Seyran Ankara’da bir gecekondu bölgesi. Destanımız Seyran’sa ülkemize çağ değiştirecek etkinlikte bir olayın, Anadolu köylüsünün 1940’lardan bugüne dek gittikçe artan bir hızla büyük kentlere göçüşünün destanı. Bu göç, Celâli isyanları döneminde reyanın başına gelen “Büyük Kaçgunluk”tan bu yana tarihimizde görülen en büyük köylü göçü.

Pes bilin yalnız kişi güçsüz olur / Birikenin devleti uçsuz olur (Aşık Paşa)

Baranlıya gün ışığı vurmasa

Kılıçözü bölmeyecek dünyayı

Gümüş ıpıltılarla

Sevdiği gelip basmasa

Köprüler yaptırmaz Keyhüsrev

Topraktan boğalar pişirip Hitit

Salmayacak Mucurun yeşiline

Dölü güçlensin diye

 

Baranlıya gün ışığı vuranda

Böldü dünyayı Kılıçözü

Köprüler yaptırdı Keyhüsrev

Hititten, Firigten, Bizanstan sonra

Dölü güçlendi Oğuzun

Yirmidört boyun yirmidördü

Birleşti koca Türkmende, Baba İshakta

Aldılar Maraşı Adıyamanı

Çokuştu üstüne arılar gibi

Kırdı bitirdi Moğol

Ezdi İlhanlı divanı

Uçlara göçüştü bunalan Türkmen

Kırşehir

Baba İshaka mezar

Moğol ordusuna yaylak

 

                        Pes bilin yalnız kişi güçsüz olur

                        Birikenin devleti uçsuz olur

 

Otuziki esnaf piri Ahi Evren

Kentin kutsal dersini arıttı kirlerinde

Birikip güçlendi yeniden

Bizansın ucunda dölü Oğuzun

Kılıçtan önce şed çekti

Ahi oldu, peştamal kuşandı

Adı Osman olan

Girdi kaç dövüşe, çıktı kaç kıtlıktan

Yediği ağaç kabuğu

Soldu Mucurun kavakları

Sebep aman aman aman

Efendim aman

Birinci Dünya İkinci Dünya

Varıldı kurtuluşa

Ustalaştı başkaldırmada

Kırşehir Anadolu

Başkaldırma

Girmiş bir kez mayasına

Baba İlyastan sonra

Baba İshaktan sonra

Selçuktan Moğoldan sonra

Ahi Evren Osmanlıya

Göğün kutsal düzenine

Gözetleme evleriyle

Başkaldıran Cacabeyle

 

Başkaldırma piri Mustafa Kemali

Sine-i vatanda

Canlarla karşıladı

Güllerle ağırladı.

(Türkiye Yazıları, sayı: 3, Haziran 1977, s.19)

GÜLTEN AKIN KİMDİR?

(1933-2015), Yozgat’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçelerinde ve Kahramanmaraş’ta yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı. 1972’de Ankara’ya yerleşerek Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu’nda görev aldı. Kültür Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu. Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak çalıştı. İlk şiiri 1951’de Son Haber gazetesinde yayınlandı. Ardından Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde çıktı. Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları toplumsal sorunlar ağır bastı. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, hayatına ve şiirine yansıdı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı. Şiir üzerine yazılarını “Şiiri Düzde Kuşatmak” (1983) adlı kitabında bir araya getirdi. Şiirleri pek çok dile çevrildi ve kırktan fazla şiiri bestelendi. Bestelenen şiirlerinden biri, Sezen Aksu’nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsü’dür. Birçok ödülün sahibi olan Akın, Milliyet Gazetesi’nin anketiyle Dağlarca'nın ölümünden sonra yaşayan en büyük şair seçildi.

Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)