Yüzümüze ceset sürüyoruz: Kozmetikte hayvan deneyleri / Buse Erdem

Hayvan deneyi yapmayan firmaları araştırıp öyle kozmetik alın.

news-details
Deneme

Günümüzde oldukça popüler olan hayvanlar üzerinde yapılan bilimsel ve deneysel çalışmaların tarihinin, M.Ö. 500 yıllarına dayandığı tahmin edilir. İnsan türünün kendi ürettiğinden kendini korumak için bedel ödeteceği varlık da genelde hayvanlar olmuştur.Bu acı ve ıstırablı deneyim kozmetik ve kişisel bakım dünyasının yerini tüketim çılgınlığında son yıllarda oldukça arttırmasıyla birlikte o hayran kaldığımız firmaların her gün milyonlarca hayvanı kozmetik deneyler için öldürmesine ya da minik dostlarımıza sistematik olarak işkence etmesine olanak sundu. Geçmişten gelen bu vahşet geleneği sonucu kafeslere hapsedilen bu hayvanlar, firmaların laboratuvarlarında onlarca teste tabi tutularakbazen yaşam savaşına mecbur tutuluyor bazense ölüyorlar…

Kendimizi bildiğimizden beri sabun, duş jeli, diş macunu, deterjan, şampuan,erkekler için traş sonrası solüsyon, kadınlar için bakım kremleri ve makyaj malzemeleri ile ilişki halinde olduğumuz aşikar… Elbette üretilen bu ürünleri firmalar, üretilir üretilmez satışa sunmuyorlar. İnsan vücüduna herhangi bir zararı dokunmaması ve sonradan şikayete konu olacak sorunlar yaşanılmaması için önce bir takım testlerden geçiriliyorlar. İşte tam da bu noktada sektörün hayvanlara olan o acımasız işkencesi başlıyor (alternatifleri olduğu halde). İnanın hayvanlar ölmek ve acı çekmek zorunda değil( bu kısma aşağıda değineceğim)… Testlerin çoğunda denek hayvanının belirli bir kimyasalın ne kadarına maruz kaldıktan sonra öldüğü ölçülür. Hayvan ölene kadar  defalarca tıraşlanmış cildine aynı madde uygulanır ve bu testler maalesef haftalarca sürebilir. Başka bir testte ise maddenin yutulduğundaki zararının anlaşılabilmesi hedeflenir ve deneylerde hayvanlara zorla beslenme uygulanır. Örneğin bir rujun yutulması durumunda insana verebileceği zararı ölçmek için için türlü maddeler zorla veya boğazlarına sokulan bir tüple yutturulur ve genellikle 14 gün süren testlerde hayvanlar ishal, kusma, felç, iç kanama gibi zehirlenme belirtileri görülebilir.

Bunların yanı sıra bir diğer işkence yöntemi olarak da Draize Testleri kullanılır. Göz ve cilt tahrişi ölçümlerinde ortaya çıkar.Hayvan testlerinin büyük çoğunluğu ,ürünün cildi ve gözü tahriş edip etmeyeceğini, zarar verip vermeyeceğini anlamak için yapılır. Bu testler yapılırken de büyük oranda tavşanlar kullanılır. Deney sırasında tavşanların gözüne katı ve ya sıvı madde 72 saat boyunca gözün korneasına ve göz kesesine damlatılır ya da sürülür. Her testte 6 tavşan kullanılır. Eğer hasar yüksek olacaksa 3 ya da tek tavşan tüketimi tercih edilir. Ciddi yaralar gözlenirse hayvana ötenazi yapılır. Arada sırada araştırmacılar hayvanın acısını azaltmak amacıyla anestezik ilaçlar verse bile uzun vakit bu teste maruz kalan hayvanın acısını çok dindirdiği söylenemez. 21 gün boyunca tavşanın gözünde kızarıklık, şişme, kanama gibi tahriş bulguları gözlenir. Gözlenen tahrişin derecesi kimyasal maddelerin değerlendirilmesini sağlar. Ayrıca anatomik olarak tavşan gözünün insan gözünden değişik bir yapısı olduğundanötürü bu testlerin sonuçları kesin bir bilgi vermemektedir. Büyük bir acıya maruz bırakılan tavşanların bir kısmı testten kaçmaya çalışırken boyun ve omurgalarını kırarak ölür, ölmeyenler ise yaralarla yaşar kimisi kör olur kimisi ise kaderine bırakılır.

Bütün bu eziyet yetmezmiş gibi en çok üzen durumlardan birisi ise ölmeyen diğer deney tavşanlarına testten önce ya da sonra her hangi bir ağrı kesici verilmemesi… Göz ve cilt tahrişleri için yapılan deneylerin yanı sıra bu ürünlerin hamile kadın ve bebeklere zararının olup olmadığının ölçülebilmesi için hamile tavşanlar katledilir ki karınlarındaki yavrular çıkarıldıktan sonra ürünün insan fetüsüne yapacağı etki değerlendirilmeye çalışılır.

DÜNYA UYANIYOR

Avrupa birliği 2009’da kullanılan içeriklerin hayvanlar üzerinde denenmesini yasakladı ve Dünya’da da birçok ülke bu durumun farkına varmış ve yasal düzenlemeler yapmaya başlamıştır. Oysa maalesef Türkiye cumhuriyeti yasalarında 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile bilimsel araştırmalar için hayvan deneylerine hala izin verilmektedir. 15 Şubat 2014 resmi gazetesinde yayınlanan yönetmelik ise sokak hayvanlarının deney hayvanları olarak kullanılmasının önünü açan yasal bir düzenleme getirmiştir.

Dünya çapında yüzlerce şirket bu zulme devam ediyor. Bugün her beş ülkeden dördünde, kozmetik ürünlerin ve bileşenlerinin acımasız toksisite testlerinde tavşan ve diğer hayvanları kullanmaları hala yasal. 

Aşağıdaki tabloda yeşil olan ülkelerde bu durum yasaklanmışken, açık yeşil taralı bölgelerde yasal çalışmalar devam etmekte, gri alanlarda ise deneylere izin verilmektedir.

PEKİ GELELİM ASIL SORUYA… ‘HAYVAN KULLANMASINLAR DA NE YAPSINLAR? ALTERNATİFİ YOK MUDUR?’

Elbette vardır. Bugün dünyanın en büyük kozmetik firmalarından bazıları, ürünlerini hayvanlar üzerinde test etmeyi redderek diğer firmalara örnek oluyor.Bilinen firmalardan biri olanAvon, 1989 Nisan ayında, “Eytex” adı verilen sentetik bir madde üzerindeki testlerin olumlu sonuç verdiğini ve hayvan deneylerine alternatif bir deney yöntemini kamuoyuna sunmuştur. Kolayca uygulanabilir olan bu alternatif yöntem, hayvan deneylerinden çok daha ucuza mal olmaktadır. Hayvan deneylerine alternatif birkaç deney yöntemlerinden

1)Bakteri kültürü
2)Hücre ve doku kültürü
3)Fiziksel-kimyasal testler
4)Veri bankaları
5)Bilgisayar
6)Görsel işitsel medyalar
7)Yumurta
8) Kadavra testleri vb…

birçok test çeşidi hayvanların işkenceli hayatlarına son verilmesine alternatif olabilmektedir.

Bugün hayvanlara zulüm yapan firmalardan alışveriş yapmak istemeyen bir çok tüketici http://www.leapingbunny.org ya da www.peta.org gibi kurumlar sayesinde internet sitelerinde bulunan listeden hayvan deneyi yapmayan firmaların listelerine ulaşabilmekte ve tercihlerini buna göre değiştirebilmektedirler. Bu kuruluşlar firmalara sertifika vererek kullanıcılara güvence sağlamaktadırlar.

Peta, Leaping Bunny ve Choose Cruelty Free sertifikaları ve listeleri ne anlama gelmektedir?

Markaların hayvan testleri yapmadığı konusu ile ilgili nasıl garanti verebilirler?

PETA: Peta cruelty free sertifikasını almakamacıyla markanın ürünlerini ve içeriklerini hayvanlar üstünde test etmeyeceğine, tedarikçilerinden de bu tür bir şey talep etmeyeceğine dair bir belge imzalaması gerekiyor fakat en çok cruelty free markayı yapısında barındırsa da standartlarının gevşek bulunduğusöylenenler arasında.

LEAPING BUNNY : Bünyesindeki markalar çok sıkı denetleniyor, anlaşmaları her sene yenileniyor. Markaların beraber çalıştığı laboratuvar ve tedarikçiler de ayrı ayrı araştırılıp sözleşmeler imzalanıyor.

Yani programı, hayvan testlerine karşı en itimat edilir sertifika olarak bilinen Leaping Bunny anlaşmalarında şirketlere üretimin hiçbir adımında hayvan testi yapılmıyor olmasını mecbur kılıyor.

CCF: Avusturalya markalarına verdiği bir sertifika… Diğer cruelty free sertifikaları gibi hiçbir şekilde hayvan testini kabul etmediği gibi, bir içerik ya da ürün amacıyla özel olarak hayvanlara zorla acı çektiren ya da öldüren, kürk kullanan, mezbahalarla rastgele bir şekilde bağlantısı tespit edilen markaları da asla yapısında barındırmıyor. Peta, Buav ve CCF sertifikalı markaları kendi websitelerinden görüntüleyebiliyor olsanız da bu markaların hepsi ambalajlarında logoyu kullanmayı tercih etmeyebiliyor.

Sertifikalandırma genelliklebedava olsa da logo haklarına sahip olmanız amacıyla belli bir ücret ödemeniz gerekiyor.

Ücreti ödendiğinde bile ambalajlarında kesinlikle kullanma zorunluluğu bulunmuyor. Bir markanın belli ürünlerinde logo yer alır iken diğerlerinde bulunmayabilir. Bu, markanın birtakım ürünlerinde hayvan testi uygulandığı manasına gelmez.

Sertifikalı markaların birtakım ürünlerinde bağlayıcı şartlara istisna yapmaları olası değildir, buna izin de verilmez.

HER TAVŞAN LOGOSUNA GÜVENMEYİN

Bazı uyanık firmalar benzer tavşan logoları koyarak kullancıları kandırabiliyorlar. Bundan kaçınmanın yolu ise basit. Alışverişe çıkmadan önce yukarda bahsedilen resmi kuruluşların (PETA vs gibi) sitelerinden hayvan deneyi yapmayan firmaların listesine ulaşabilirisiniz…

Ve unutmayın, her organik yazan ürün, hayvan deneyi yapmıyor demek değildir…

KAYNAKÇA

http://www.hsi.org/issues/becrueltyfree/facts/infographic/en/?referrer=https://www.google.com.tr/?referrer=http://www.hsi.org/issues/becrueltyfree/facts/infographic/en/ 

http://intheloop.com.sg/infographic-guide- to-cruelty-free-cosmetics-in-singapore/ 

http://www.hsi.org/issues/becrueltyfree/facts/infographic/en/?referrer=https://www.google.com.tr/?referrer=http://www.hsi.org/issues/becrueltyfree/facts/infographic/en/ 

http://www.hsi.org/issues/becrueltyfree/facts/infographic/en/?referrer=https://www.google.com.tr/?referrer=http://www.hsi.org/issues/becrueltyfree/facts/infographi c/en/ 

http://ec.europa.eu/growth/sectors/cosmetics/animal-testing/index_en.htm 

http://rehablondon.co.uk/blog/entry/the-eu-ban-against-animal-testing-another-big-step towards-non-animal-test-methods-in-the-cosmetic-industry/#

https://www.yesilist.com/hayvan-deneyleri-hakkinda-10-korkunc-gercek/

Köse, Ö. v.d. (2017). Kozmetik Ürünlerin Göz İrritasyon Potansiyellerinin Değerlendirilmesinde Geleneksel ve Alternatif Yöntemler. Marmara Pharmaceutical Journal, S. 21(2), s. 195-206.

Yalçın S. (2006). Kozmetoloji Eğitiminde Hayvan Özgürlüğü. http://www.dermaneturk.com/okd/sayi522006/sayi52.asp, 04.12.2018

Buse Erdem
Gercekedebiyat.com

 

Sosyal Medyada Paylaş

author

Gerçek edebiyat

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..