Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi kurulduğunda çok sevinmiştik.  

Bir büyük Türk şairi hakkında nihayet bir Türk üniversitesi araştırma merkezi kurmuştu.

Orhan Pamuk'u açılış konuşmacısı olarak çağırdıklarında kulağımıza su kaçmıştı. Orhan Pamuk konuşmaya gel(e)meyip bir de tatsız olaylar yaşanınca da içimiz burkulmuştu.

Ancak geleneksel hoşgörü ve sabrımızla üstüne gitmedik; Nazım Hikmet'in gücüyle her şey yoluna girer düşüncesindeydik.

14-15 Aralık 2015 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde “Vakıtları Yakalamak İstiyorum”: Dünden Yarına Nâzım Hikmet başlığı altında "Nâzım Hikmet’in eserlerini, dünyasını, düşlerini farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele almayı" amaçlayan bir sempozyum yapılacağını öğrenince de düzenleyenlere küçük bir katkımız olur umuduyla gerçekedebiyat.com'da haber yapmak istedik.

Türkiye’den birçok üniversitenin yanı sıra "Yale, Harvard, Princeton ve California Santa Cruz üniversitelerinden araştırmacıların" katılacağı sempozyum haberi bizi de heyecanlandırmıştı. (Gerçi Amerikan üniversitelerinin bu sürü halinde ilgisi de bir hayli gözyaşartıcı!)

Bu ilgiyle tanıtım metnini okuduk. Ancak metni okurken öfkeye kapıldık.  

"Türkiyeli büyük şair Nâzım Hikmet’in şiirini anlamak, siyasal ve sanatsal kimliğini kavramak... "

nazım hikmet, boğaziçi üniversitesi

Gerisini okumak bile istemedik. Çünkü bu, değil herhangi bir şaire, Nazım Hikmet'e de en adi ve alçakça davranış olurdu.

Baylar ayıptır! Bühtandır!

Türk halkından nefret eden ve kendilerini bu kültüre "ait" hissetmeyen, gerçekte ırkçılığa yakın bir düşüncenin uydurduğu kavram "Türkiyeli"!

Dünyanın hiç bir gerçek şairi, dilini kullandığı halkın kültürün adını taşımaktan utanmaz. Düşünmez bile. Üstelik gurur duyar şiir dilini ona bahşeden halktan.

Aklını yitirmiş, nefretten gözü dönmüşlerin uydurduğu bir iş yaptığınız.

Nazım Hikmet bir Türk şairidir. Dünyanın hangi edebiyat ansiklopedisini açarsanız açın -isterseniz sevgili "Wikipedia"nıza bakın- karşısında "Türk şairi Nazım Hikmet" diye yazar.

Nazım Hikmet'in her şart altında her vesileyle bir "Türk şairi" olduğunu vurguladığını bilmiyor olabilirsiniz.

Ancak en güzel şiirlerinden "Rübailer"de, "Ben bir Türk şairi Nazım Hikmet"  yazdığını siz okumadıysanız hocalarınız da mı okumadı?

Anlaşılan "Türk" sözünü kullanmak size ağır geliyor. Bir Türk devletinde bir üniversite, dünyanın her yerinde "Türk şairi" bilinen en büyük şairini "Türkiyeli" şair halinde kimliksizleştirmeye çalışıyor.

Bu nafile çabanızı kınıyoruz! Bu ideolojik sapmanızla üniversite de olsanız -Birikim solculuğu samimiyetsizliğiyle- Nazım Hikmet'e yanlıştan öte büyük hakaret ettiğinizi bilmenizi isteriz.

Üstelik hayatta olmayan bir şaire bunu yapmanız çok daha büyük ayıp.

Bunları yazmak, böyle bir açıklama yapmak zorunda kalmak bizi çok üzüyor.  Düzeysizlik düzeyi düşürüyor...

Nazım Hikmet'in Bizim Radyo'da"Bizler... Biz Türk milleti... Benim milletim" dediği "30 Ağustos" konuşması...

"Türk milletini yok etmek istiyorlar... Türk milletini yok edemezler" dediği konuşması...

 

edebudsman

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)