde felâketzede kızlara yüksek faizle para verirler, tefecilik ederlerdi; hepsi çok para yapmış zengin olmuşlardı. Piyasanın düşük kıymetteki sâzendeleri de her sabah erkenden gelip bu kahvehanelerde otururlardı: evlerden herhangi birine yağlıca bir müşteri düşüp davet edilmelerini beklerlerdi.  

On yıl kadar evvel Cumhuriyet Hükümeti, Abanozdaki umumi evleri kapattı ve içindekileri dağıttı, fakat ahlâk zabıtasının ileri sürdüğü ciddi tehlikeler karşısında umumi evlerin yine bu sokakta toplanmasına karar verildi.

Reşat Ekrem Koçu (İstanbul Ansiklopedisi) Gercekedebiyat.com 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)