Memleketimi seviyorum / Nazım Hikmet
ve sonra:ileri, güzel, iyi/her şeyi/ hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır/çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım
memleketimi seviyorum: çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım. Hiçbir şey gideremez iç sıkıntımı memleketimin şarkıları ve tütünü gibi. Memleketim: Bedrettin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, kurşun kubbeler ve fabrika bacaları, benim o kendi kendinden bile gizleyerek sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir. Memleketim. Memleketim ne kadar geniş: dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana. Edirne, İzmir, Ulukışla, Maraş, Trabzon, Erzurum. Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum, ve güneye pamuk işleyenlere gitmek için Toroslardan bir kere olsun geçmedim diye utanıyorum. Memleketim: develer, tiren, Ford arabaları ve hasta eşekler, kavak söğüt ve kırmızı toprak. Memleketim: Çam ormanlarını, en tatlı suları ve dağbaşı göllerini seven alabalık ve onun yarım kiloluğu, pulsuz gümüş derisinde kızıltılarla Bolu'nun Abant gölünde yüzer. Memleketim: Ankara ovasında keçiler: kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması. Yağlı ağır fındığı Giresun'un. Al yanakları mis gibi kokan Amasya elması. Zeytin incir kavun ve renk renk salkım salkım üzümler ve sonra kara sapan ve sonra kara sığır ve sonra:ileri, güzel, iyi her şeyi hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım yarı aç, yarı tok. Nazım Hikmet (Yeni Şiirler, s. 36, Dost Yayınları, Ankara 1970)
YORUMLAR