Dilimizi 'dublaj Türkçesi'yle bozmayınız! Türkçe'nin kökeni / Begümşen Ergenekon
Anadolu Türkçe'sinin Orta Asya Türkçesi'nden çok daha eski olduğunu savlayan bu yazıda Begümşen Ergenekon 'Türkçe, Anadolu-Mezopotamya-Doğu Akdeniz-Kafkasya kökenlidir. Öyley değilse 1939’dan sonra neden Mustafa Kemal’in Güneş Dil Teorisi çalışmaları durduruldu' diye soruyor.
Türklerin ve Türk soyluların konuştuğu anadilimiz Türkçe, dünyanın en ilksel (1) ve günümüzde ise birincil anadil, ikincil (çifte dillilik) veya üçüncü dil (çok dillilik) olarak konuşulan en yaygın dil olma özelliğine sahip dillerden biridir. Bu gerçek, geçmişte konuşulan Sümerce, Etrüskçe, Latince gibi eski diller, Aztekçe, Mayaca, Navahoca gibi hâlâ konuşulan yerli dilleri ile bugün Türkçenin akrabası olan Samoyedce (2), Macarca, Fince, Korece gibi pek çok dilin Türkçe ile bağlantısını ortaya koyan incelemelere göz atarsak kanıtlanır. TÜRKÇENİN ANAYURDU Dilimizin oluştuğu coğrafya İyonya-Anadolu-Dicle-Fırat Havzası (orta-doğu) ve Kafkasyadır (3). Bu bilgi fosil insan arkeolojisi ile de desteklenir (4). Afrika’da türeyerek Orta Doğu ve Anadolu’da kültürel ve bedensel evrim geçiren insan soyu, Türkiye’den yeryüzüne dağılır. Bilimsel olarak Homo Sapiens Sapiens (bilen, düşündüğünün üstüne düşünebilen insan) benzerleri içinde hayatta kalan son soy olarak biriciktir ve ten rengi fark etmeksizin aynı ırktandır. Bugün salyadan yapılan gen araştırmalarında her insanın ilk konak yeri olan ve bugün, oradaki yerel nüfusun genleriyle örtüşmesi nedeniyle “Konyalılık” çeşitli yüzdelerle dünya nüfusunda bulunur. Dahası “Dil ağacının dallanma-ayrıklaşma zamanları Hint-Avrupa Dillerinin Anadolu kökenli olduğunu” destekler (5). Filogenetik, yani hangi dilin hangi coğrafyada oluştuğunun gerçeğe uygunluğu ve coğrafi olarak yayılmasının uzaklığı bilgisayar programlarıyla düzeltilebilmektedir. Dolayısıyla Eticeden (Hatti-Hitit) ayrışmalarla Hint-Avrupa dillerinin kökeninin Türkiye olduğu halde Türk dillerinin ise Avrupa merkezli, siyasi görüşüne göre Türkiye kökenli olmayıp Rus hakimiyeti altındaki Ural-Altay çevresinde olduğu tezini yine Türkçe ile Hatti-Hitit yani Etice, Lidya’dan İtalya’ya göç eden Etrüsklerin (Türksaka) dil bağı çürütür. Bu konuda mevcut yanlışlar aşağıdaki önermelerle düzeltilmektedir: TÜRKÇE ÜZERİNE BİLİMSEL SORULAR Veysel Batmaz ve Cahit Batmaz’a göre “Türk'lerin dünyaya Orta Asya’dan yayıldığı” kuşkulu bir varsayımdır (3). Buna yukarıda belirttiğim paleoantropolojik incelemeler doğrultusunda katılıyor ve tümüyle bu tezi reddediyorum. Ek olarak daha önceki köşe yazılarımda da belirttiğim gibi İngiliz dil Bilimci ve arkeolog Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Dr. Colin Renfrew, günümüzden 11 ila 8 bin yılları arasında 2000 yıl varlığını sürdürmüş olan Çatalhöyük halkının Türkçe konuştuğunu ve Kayı boyundan olduğunu savunur. Sonra “Aralarında Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın da bulunduğu pek çok yerli ve yabancı bilim insanı ‘Anadolu Türkçesinin Orta Asya Türkçesinden daha eski" olduğuna ilişkin kanıtlar elde etmiştir. Dolayısıyla “Türkçe, Anadolu-Mezopotamya-Doğu Akdeniz-Kafkasya kökenlidir. Öyleyse 1939’dan sonra neden Mustafa Kemal’in Güneş Dil Teorisi çalışmaları” ile ilgili Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ndeki bu bölüm kapatılmıştır? Neden 1939’dan sonra Avrupa Merkezci kuramcılar ve Türk-İslam sentezcileri Anadolu’daki kendi tarihimizi öğrenmemizi istemiyorlar? “Tabii ki tüm anlamıyla Güneş balçıkla sıvanmıyor; sadece 1919’dan sonra Türk devleti, Anadolu kökenlilik üzerine çalışanları kurumdan atıyor” ve “ideolojik olarak Türk-İslam sentezciliği ile üzerine şal örtmeye çalışılıyor.” Bu durumun hâlâ devam ettiğini Kültür Bakanlığı’nın Kazılar listesindeki başlıklardan ve yurdumuzdaki bütün Arkeoloji ve Tarih Bölümlerinin müfredatındaki konu eksikliğinden görebilirsiniz. Anadolu’da da insanımsı (hominid) varlıktan tekâmül edip, insana evrildiği konusunda ülkemizde “Dip Türk Tarihi” hakkında herhangi bir ders, araştırma veya kazı ne yazık ki yoktur. Bu da Avrupa Birliği, İngiliz Milletler Topluluğu ve Amerika Birleşik Devletleri merkezci ve neo-liberal sömürgecilik siyaseti ile uyumludur. Öyleyse "Güneş Dil Teorisi ile ilgilenenlerden ricamız şudur" der Mustafa Kemal Atatürk ve çalışma arkadaşları: 1. Tenkit ediniz 2. Reddediniz 3. Tadil ediniz 4. İkmal ediniz 5. Düzeltiniz yani olumlu veya olumsuz eleştiriniz. Eğer ‘bu olamaz’ diyorsanız niçin? İzah ediniz ve karşı teorileriniz varsa onunla mukabele ediniz. ‘Oluré diyorsanız, niçin? Bunu izah ediniz. * Türkçemiz ses bayrağımızdır! Türkçe kelimeleri yabancı karşılıklarıyla, dublaj Türkçesi kullanarak bozmayınız. Bilinçli bir şekilde ve sürekli konuşmanızı yoklayarak, bunun Türkçesi neydi diye düşünerek, ağzını yabancı kelime kullanmaktan temizleyiniz. Yaşasın temiz ve doğru Türkçe! (1)Bu terim Budun Bilimde (Antropoloji) yanlış olan “ilkel” ifadesi yerine kullanılır. (2) İskandinavya ile Rusya’nın kutup dairesindeki Ren geyiği hayvancılığı yapan ahali (3) Veysel Batmaz ve Cahit Batmaz, 2020, “Atlantis’in Dili Türkçe” Doğu Kitabevi, İstanbul (4) Berna Alpagut ve diğerleri, 1996, “A new specimen of Ankarapithecus meteai from the Sinap formation of central Anatolia” 1996, NATURE 382, s. 349-351 (Kazan’da, 18-3 Milyon yıl arasındaki Orta Anadolu Sinap Oluşumunda bulunan insanımsı Ankarapitekus, Anadolu Medeniyetleri Müzesi) (5) R. Gray ve Q. Atkinson, NATURE 426, 2003 Begümşen Ergenekon
YORUMLAR