Erzincan’da bir kuş var
Kanadında gümüş yok
Gitti yarim gelmedi
Gayrı bunda bir iş yok.

Oy dağlar dağlar, dağlar, dağlar...
Aldı ellerine kanlı başını
Karın ortasında Erzincan ağlar...
O ağlamasın da kimler ağlasın...

Kar yağar lapa lapa
Tipidir gelir geçer...
Yan yana sırt üstü yatan ölüler

                       Akşam uyur tandıramaz
                       Ateşini yandıramaz

Gün ağarır şafak söker
Kimsecikler gitmez suya
Ezilmiş başlarıyla ölüler
Vardılar uyanılmaz uykuya

Ses edip geceye beyaz taşından
Kışlanın saati çaldı ikiyi.
Ne çabuk lahzada bitti yaşamak
Kimisi altı aylık,
Kimisi sakalı ak,
Kimi on üç, on dört yaşında;
Kimi yola gidecek
Kimisi mektup bekler

                   Yan yana sırt üstü yatan ölüler...

Yayıkta yağ vardı, dövülemedi,
Akpeynir torbaya koyulamadı,
Hasret gitti ölüler
Dünyaya doyulamadı...

Uyanıp kaçamadılar,
Kuş olup uçamadılar
Açıldı kuyular kimse inemez
Erzincan Beygiri rahvandır amma
Ölüler ata binemez

               Yan yana sırt üstü yatan ölüler...

Kesemden verecek şeyim yok; yüreğimden verdim.

Nazım Hikmet
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)