Henüz doğmamış 5G teknoljisinin 2030 yılında 100 milyar üzeri cihazda kullanılacağı tahmin ediliyor.

Standarda dayalı patent sağlayıcıları, “gerçek” 5G patentli firmaların ilk 10 senede milyarlarca dolarlık hasılatı kolayca sağlayacaklarını iddia ediyorlar. “Standart”,  uyulduğu taktirde mutlak uyumun sağlanacağı teknolojik speklerin belirlendiği dokümanlardır. 5G standardı ise, iletişim ağının farklı unsurlarını kapsayan oldukça karmaşık dokümanlardır.

Bu unsurlar cebinde akıllı telefonu olan kullanıcıların çekirdek ağ altyapı ile arasında bağlantıyı sağlayan radyo erişim altyapısına kadar uzanır. Standardı belirleyen uluslararası yetkiye sahip ITU (International Telecommunication Union) kurumunun radyo haberleşme sektörü, yörüngedeki uydular dahil, tayf tahsisinden sorumlu.

2020 ve ötesi IMT (International Mobile Telecommunication) çerçevesindeki kule ile ev arasındaki sabit kablosuz internet erişimi (eMBB) yanısıra, sürücüsüz araç ve uzaktan operasyon gibi gerçek zamanlı kontrolün sağlandığı “şeylerin interneti”nde (IoT) yüksek güvenirli ve düşük gecikimli iletişim (URLLC) içerinde milyarlaraca cihazı kendi aralarında konuşturacak kitlesel çalışabilen tip iletişim (mMTC) konuları 5G ile ilgili.

Ayrıyeten, ITU’nün yetkilendirdiği ETSI (European Telecommunications Standards Institute) tarafından son 2 yıl zarfında belirlenmiş 500’den fazla spek doğrudan 5G ile ilişkilendirilebilir. Çin Avrupa coğrafyasının dışında kalmasına rağmen ABD, Avustralya Brezilya gibi harici üyelerden biri.

Yurtdışından getirdiğimiz telefonlara marka ve model bilgilerini ihtiva eden meşhur IMEI tahsisçisi GSM (Global System for Mobile Communications) cemiyeti, gelecek nesilin eMBB, URLLC ve mMTC bacaklarında sorumluluğunu sürdürecek. Mevcut standartlardan bağımsız bir teknolojinin geliştirilmesi 5 km mesafeli walky-talky kadar saçma bir yatırım olur. Dolayısı ile milyarlarca dolarlık “Araştırma ve Geliştirme” yapan firmalar, yanlızca bu mevcut standartları dikkate almakla yetinmeyerek, hazırlanmakta olan yeni standartların ön hazırlıklarında bizzat yer alarak yatırımlarının heba olmamasını sağlamak zorundalar.

 Patent standartla kazanılır: Yani; “Zihni Sinir” projeleri patent alamaz!

Farklı imalatçıların ürünleri birileri ile uyum içersinde çalışmak zorunda olduğundan, standardizasyonda rekabetin yanı sıra işbirliği dengesi kurulabilmeli. 5G teknolojisinde hangi ürünlerin piyasaya çıkacağı henüz açıklanmasa dahi, 19 Mart 2019 tarihli ETS patent kayıtları irdelendiğinde, doğrudan veya dolaylı 5G teknolojisi ile ilişkilendirilebilecek Ericsson, Huawei, LG, Nokia, Qualcomm, Samsung gibi firmalar genel toplama %71 oranında dikkati çeker.

LG’nin onaylanmış 1215 patentine karşın Huawei’in 952 patenti var. Onay bekleyen patent sayıları kıyaslandığında toplamda LG 173 ve Huawei 1434 patente sahip. Genel toplamdaki geri kalan %29 dilimde NEC, Verizon, Orange, Mobile TeleSystems, AT&T, Cisco dahil 65 firma daha var.

Patenti alan, lisans talebinde bulunan rakipleri ile pazarlığa oturur. Bu işbirliği pazarlıklarında kullanım şartları lisans bedelinden daha önemlidir. Lisans sözleşmelerinin kapsamlarında patentin kullanım şartlarına bağlı ödemeler de var. Kazandığı patent üzerinden rakibini lisans sözleşmesi ile faydalandıracak taraf, kurulacak işbirliğinde kaybeden taraf olmamak için, kullanım şartlarını titizlikle belirlemek zorunda. Yani bir öküzün mülkiyeti için ayaküstü el sıkışan 2 köy ağasının hızlı pazarlığı kadar kolay bir olay değil.

3'üncü nesilden 4'üncüye geçişte internette hız 500 kat artmıştı. Bu hız artışı HD TV imkanını mobil ortama soktu. 4üncü nesile nazaran 100 kat hızını artıracak 5'inci nesil, şimdilik herkese bilimkurgu hikaye gibi gelen “şeylerin interneti”nin (IoT) önünü açacak.

Günümüz ekosisteminde her türlü buluta bulaşan şeylerin interneti karmaşık yapısıyla her türlü saldırıya karşı özel savunma tedbirleri gerektiriyor ve alınan önlemlere rağmen muayene edildiklerinde bir alay haşerat ele geçiriliyor.

2025 yılında bu şeylerin sayısının 40 milyarı aşması bekleniyor. Vericiler ve alıcılar arası düşük gecikimli iletişim cep telefonlarının kablolu modem veya WiFi gibi kullanılabilmelerini sağlayacak.Kitlesel iletişime geçecek cep telefonlarından tamponlama gecikmelerine ve kesintiye maruz kalınmadan doğrudan 4K video alınabilecek. Bulut tabanlı ortamda hücresel ağ alıcılarına aracısız ulaşım sağlanacak.

Akıllı ağların merkeziyetçiliği bozulacağından ve, 5G furyasına girildiğinde, her birinin tek başına diğerleriyle doğrudan irtibata geçebileceğinden dolayı, ortaya çıkacak tehditlere çarelerin de beraberinde geliştirilmesi ve güvenlik zaafiyetine engel olunması gerekiyor. Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimlerine (ML) dayalı eşzamanlı analizler kullanıcı tecrübelerine istinaden 5G güvenliğinde yer alırlar.

Örneğin kameralara dadanan Miray gibi botlar engellenebilmeli. Siber güvenlikte evolüsyana geçecek ML sayesinde yeni tehditler kendiliğinden tespit edilerek bertaraf edilebilir. Eline 5G geçiren, herkesin kafasını “brake-brake” diye, patlatamamalı.

Evolüsyona uğrayacak ML sayesinde üstesinden gelinebilecek önemli teknik sorunlardan biri; tayf tahsisinin gereksizliği olacak: Boş kanallar kendiliğinden tespit edilerek dinamik tahsis yapılacak. Yani; Savunma bakanlığı sözcülerinin “benim kanalımı işgal ettiler” gibi şikayetçi olmasının anlamı kalmayacak: Askeri birlikler bilinen kripto tekniklerini kullanarak birbirlerine bolca şifreli mesaj göndermeye devam edebilirler ancak, mesaj kesildiği an boş kanal kullanımına geçer ve herhangi bir hantal mesajlaşma başladığında da kıvrak bir şekilde kaçar. CIA ve BND gizli ortaklığıyla kurulmuş olan İsveç yerleşkeli Cripto AG bile açık arka kapı imalatlarına devam edebilir. Şvayklaşmanın anlamı yok: Maksat; bağcıyı dövmek değil, üzümü yemek.

Günümüzde çevreci yaklaşımlarla “yeşillik” olarak görülen sanallaşmalar yoğunlaşmak zorunda kalacak: Yani lüzumsuz yer kaplayan fiziksel sunucularda pek çok sanal sunucu çalışacak hatta, sanalların kurulduğu gerçek, kapasite kullanmaması için, yok edilecek.

Sanalların kapasite kullanımları bile değişkenleştirilebilir: Yani aylak duruma geçen sanal diğer sanallara kendi seçkisiz erişimli bellek gibi kapasitelerini kullandırttırır. Mevcut işletim sistemlerinin sanallaştırılmasında kullanılan VMware yeteneğinin üzerinde bir durum bu. Tabi ki nostaljiden hoşlanan parası olanların fiziksel bir sunucuyu kendi zevki için kullanması mahsur veya engel teşkil etmez.

5G’ye geçişten sonra yaşanacak tuhaf değişimlerden biri; zamanla, günümüz haberleşme tekniklerinden uzaklaşma başlayacağından tüm tayfları 5G kullanacak ve şuanki elimizdekier müzelerde sergilenecek.

Aslında; tüm olanlar 32 bitden 64 bite geçiş kadar basit. Köyünden kovulana “Zır” değil, “ZırZır” deli rütbesi takılsa bile, yalan haberlerle kafası doldurulanlar, günün birinde, ‘bir zamanlar “İsveç köyünde 5G var’dı diye bizi kandırmışlardı” diyecekler. 

Mehmet Demirkaya
Eliktrik-elektronik mühendisi
Gerçek Edebiyat

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)