Uyutulmak i̇stenen köpekler mi̇ yoksa muhalefet mi / Erdinç Gültekin
Tutucular sürekli videolar yayınlıyor, köpeklerin yaşlı kadınlara ve çocuklara saldırısına dair. Anlayamadığım bu saldırılar son altı aydır mı var? AKP 22. yılında. Tutucular neden bunca zamandır susuyordu da bu son 6 ayda, bir yılda köpeklere cephe aldılar? Bir köpek, bir çocuğa saldırırken, bir dolmuş bir teyzeye, bir taksi bir çocuğa çarpabiliyor, can alabiliyor. Bu mantıkla bakarsak motorlu araçların da uyutulması gerekmez mi? Motorlu araçlar mı daha çok yaralanmaya ya da ölüme neden oluyor köpekler mi? İktidarın adamı Mehmet Cengiz'in şantiyelerinde çalışırken ruhunu teslim eden ya da yaralanan işçilerin sayısı mı fazla, köpek saldırılarında ölenlerin sayısı mı? Kısacası iktidar bu tür gerginlikleri seviyor. Gündemi değiştirmeyi iyi biliyor. Çünkü ellerinde özellikle Dersimli Kemal ile birlikte gündemi yakalayamayan özünden kopmuş bir muhalefet var. Çünkü ellerinde örneğin, 128 milyar dolar nerede diye yürüyüş yapamayan yumuşak bir muhalefet var. Evet, bu muhalefet, bu iktidarın elindedir. Siviller ve aydınlar da samimi değildir. 128 milyar doların hesabını sorarsam başım ağrır korkusu, kediyi, köpeği savunurken hissedilmemektedir. Burada maalesef sağlamcılık vardır. Sadece 128 milyar nerede diye yürüyüşler yapılsaydı, iktidar bugün kedi köpek düşmanlığı yapacak vakti bulamazdı. Bizim aydınımız ya da kendini aydın görenlerimiz burada biraz düşünmeli diye düşünüyorum, ana muhalefet kendini pek yormasa da... *** Markalaşmış yolsuzluklara, özelleştirme adı altındaki peşkeşlere, komisyonculara, naylon faturacılara, yedi yüz binlik saate, kaçak villalara, saraylara, elli bin dolarlık çantalara, örtülü ödeneklerden harcanan milyarlara, ranta, talana, yalana, kısacası taa deniz fenerinden başlayarak daha yürekli tepkiler verilebilseydi, bugün yolda yürüyen kediler, köpekler yüzünden birbirimize düşmezdik. İktidar ve beslemeleri algılarımızla bu kadar kolay oynayamazdı. Halkın yoksul ve bu yoksulluğun doğal uzantısı olan cahil kesimi iktidarın esiri, gönüllü kölesi durumuna düşmezdi. Dünün, Murat 131'lere sıkışarak binenleri bugün saraylara sığmıyor, her ne kadar sık sık karikatürlere malzeme olsalar da yeni bir tarih yazma tutkularından bir an olsun vazgeçmiyorlar. Yürekli aydın, gerçek muhalefet olmak bu saldırıları ilk anında hissedip ona göre duruş almaktan geçer. Öteki türlüsü bu sonradan görmelerin cüretlerini arttırıp, onların eğlencesi olmaktan ibarettir.
Erdinç Gültekin
Gercekedebiyat.com
YORUMLAR