Berk Uyar Yücel Süreya Tamer İnce / Nihat Ziyalan
Çantasını açmaya yer arıyor Cemal, içinde İstanbul mu var belli kolu kopmuş taşımaktan?
Koluma girdi Menekşeli Sokak; yürü bakalım, Kızılay! Bilmem hangi bankanın mahrem odası; İlhan çeviri yapıyor eğri meğri, kadifeden ceketi, Fransızca nara atıyor pantolunu! Düğümlenmiş Turgut Seka'da; noktalama imi sandı içeri girişimi, yazdığı şiirden kaldırıp kalemini, yaktı gülümsemesini. Piknik'te dom dom atan; Can'ın sakalsız kahkahası, sıvazlıyor yoldan geçenlerin yüzünü. Çantasını açmaya yer arıyor Cemal, içinde İstanbul mu var belli kolu kopmuş taşımaktan? Sigarası sarkık dumanlı Foto Abdi; dur sana bir portre, kıpırdama Adanalı! Uğramadan geçip gidiyor Ülkü; geçerken cartlak kebabı yelliyor, bir yeri şişmesin Ankara'nın. Özdemir Aydın'da öğretmen, incir yediriyor oğluna, Fransızca. Silaha sarılıyor Yılmaz; tekme tokat, dalıyor Çirkin Kıral'lığa. Çık artık kolumdan! Kuğulu Park yoluk kabarmış kelfatma; ördeklerde kendimi gördüm, vay badi! Oy badi! Nihat Ziyalan (Sincan İstasyonu, Eylül-Ekim 2012, N: 61)
YORUMLAR