Tâ Bezm-i elestte şekillenmiş alın yazım
Hikayem dilden dile dolaştıkça varım.

Bir sultan çocuğuyken tutsak düştüm aşka,
Kırağı çalmış gibi sarktı kollarım.

Adım adım gezdim kavruk Anadolu'yu,
Çekti Acem illerine kadar yollarım.

Kış ortalarında hanlara kilitlendim dağlarda,
Yanık ezgilere dönüştü ah-ü zârım.

Lâleli dağında Hızır yetişmeseydi
Bir çalı gibi olacaktı mezarım.

Otuziki dişimi çektirdim de yüzüm bulutlanmadı,
Katmer güller gibi kızardı dudaklarım.

Hamletten önce ben konuştum kurukafalarla;
Ceylanlarla, turnalarla ağardı şafaklarım.

Sanırdım tek mekan var, zaman bir nokta içimde;
Aşk ile bir saza vururken parmaklarım.

Yeryüzü bir elma bahçesi, siz bir elma bilin;
Aslıhan bir yarım elma, ben bir yarım...

En korktuğum şey vuslattı ki düşlerin ölümüdür
Hep diri kalmak için yandım ve yanarım.

Bahattin Karakoç
(Hisar, Ocak-Şubat 1979. N. 256)

Gerçek Edebiyat

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)