Kadre mutlak olanın kadri maruftur, belki.
İnanan kalbinde bunu biliyor.
El açıp, yalvaran, umutlanan çok.

Sakınmadan işlediği cürme bile mağfiret
Dilemekte iki yüzle kul olan,
Yüzüne yüz isteyip, astarını da alan.
Bin geceden hayırlı bir geceye sığanı;
Oynuyor gösterişle perde yapıp yalanı.
Sürdürüyor kabaca tinsel, cinsel talanı.

Bu öyle bir dünya ki şaşırıyor iyiler,
Tanrının yarattığı acep başka dünya mı?

Savaşlar sürüyor, sömürü gani.
Her yerde çocuklar katlediliyor;
Ne amacı belli, ne de nedeni.

Melekler ağlıyor inerken gece;
Çocuk gelinlere, aç bebeklere.
Baktıkça yitiyor insana inanç,
Karanlık diyorlar,
Karanlık korkunç!
Aydınlanamaz ki zifir ruhları.
Yerle yeksan oluyor ışıkları.
Kırılmış kalplerle kaçıyorlar yukarı.
(Melekler gökte yaşar, öyle der masalları)

Ya biz ne yapalım gerçek dünyada;
Bunu bilmeyenin zulmü sürerken.

Tanrım var mı buna yanıtın
Derken… Soru değil sorum,
Sorumluluğum.
Olmadığın bilirim. Olmadığın bilirsin.
Sürüyor artıp giden umutsuzluğum.
Düşünüyor, bulamıyorum.
Kanıtsız gecede kadrin marufsa,
Bunca açılan el, bunca duaya,
Niye bitmez bu dünyada bu zulüm?

Ünsal Çankaya
gercekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)