'Mavi Liman' / Nadir Avşaroğlu
Nazım Hikmet'in Mavi Liman şiiri üzerin Nadir Avşaroğlu'nun yazısı.
Sıtkı kardeşim Mavi Liman şiiri Sözleriyle muhteşemdir “Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın. Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. Beni o limana çıkaramazsın.” Çoğu akşam edebiyatla ilgili Genelde şiire ilişkin bir şeyler paylaşıyorum. Bu akşam sosyal medyada paylaştığım Nazım’ın “Mavi Liman” şiiri çok beğeni aldı. Birçok dost özelden yazdı, söylemlerini paylaştı. Birçoğu da Cem Karaca’nın şarkısını gönderdi. Sıtkı Hocam Doğrudur Cem Karaca’nın Mavi Liman şarkısı En az şiir kadar güzel ve vurucudur. Anlatıya göre Sovyetlerden İstanbul'a giden bir gemi kaptanı Limanda dalgın vaziyette denizi seyreden Nazım’ı tanır. Vatana ihanetten(!) sürgün şairi İstanbul’a götürmek ister. Kaptan, Nazım’a yalvarır, yakarır, ikna etmeye çalışır. Gel benimle gemiyle götüreyim, kimse duymaz der. Ancak hastalığı ilerleyen ve memlekete dönemeyeceğini bilen Burnunda memleketi tüten koca yürekli şair “Beni o limana çıkaramazsın” diyerek, reddeder. Ölümünden altı yıl önce yazılmış bir şiir olmasına rağmen Sanki ölümü bekleyen bir insanın sözleri gibi hissettirir. Belki de artık geri dönemeyeceğini anlamış ve Kabullenmiş bir insanın ruh hali ve nasıl bir kaderdir ki bu şiiri hakkıyla yorumlamak da Sürgündeki Cem Karaca’ya nasip olmuştur. 84 yılında yine aynı nedenle Almanya’da sürgün olan Cem Baba, bu güzel sözlere Tüm ruhunu katarak Şiiri besteler. Sıtkı hocam, Saçmalıkların verdiği bıkkınlık, Pisi pisine yaşanan gurbetlik, Bitmez tükenmez bir memleket hasreti İlk defa okuyanın bile, Nazım Hikmet’den haberdar olmayanların bile İçindeki hüzne kolayca kapılabildiği şiir. Şiirin kendisi bile çok yorgundur. Dizeler ölümü aklına getirir. Sanki son nefesini verir gibi Bıkkınlık, bitmişlik, tükenmişlik Vatan hasretini en güzel anlatan şiir. Sıtkı Hocam Cem Karaca'nın tüm ruhunu katarak Söylediği muhteşem şarkı. Beğenilen bir şiiri Bestelemek hayli zordur. Vurgular kaçar, anlam kaybolur Aynı hissi veremezsin Ama bu şiir ve bu beste Ne eksik, ne fazla. Budur ... Söz, müzik, ses ve tonlama ahengi, Bu şarkının gerçekliğini o kadar iyi sağlıyor ki. İnsan, “çok yorgunum” diyene mi? Yolcusunu gitmek istediği limana ulaştırmayan Kaptan’a mı, Sayfaları boş kalacak seyir defterine mi? Çıkıl(a)mayacak o çınarlı, kubbeli, mavi bir limana mı? Üzülsün bilemiyor. Nazım’ın şiiri yazarken hissettiği duyguları Bu kadar iyi bir şekilde yorumlayabilmek, Cem Karaca'nın neden Cem Baba olduğunun En iyi cevabıdır da aynı zamanda. Cem Karaca’nın yorumu Memleket özlemi, çaresizlik İnsanın içini ayrı bir acıtıyor. Ruhuna işliyor. Çınarlı kubbeli mavi bir liman ise Çok hoş bir cennet tasviri gibi. O, “beni bekleme kaptan” derken, Sen dolu dolu gözlerle uzaklara bakıp Düşüncelerinde kaybolursun. “Çıkaramazsın” derken Gerçekten o limana çıkmayı tüm kalbiyle istemekte, Ama çıkamayacağını da yine hissediyorsun. “Beni o limana çıka-ra-maz-sın” İnanılmaz bir duygu yoğunluğu yaşatır Cem Karaca, her zaman o müthiş yorum ve gırtlağıyla. Cem Karaca'dan, sonra kim söylerse söylesin, o şarkı eksik kalır. Cem Karaca'nın, sesi bir şarkıya değmişse, o şarkının bir tık üstü yoktur. Şiir, şarkısından daha güzel Yaşanabilecek tüm duygular Kırgınlık, hasret, gurur ne ararsan var Yalnızca 4 dizesi var ama anlattıkları kitaplara sığmaz. Vazgeçmişliği anlatan İnsanın ciğerini yakan Derman bırakmayan Tükenmişliği anlatan dizeler Okurken hissedilen yorgunluk İnsanın içini acıtan, hasret kokan şiir Nazım Hikmet’in gözlerindeki, Cem Karaca’nın sesindeki Memleket hasretini İliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Ayrıca, şiddete bulaşmadığı halde Sadece düşüncelerini savunduğu ve açıkça taraf olduğu için bir insanı Memleketinin dışında yaşamaya zorlayan Bir düşünceye verilecek en güzel ve maalesef en hazin cevap da Bu şiir/şarkıdan başkası olamazdı. Nadir Avşaroğlu
Gerçekedebiyat. com
YORUMLAR