Zara ile Meksika arasında ihtilaf: Modellerin satışı durduruldu
Meksika Hükümeti, ülkenin kültür ve geleneklerini yansıtan bazı giysilerin fast-fashion devi Zara tarafından kopya edilmesine tepki gösterince, modellerin satışı durduruldu.
Orta Meksika'dan Orta Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyada kadınlar tarafından kullanılan "huipil"ler, geleneksel dokuma teknikleri ile tasarlanıp, her yöreye ait dini ve tarihi semboller içeren baskı ve işlemelerle zenginleştiriliyor.
Moda dünyasına yön veren tasarımcıların, etnik kültürlerden esinlenerek koleksiyon hazırlamaları kadar, fast-fashion olgusunun markalarının da bunlardan esinlenerek bir nevi "kopya" etmesi de etik kabul edilmiyor olsa da bir o kadar alışılmış bir gerçek.
Ancak, kültürüne ve geleneklerine bağlılığı ile tanınan Meksika'nın, Zara'ya gösterdiği sert tepki ilgi uyandırmış durumda.
Meksika Kültür Bakanı Alejandra Frausto Guerrero'nın, dev İspanyol grubu Inditex'e ilettiği resmi mesaj ortalığı birbirine katınca, Zara adı geçen modellerin satışını durdurarak özür dilemek zorunda kaldı.
T24'ten Elex Akimoğlu'nun yazdığına göre Guerrero, ülkelerin sahip olduğu kültürel değerlerden doğmuş kodlara saygı duyulmasının gerektiğine dikkat çekerek, sorumsuzca kullanılmasının etik olmadığını dile getirmiş.
Kültür Bakanının, "İzin alınmadan ve herhangi bir ekonomik taviz verilmeden" sözleri ise, aslında işin özünde telif hakkı ödenmesinin gerekliliğini vurguluyor.
Sanatçıların, yazar-çizerlerin eserlerinin, reklamcılık gibi başka alanlarda kullanılmasını engellemek güç olsa da, çıkarılan kanunlarla kontrol altına alınabiliniyor.
Meksika, daha önceki yıllarda da Amerikalı tasarımcı Carolina Herrera ve Fransız tasarımcı Isabel Marant'la aynı sorunları yaşamıştı.
Marant, yerel kıyafetlerinden esinlenerek hazırladığı koleksiyonu tepki alınca, Purepecha halkından özür dileyerek ürünlerini imha etme yolunu seçmişti.
Tasarımcıların, koleksiyon teması oluşturma aşamasında sanat, kültür ve etnik geleneklerinden esinlenmesi 1930'lu yıllarda başlamıştı.
Modacıların, dönemin ünlü sanatçıları ile işbirliğine gitmesi "Moda bir sanat dalı mıdır?" tartışmalarına yol açmış ve uzun yıllar gündemde kalmıştı.
İkinci Dünya Savaşı döneminde, Coco Chanel'in en büyük rakibi olarak ortaya çıkan İtalyan asıllı modacı Elsa Schiaparelli, "Moda-Sanat" ilişkisini en üst düzeyde tatbik etmiş, Salvador Dali, Jean Cocteau, Van Dongen gibi sanatçılar ve Man Ray, Cécile Breton gibi fotoğrafçılarla iş birliği yaparak lüks dünyasını yeni bir boyuta taşımıştı.
Yves Saint Laurent'ın Braque, Picasso, Matisse gibi ressamların tablolarından yola çıkarak tasarladığı muhteşem koleksiyonları da unutmamak gerekiyor.
Ünlü modacıların, seyahat amacı ile gittikleri ülkelerin kültürlerinden esinlenerek yarattıkları koleksiyonlar, 70'li yıllardan itibaren doğmuştu.
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR