neñbilgisi / Şenol Gürel
eşyalar hiç beklemiyordu törenle karşılayacak değildiler ya kapıda dikildiğimde yadırgamıştı ev geniş bir alandan daracık bir sokağa girmişim de dili damağına yapışmış radyonun yatak kara mor dalgınlığıma sürtünen perde kulağıma fısıldadı Şenol Gürel
baygındı masa
mürekkep lekeli koltuğum tanıyamadı
eşyanın davranış bilgisinden yüksek alırdım hep
anlarım onları
eşinip durmuş eşik yıllarca
altında iki parmak boşluk söve çapak çapak
anahtarını kıramadı kapı
köz de böyle ayılır ufak bir esinti görmesin
dışarıya uğradı içerinin gözleri
gıcırdamayı unutmamış döşemeler
kaçmak ister gibi ürktü pirinç askılık
yolluk hep olduğu gibi aldırışsız
kucaklanmamışlık sıkmış adımlarımı
ayakkabılarımı çıkarmaktan korktum
ne çok yıl kırığı saçılmış ortalığa
sobada suyu çekilmiş gölde kalan tekne burukluğu
anlamlar paslı tozlu gerçekler yenik içinde
hangi odaya girmesem önce
dudakları pil kusmuğu
sandalyeler ayaklarını dikmiş havaya
duvar diplerinde kuru sinekler
ölü söz yığınları nereye göz atsan
çekmecelerde yaşanmışlık döküntüleri
duygusuz çerçevelerin içinde bıkkın resimler
neden asıldıklarını bilememenin yorgunluğuyla solgun
iki ayna da utangaç pus üstüne pus
kitapların suskunluğu ağırbaşlılıktan
yalnızlıkla korkutulanlar gibi soluğunu tutmuş sanki
giysi dolabı değil soykalık -kılıksız
ikircimler düğümü boğazım
hangi anıyı hiç çağırmasam
yutkunabilsem belki dinecek kasırga
ıssızlıktan aşındı yüreği
geri çağırmalı ruhunu ev
Gerçek Edebiyat
YORUMLAR