Nâzım Hikmet neden büyüktü İsmet Özel neden küçük?

Osman Çutsay'ın bu yazısındaki benzetme bize de şık gelmedi. Ancak bir haber olarak yayınlıyoruz.

news-details
Haberler

Modern Türk şiirinin birkaç kurucusundan biri kabul edilen Nâzım Hikmet, gerek edebi gerekse siyasi çevrelerin sert tepkisine yol açabilecek bir çerçevede ele alındı. Aylık yayımlanan Üvercinka dergisinin Haziran sayısında Osman Çutsay'ın yazdığı makalede, Nâzım Hikmet'in büyüklüğünün örgütsel angajmanından kaynaklandığı, 'TKP'siz Nâzım'ın hiçbir öneminin olmadığı' ileri sürüldü. 

Osman Çutsay imzalı geniş değerlendirmede, “örgüt ve edebiyat” merkezli bu teze dayanak olarak İsmet Özel ve şiiri gösterildi. Çutsay’a göre, Nâzım Hikmet'ten sonra Türk şiirine girmiş en büyük fırtına “1964-1974 yılları arasındaki İsmet Özel ve şiiriydi”, ancak İslamcılığı seçen bu şair daha sonra büyük bir düşüş yaşadı. “Büyük Nâzım ve küçük İsmet Özel” başlıklı analizde, solu terk edip İslam’ı bir üretim ve propaganda alanı olarak seçen Özel’in Türk şiirindeki özgün yerinin, geçmişteki devrimci örgütsel angajmanından kaynaklandığı hatırlatıldı. 

Bu yaz sonunda en az dört ciltlik yeni bir “TKP Tarihi”nin yayımlanacağını da duyuran Osman Çutsay, Büyük Nâzım’ın Türk edebiyatını bu kadar köklü bir biçimde damgalayabilmesinde örgüt ve sosyalizm tutkusunun birinci derecede rol aldığını, zaten 1940’lardan bugüne kadar insanları Nâzım’ın öncelikle bu niteliğinin “cezbettiğini” savundu.

Çutsay’ın tartışmaya açık bazı saptamaları şöyle: 

“İnsanlar Nâzım’ı mı okuyorlardı gerçekten? Nâzım’ı mı arıyorlardı sadece? Şiirlerinin basılmadığı, dünyadan ve toplumsal çevreden iyice yalıtıldığı bir dönemde, Nâzım Hikmet’i insanlar nasıl algılıyor, şiirlerini nasıl ve neden okuyorlardı? 

"Açık olsun: 1923’ün ilerici barutunu iyice tükettiği karanlık yıllarda, insanlar Nâzım’ın arkasındaki TKP’yi okuyordu. Nâzım’dan TKP ve komünizm nedeniyle korkuyordu çoğu, doğru, ama arıyorlardı da. Bir şair ve şiirlerinden çok, komünizm denilen lanetli bir fikirle, aslında gölgedeki bir partiyle ilişki kuruyorlardı. 100’üncü kuruluş yılındayız; TKP, Türkiye’nin en eski ve belki acılı, fakat hâlâ kavga eden partisidir. 

"Yeni “TKP Tarihi”nin eli kulağında; söyledik. Tabii şunu da ekleyelim: TKP’nin tarihi, Türkiye’nin tarihidir. Bir adım daha atalım: Bu tarih, Türk şiirinin de tarihidir. Neden mi? Çünkü sosyalizm cumhuriyetçi Türkiye Türkçesine damgasını başından itibaren vurdu ve 1990’lardaki büyük “liberal sol mafya darbesine” kadar da bu etkisinin olumlu sonuçlarını alabildik. “Belge’li Birikim Gericiliği” darbesi de diyebiliriz. AKP’nin ebesidirler.  

"Fakat hayat, tuhaf dengesizliklerle dolu. Antikomünizm komünizmin de tarihidir ve Türkiye’yi bu yıkıma getiren antikomünist partilerin tarihi de, komünist direncin tarihidir.”

İSMET ÖZEL’İN DÜŞÜŞÜ

15-16 Haziran büyük işçi direnişi ile Nâzım Hikmet ve Orhan Kemal’in özellikle öne çıkarıldığı Üvercinka’nın yeni sayısındaki yazıda, bugün artık özgün bir Türk-İslam senteziyle propaganda etkinliğini sürdüren ve şiiri de çoktandır bırakmış olan İsmet Özel hakkında, çeşitli saptamalara yer verildi. Geniş makalede şu ifadeler dikkat çekti: 

“Kısa bir süre önce yayımlanan Hüseyin Etil’in kitabı “İsmet Özel ve Partizan” çerçevesinde baktığımızda, ki bu kitaba önümüzdeki dönemde geniş değinmek gerekecek, şunu görebiliriz: Nâzım’la gelen büyük sıçramadan 40 yıl kadar sonra, yine komünizm rüzgârıyla ve bir 10 yıl kadar (1964-1974), İsmet Özel girecektir Türk şiirine. Bu genç adamın TİP ve diğer devrimci-örgütsel angajmanlarını çekip alın, geriye bugünkü bir boşluk kalır. Bir şey kalmaz yani. Ancak biz, buna rağmen, Özel’in 1960’lardaki büyük yükselişin simgesi olduğunu, Nâzım’ın fırtınasını bir deli rüzgâr gibi yeniden ürettiğini de kabul etmek zorundayız. 1964-1974 İsmet Özel’inden söz ediyoruz. Kendi rüzgârından korkmuş bir büyük yetenek olduğu, 1974 sonrasında açıklık kazandı. Ölümden korkup intiharı seçenlerdendir.  

"O zaman 20’nci ve 21’inci yüzyıl için söyleyelim: Şiirin, güzel ve/veya kışkırtıcı sözün, eğer arkasında bir toplumsal/düşünsel enerji yoksa, örgütlü bir kavgayla ilişkilendiremiyorsak, bunun herhangi bir önemi yoktur. Var mıdır? Apolitik olmakla suçlanan İkinci Yeni dönemi şiirleri bile sosyalizan bir özgürlük fikriyle “iltisaklıydı”. Elbette Nâzım’ın getirdiği gıdayı aldıkları için etkili oldular. Türkçeyi, Nâzım’dan sonra İkinci Yeni kadar hangi “dönem şiiri” kanatlandırabilmiştir ki? 10 yıllık İsmet Özel şiiri, Nâzım-İkinci Yeni aralığındaki özgün bir sıçramaydı. Çabuk bitti. Şaşıralım mı?”

Yazar ve şair Seyyit Nezir’in yönetiminde, koronavirüs önlemlerine rağmen düzenli çıkmayı sürdüren Üvercinka dergisinin, birkaç gün içinde dağıtımının tamamlanacağı bildirildi.

Sosyal Medyada Paylaş

author

Gerçek edebiyat

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..