Sırat köprülerinden geçtim
Sellerinde sürüklendim yangınların
Düşmedim düşüremedin beni
Boğulmadım boğamadın
Girmedim aşağılık bayrağının altına
 
Oku bok eden pislik kubur kuyusu seni
Tıyneti bozuk kancık aşağılık egemeni
Utanmaz arlanmazı Gayya kuyumuzun
Babadan evlada gül bahçelerini
Tarümar eden fili geçim belasının
 
Bileğimizi bükemedin
Belimizi büktün kör gözlü fahişe
Erdem bilmez kalfası aşağılık efendilerinin
Kıçıkırıkların götünün boyası boşluğun cilası
Karabasanı seni insan kalmak cehennemimizin
 
Aman vermez düşmanı yaşamak savaşının
Midası’ın kulağı Amasis’in altın leğeni
Beşinci kolu düzen bekçilerinin
Salarlar üstümüze üstümüze
İçimizdeki hayvanı azdırmaya
Bin yüzlü totem fetişlerin en puştu seni
 
Teslim alırsa toprak üstünde
Alamazsa toprak altında
Sırtımıza çökmüş kan içici imparator
Yüzsüz ve yüreksiz komutanı
Uğursuz işbirlikçisi sevinç kasaplarının
 
Tiksiniyorum senden
Bin kez yüzdün derimi
Bin kez kopardın yüreğimi yerinden
Boşuna uğraşma
Yenemezsin beni toprak üstünde
 
Ümit Sarıaslan

Fidel Castro, Lykurgos’un rüzgârı dalında ta altmışlarda, gençliği paradan tiksindireceğini söylemişti. Nâzım da aynı yıllarda yayımlanan şiirinde paranın padişahlığına son vermeye çağıracaktı insanlığı. Gençlik belleğimizin defterine kazılı bu davetten yıllar sonra, yine Castro 1992’de B.M. Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda yaptığı konuşmada “Bırakın insanlığa olan borcumuzu ödeyelim, bankalara olan borcumuzu değil!” diyecekti. “Para” deyince, Shakespeare’in o unutulmaz sözlerini de anımsayarak ölümlü varlığının son izi külleri ölümsüz adı ve anlamının göklerine savrulan Castro’nun anısına selamla…  ÜS.

Ümit Sarıaslan
GERCEKEDEBİYAT.COM

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)