Mehmet Aydın'ın Ardından / Selim Esen
31 Mart 2016 Perşembe… 93 yıllık yaşam yolculuğunun sona erdiği, Atatürk sevdalısı Mehmet Aydın’ın aramızdan ayrıldığı gündür...
Yıl 1923…23 Nisan’dan 50 gün önce, 4 Mart… Köy ebesinin ellerinde bir bebek… Bayat, Afyonkarahisar - Ankara karayolu üzerinde belli belirsiz… Oğuz Türkleri Bayat Boyu’ nun Anadolu’daki yerleşim merkezi. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir konaklama yeri. Sonrasında da pek gelişememiş. 465 kilometre kare üzerinde bugün 9 bin nüfus yaşıyor… Halı dokunuyor, ama eğitim önemli. Yıl 1937… 20 Kasım günü… İlçeye 46 kilometre uzakta Afyon Vilayet binası önünde öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir kalabalık toplanmış. Kaldırımları doldurmuş, binanın girişine sıralanmışlar, hep bir ağızdan: “İklimi sert, insanı mert olan yerden geldik…” diye bağırıyorlar. Arkadaşlarını yöneten genç bir öğrenci, Bayatlı... Şimdi 14 yaşında olan Mehmet Aydın. Az sonra gök gözlü dev adam beraberinde Başbakan Celal Bayar’la Vilayet binasına gelecek. Kalabalık coşkulu, heyecanlı… Atatürk otomobilinden iniyor öğrencilere sesleniyor: “Gençler, istikbal sizlerindir, durmayın. Çalışın, övünün, güvenin.” Sözleri mermi gibi giriyor genç beyinlere… Yıl 1948… İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi… Bayatlı Mehmet Aydın başarıyla tamamladığı eğitimini edebiyat öğretmeni olarak taçlandırıyor. Yollara düşüyor, tüm yurdu dolaşıyor. Bıkmadan, usanmadan Afyon’da yakından tanıdığı Atatürk’ü, ilkelerini, Cumhuriyeti anlatıyor da anlatıyor… Binlerce öğrenci okutuyor. Yıl 1980… O emekli olurken öğrencilerine anlattığı Cumhuriyet tehdit altındadır. Atatürk’e saldırılmakta, 1937’de üniversiteye açık başla giren genç kızların başları kapatılmaktadır. Karşı devrimciler, adına ‘Türban’ denilen bez parçasını genç kızlar üzerinden pazarlama çabasının son aşamasındadırlar. Çankaya ve Hükümet türbanlı kadınların eşlerince işgal edilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında eşleri türbanlı olanlar gözdedir. Yaşamı boyunca hep ‘Aydın’lığı arayan 85 yaşındaki Mehmet şimdi üzgündür… Kendisini ‘Aydın’ yapan Cumhuriyet karartılmaktadır. Karşı çıkar, yeniden yollara düşer. O kent senin bu kent benim yine Atatürk’ü anlatır. Şiiryazar, öykü yazar, yazı yazar; farklı bir ‘Aydın’ dır o… Öyle vatanı satan yazarlara benzemez. Öyle kimileri gibi ulu orta çıkıp da soluğunu borçlu olduğu Cumhuriyete ve kurucusuna lanet etmez. Öyle televizyonlarda boy gösteren sözde ‘Aydın’ lara benzemez. O, Kutup yıldızı gibi yön gösteren, bir Cumhuriyet öğretmenidir. Yıl 2016… Günlerden 31 Mart 2016 Perşembe… 93 yıllık yaşam yolculuğunun sona erdiği, Atatürk sevdalısı Mehmet Aydın’ın aramızdan ayrıldığı gündür... Yıllar geçecek, belki asırlar, kişiliğiyle kimliğiyle ve de adıyla hep anılacak biradamdır o.Yeri bizim yüreğimizdir. Aydınlıklar yoldaşın olsun ‘Aydın’ Hocam… Selim Esen Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR