Kimden aldın sesindeki ayazı,
Kimdi bizi gecelerce kahreden?
Ya şimdiki sensin ya dündeki sen!

Sesinin ayazıyla savrulduğum gecede
Üşüdü içim, saçıldı incilerim.
Saçılsın!
Toplar, yine dizerim, düzelse içim.
Giden gitsin, dönen dönsün kime ne!
Kime ne ki depreşen acımızdan!
Aynı karın, aynı süt, aynı acı mı büyüttü bizi!

Gurbet dili, hasret dili ezberime girmişken,
Bilinsin ki yok edildi bildiğim hukuk dilim.
O yüzden öğrendiğim o dili unuttum ben,
Hukuk dense, nerde diyor, panikliyor yüreğim.
Hak diyorken biliyordum özünü
Hukuk derken sakınmazdım sözümü.
Şimdilerde kaktüse döndü dilim.

Ölsem üzülürsün diyorum duymuyor musun?
Ölsen üzülürüm, kıyamete dek!
Isıt şu sözlerini yağmura döneceğim!

Yaşananları silip, çözemiyorsa yağmur,
Sarılmıyorsa yaram, yoksa dünyada yerim,
Yine de sesimi ayaza döndürenlere kahrım
Sesini ayaza bulayana.
Sana değil! Sana değil a canım!
Kahrım kendime benim!

Ünsal Çankaya

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)