Dananın kuyruğunun koptuğu noktadan başlamak daha kolay olacak; nesiller boyunca artan titreşim 5inci nesille ortaboy tayfa girilecek. Bu tayf ticari GPS seyrüsefer endüstrisi ve askeri amaçlarla kullanılan haberleşme alanı...

5G nesline siyasi ve ticari itirazlar askeri gerekçelere dayandırılıyor. Konumsal koordinatlamaya bağlı roket ateşlemesi, hareketli hedeflerin kızılötesi takibi gibi taktik manevra kabiliyetlerine engel gösterilerek, acil teyakkuz hallerinde ulusal güvenliğin ve kamu asayişinin tehlikeye gireceğine dair askeri makamlardan gelen itirazlar caydırıcı nitelikte. Müessir ve tesirli tayf kullanımı ile askeri maksatlara tahsis edilmiş bu alanda sivil faaliyetler yürütülebilir. Ancak, güvenlik zafiyeti gerekçesi ile engellemeye kadar varan katı tedbirlerin alınması talimatları, 5G önünde ciddi bir handikap gibi duruyor.

Sivil girişimcilerin tampon aralıklarla melanjsız ortak kullanım çözümlerine teminat talepleri iletilerek çekişme alevlendiriliyor. Bu alanın parsellenebilmesi için “kullanım hakkı” (lisans) mecburiyeti arayışları ve verilecek lisanslara sınırlama ve engellemelerle işin içinden çıkılamaz bir kargaşaya sürükleniliyor.

Şimdiye kadar, Savunma Bakanlığı bu tayfı Ulaştırma Bakanlığı ile müşterek kullanmaktaydı. Bu alana dalmak isteyen sivil girişimciler müstakbel faaliyetlerini “yaprak hışırtısı kadar hafif” gibi kolayca anlaşılabilecek ifadelerle ikna gayretindeler.

5G teknolojisine kısaca göz attıktan sonra, asıl meseleye giriş yapılabilir: İlk nesil (1G) 1981 yılında analog olarak dünyaya geldi. Diğer nesillerin tamamı (2G – 4G) sayısal (dijital) olup titreşimlerindeki artım ortadalga bandına dayandı. Yani müstakbel 5G bu tayfa girmek mecburiyetinde.

Uydu ve yeryüzü haberleşme teknolojilerinin beraber kullanılacağı 5G teknlojisi ile hücresel ağda kapsam alanı genişleyerek daha fazla akıllı cihaza erişim imkanı hasıl olacak. Mesela; 1 km kare alanda 4G ile 100 bine kadar cihaza erişim sağlanabilirken, 5G ile 1 milyona çıkacak. Titreşimin (frekans) hızlı olması daha kısa sürede daha fazla verinin aktarılabilme imkanını sağlar. Mukayeseli olarak izah edebilmek için:

Düşük band 4G kuleleri 600 – 700 MHz titreşim aralığında saniyede 30 – 250 Mb veri taşırlar.

Orta band 5G kuleleri 2,5 – 3,7 GHz titreşim aralığında saniyede 100 – 900 Mb veri taşırlar.

Titreşimi biraz daha artırarak, yüksek band 5G kulelerine bakılırsa; 25 – 39 GHz titreşim aralığında saniyede 1 – 3 Gb veri taşırlar. Titreşimin tersi dalgaboyunu verdiğinden dolayı, milimetre altına geçilerek mutfaklarda kullanılan mikrodalga fırın muadili olduğu tasavvur edilebilir.

Dolayısı ile, 5G neslinin canlıların sağlığını olumsuz etkileyeceğine dair isnatların temeli burada. Konu tıp alanına girmekle beraber, yüksek elektromanyetik titreşim altında çalışanların çocuklarının dişi doğma ihtimalinde artış yönünde genetik etki gözlemlenmiş. Yani gelecek nesillerin kadın nüfusunda artış olacağı tıbbi olarak tartışılabilir ancak, henüz ölüm vakası teşhis edilmedi.

Olayın tıbbi boyutunu ilgili uzmanlara bırakarak asıl meseleye dönersek, titreşimin artması ile dahilde ve hariçte daha derin yayılım olur. Yani; duvar, su gibi yapısal engellerin aşılması kolaylaşır. Mesela su altına dalan bir dalgıç elindeki skuba kamera ile biraz daha derine inerek suüstü sinyalleri yakalayabilir.

ITU (International Telecommunication Union) şimdiki (2020) teknoloji ile teoride tepe değer olarak, saniyede 20 Gb indirme ve 10 Gb bindirme hızını standardize etmiş. 5G ile bu standard değerler aşılacak. Bilgisayarınızda hız testi yaparsanız indirme hızınızın bindirmeden daha yüksek değerde olduğunu görürsünüz.

Artan titreşim ile sunucu (server), dağıtıcı (switch) ve yönlendirici (router) mütekabiliyetleri de artacak. 5G laboratuvar denemelerinde 30 mili saniye kadar olan işleme süreleri, ticari kullanıma geçildiğinde 10 – 20 mili saniye aralığında kalır.

Yüksek veri hızı “yapay zeka” (AI), “nesneler ağı” (IoT), bulut kullanımına dayalı “dağınık hesap” (DC), “abartılı gerçek” (AI) gibi mütekabiliyetleri tashih edecek.

Şoförsüz araç ve kusursuz (tıp dahil) uzaktan operasyon imkanları açılacak. Daha hızlı robotlar ve dronlar imal edilebilecek.

Wi-Fi 6 ve SONRA Wi-Fi 7NESLİ GELİYOR

Tabi ki, bu teknolojik gelişmeler tek başına efsane G5 ile başlamayacak. G5 neslinin yanı sıra, titreşim artımına Wi-Fi 6 ve sonrasında Wi-Fi 7 nesli gelişiyor. IPv6 protokolünün yayılmasısıyla her cihaza has bir “ip” tahsis imkanı olacak. “İp”ini alan her cihaz diğer cihazlarla kablosuz konuşmaya geçecek. Dolayısı ile sistemlerin kablaj maliyetleri azalacak.

G5 dünyasına girildiğinde, birkaç aylık bir mesele olmadığı anlaşılıyor. Yani G3’den G4’e geçiş gibi kolay bir olay değil. Ve, makalenin başında bahsi geçen askeri engel hikaye:

Şöyle ki HUAWEI bu teknolojinin geliştirilmesinde Çin devletinin maddi desteğini alıyor. Google uygulamaları HUAWEI’e kullandırtılmayacak hikayesi de mantık çerçevesinde değil. Çünkü; HUAWEI şuan kod adı “HongMeng” olan G5 işletim sistemini geliştiriyor. Günümüzde güvenlik kaygıları nedeniyle pek çok firma ve kurum kendi kullanımına has işletim sistemleri geliştirmiş durumda. Ve, işletim sistemini geliştirme kapasitesinde olan Google uygulamasına muhtaç kalmaz.

“ABD – Çin Ticaret Savaşı” denen konunun asıl meselesi 5G nesli. Çin minderin ortasında saltoya giren ABD’den bravleyi kaptı ve ters supleksle kaburgalarının üzerine göçertecek.

Nisan 2019 itibarı ile GMSA (Global Mobile Suppliers Association) 88 ülkede 224 operatörün 5G deneme çalışmaları yürüttüğünü belirledi. 13 Mayıs tarihli “cnet” kaynaklı paylaşımımda bahsi geçen Ligado, ABD’de 5G neslini geliştirebilecek kapasitede bir firma. Verizon, AT&T, T-Mobile gibi ağır sıkletler dururken, neden Ligado gibi sinek sıklet bir firmanın bu işe giriştiği sabıkasında bulunabilir.

Ligado’nun engellenme nedenlerinden birkaçına örnek: Amerikalı istihbarat servislerince takipte kullanılan “PRISM” gibi yazılımlar yeni işletim sisteminde kullanım dışı kalacak, uluslararası ticarette kullanılan ABD menşeili finans kuruluşlarınca kullanılan “swap”, “swift” gibi işlemler gereksiz kalacak.

Bu makale “bilim kurgu” gibi algılanabilir. Özelden ve/veya genelden soru gelirse cevaplamaya gayret edeceğim.

Son bir örnek olarak “trojan horse” vereyim: Çok profesyonel olarak hazırlanmış bir “malware” yazılım. Birkaç kafa dengi meraklının bir araya gelip, sırf espiri olsun diye geliştirebileceği basit bir yazılım değil. Ve, hedefinde dındık adamlar değil, büyük firmalar ve kuruluşlar var. Girdiği sistemde hiç fark edilmeden her türlü araştırmayı yaparak derlediği bilgileri geri bildiriyor. Ve, sistemin göçürülmesi gerektiğinde kurtarılamayacak tahribatlara yol açıyor. “Trojan Horse”un “kara liste”ye alınmak istenen yabancı bir finans kuruluşunun sistemine sızdığı düşünülürse, başarısının zirvesinde bir hamlede kolaylıkla tepetaklak edilebilir. 

5G neslinde güvenilir bir işletim sistemine ihtiyaç var. Nükleer santral, rafineri, boru hattı, kimya fabrikaları gibi saldırı halinde ağır kayıplar verdirecek bir tesiste kendi aralarında konuşarak çalışacak akıllı sensör ve aktüatörler bir virüse kurban gitmemeli.

5G neslinin doğumu çok sancılı geçecek. Ve, doğum sonrası soluyabileceği ilk nefes hayatındaki ilk önemli başarısı olacak.

Mehmet Demirkaya
Gerçek edebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)