Zor değil bir dikeni çıkartmak
Kanıyorsun, görüyorum, kanın sızıp, ortaya dökülmese de.
Ne zaman battığını bilmediğim bir batağın içinde, bir diken, tam kalbinde.
Bu nasıl bir dikense, kanırıyor içinde, böyle, kendince, kanatıyor yaranı, iyilik görmeyince.
Bu diken, içindeyken çürümüş, anlıyorum, bu dikenin zehri yüreğine yürümüş.
Diline dur, diline sus denilmiyor, yıktığı köprülerde geçilecek yol bırakmıyor, ileniyor, zem ediyor kötülük zirvesinde, insanı ezip geçmek isteğiyle. Oysa ezilip geçilecek yürekler ince.
Kırılıverecekler, kırılıverecekler günle birlikte.
Sus, dinle, bir kez olsun kötü söyleme! Bir kez siliniversin kin ateşleri, sönsün.
Sönsün de yürekler yeniden bir araya geldiğinde sönen yangınları tazeleme, yelpazeleme!
Yelpazele, savur küllerini, savur ellere, saçılıp gitsin ötelere, kaybolsun esen yelde!
Dostluklar vefa bekliyor ömürde, hem şiirle doğan dostluklar her an tazelenecek demde.
Sevgi emek ister diyor o hikâye, o film, o filmdeki unutulmayan replik. Dikenlerini sök yüreğinden!
Sök at, yok olsun zehriyle. Yargılamalar yükü herkesin kendine, her yürekte kendince.
Zor değil bir dikeni çıkartmak. Yeter ki iste!
Ünsal Çankaya
Gerçek Edebiyat
YORUMLAR