Bugün biraz temizlik yaptım Nefser

Ferahlayacak kadar değilse de

Hayatta kalmaya yeter herhalde

 

Aslında öyle nefret edilyorum ki bu eşyalardan

Toz almak, katran katran yağ kazımak neyime

Sildikçe geçmiş daha çok yapışıyor üstüme

 

Ah ne çok kir ne çok siyah

Bir çift eldiven gibi geçmiş ellerime

Sanırsın ki yıkanmıyorum da soyunuyorum

Tuhaf şey, öyle yabancılaşmışım ki kendime

Bu beden nasıl yürüyor, aşı ocağı nasıl koyuyor

Hele kağıdı kalemi nasıl tutuyor, hiç anlamıyorum

 

Sormak için seni aradım ama İstanbul uzak

seversin dedim, semaverde çay demledim

Yanında biçimsiz bir şeker, kıtlama...

 

Ah Nefser, dertlerimi başkalarına anlatmaya

Çok üşeniyorum, hem saçma geliyor işte

Sen benim iç sesimsindir belki de

Ne ki İstanbul da sesim kadar uzak

 

Düşündüm sonra nefser bugün senaryo yazacak

İşte şu dantel gibi ilmek ilmek işlediği lafları

Başkaları konuşacak da öyle para kazanacak

 

Gülünçlüğe bak

Bizim ağzımızdan çıksa

Kimse beş kuruş vermez oysa

Bu allı pullu, tamahkar laflara

 

Nefser bu evler ne zaman nefes alacak?

 

Melek Özlem Sezer

(Nefser, s. 19-20. Evrensel Basım Yayın, İst. Ocak 2014.)

Gerçekedebiyat.com

 

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)