NASA ve SpaceX ile mürettebatlı yeni uzay programı
NASA ve SpaceX tarafından, 30 Mayıs 2020 tarihinde ABD topraklarından uzaya yeniden insan gönderileceği duyurulmuştu. Falcon 9 roketiyle ISS’ye (Uluslararası Uzay İstasyonu) yapılan fırlatmada Crew Dragon mürettebatını NASA astronotlarından Douglas G. Hurley ve Robert L. Behnken oluşturuyor. Astronotlar en fazla 4 en az 2 ay olmak kaydıyla ISS de kalacak. Belirleyici ana faktör ise Crew Dragon kapsülünün teknik durumu. NASA’nın Youtube kanalı üzerinden canlı olarak aktarılan fırlatma başarılı oldu. Docking olarak bilinen kapsülün ISS’e kenetlenmesiyse 31 Mayıs tarihinde. Dragon, 8 metre yüksekliği, 4 metrelik çapıyla 7 kişilik bir mürettebatı ve ISS için gerekli kargo paketlerini taşıyabilecek kapasitede. Tasarımı incelendiğinde, dokunmatik yüzeyleri ve mevcut otonom kenetlenme sistemleri ile de bilim kurgu filmlerini aratmayan bir kapsül. YENİ BİR CHALLENGER KAZASININ ÖNÜNE GEÇİLMEK İSTENİYOR Crew Dragon kapsülü, şirkete ait Cargo Dragon kapsülünde bulunmayan emergency abort system olarak bilinen acil durumlarda mürettebatı kurtarmak için tasarlanmış bir sisteme sahip. Bu sistem sayesinde roketin yükselme fazında meydana gelebilecek olası kazalarda mürettebatın kurtarılması hedeflenmekte. 1986 yılındaki Challenger kazasında 8 insan hayatını kaybetmiştir. Tüm Dünya’nın televizyon ekranlarında şahit olduğu bu kaza, ABD’nin insanlı uzay programlarına halkın büyük tepki göstermesine sebep olmuştur. NEDEN ABD İÇİN ÖNEMLİ? 2011 yılından bugüne ABD tarafından düzenlenen uzay uçuş programlarında fırlatıcı üs olarak Rusya Uzay Ajansı’na ait olan Kazakistan’da bulunan Baykonur Üssü kullanılıyor. ABD her fırlatmada Rusya’ya astronot başına 70-90 milyon Dolar arasında bir ücret ödüyor. Uzay yarışında sıkı bir rekabet içerisinde olan ABD ve Rusya, projelerin gerçekleştirilmesi konusunda da ta’bi sorunlar yaşıyordu. Bu sebeplerden dolayı ABD için büyük önem taşıyan projenin başarısı iki ülke arasındaki yarışı da körükleyecek. Ayrıca ABD’nin, insanlı uzay uçuşlarında bağımlı kaldığı Rusya’dan bağımsız hareket edebilir hale gelmesi öngörülüyor. 2011 yılından bugüne ABD, ISS’ye göndermek istediği her astronot için Rusya’ya 70-90 milyon Dolar arasında ödeme yapıyor. Görevin başarısız olması durumundaysa bu zorunluluğun bir süre daha devam edeceğini söylemek zor değil. Bir diğer farklı olayı ise mürettebatı fırlatma rampasına götüren araçlarda görüyoruz. NASA’nın burada geleneksel minibüsleri kullanmak yerine Tesla Model X araçlarını kullanacağını görüyoruz. Mürettebatı da gördüğünüz bu fotoğrafta kıyafetlerde oldukça dikkat çekici. Uzayda araç içi kullanıma eskisinden daha elverişli olan bu kıyafetlerde konsept için özel tasarlandı. Ayrıca Musk bu kıyafetlerin, özel tasarımların insanları uzay turizmine özendireceğini düşünüyor. NASA bu uçuşta farklı olarak, geleneksel köfte logosunu tek başına kullanmıyor. Yanına görselde de görülen, solucan logosunu ekliyor. Solucan logo uzun zamandır var olmasına rağmen tercih edilmediği için kullanılmadı. defenceturk.com'dan Hatice Bilge İspir'in yazdığına göre Görselin sağ üstünde yer alan, astronotların Dünya üzerindeki son adımları olarak nitelendiren, mürettebat erişim kolu konsepte uygun yeni tasarımı ile dikkat çekiyor. Görünen o ki NASA bu uçuş başarıyla sonuçlandığı takdirde kendine yeni bir kilometre taşı belirlemiş olacak.
YORUMLAR