Ansızın gitmek en kolayı,
Her şeyi yerli yerine koyup,
Çiçekleri suladıktan sonra bir sabah.
Yürüdükçe çözülen bir yumaktır yol,
Kimi yerde birer düğüm atılan.

Dönüşsüz yerler de vardır,
Seslerin bile uğramadığı.
İzleyerek yatağını bir derenin
Nereye varılır?
İlk kez düşünüyorum
Susuz çakıl taşlarıyla
Çerçilerin yalnızlığım.

Soluksuz kaldığımız olur,
Dar gelir sırtımıza neyi  giysek,
Ezilir, unufak oluruz
Anımsadıkça,
Hesabı verilmemiş
Ömrün ağırlığını.

Sımsıkı çekeriz perdeleri
Kilitleriz kapıları özenle,
Biraz sonra dönecekmişiz gibi.
Oysa rastgele anılardır çoktan
Telaşla doldurduğumuz
Sırt çantamıza.

Portre: Metin Altıok

Nebahat Çetin
(Sorular Ünlemler, Gibi yayınevi, Ankara 1995)
Gerçek Edebiyat

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)