Ayı postuna oturmuş hayvan dostu / Sami Günal
Sami Günal tanıdığı, gördüğü insan tiplerinin ilkini yazdı.
Birkaç “tipolojik” yazı yazmaya karar verdim. Maksat, “Pazar yazısı” tadında eğlencelik olsun diye yazmak istesem de asıl itibarıyla hani kanaat önderleri derler ya ha işte aklınca toplumu yönlendirmeye soyunanların kamu hayatlarıyla özel hayatları arasındaki çelişkileri örnekleme niyetine olacaktır bu yazılar. Ana tema, hoş anlatımlar eşliğinde zahiriyle gerçeklik üzerine olacaktır. Yöntem olarak isim yazmayacağım, özel hayatlara girmeyeceğim, kişilik haklarını zedelemeyeceğim. Kaldı ki isim vermeyeceğime göre ya da kamuoyuna mal olmuş bir yaşamı tarif etmeyeceğimden kişilik haklarını tepeleme diye bir şey olamayacaktır. Merhume eşim, bir zamanların TEMPO dergisinde haber-yazı dosyalarına imza atmıştı. Hürriyet grubunun, haber ve yazı dosyalarıyla çok ses getiren düzeyli bir dergisiydi Tempo. Gazeteci olarak ünlü kişileri barındırıyordu. En popülerlerinden birinin adını vereyim. Savaş Ay mesela. Bir gün Savaş Ay’ın bendenizi bir kaçak “beden işçisinin” elinden nasıl kurtardığını yazmalıyım. Yazımın başlığı, örneğin “Komşum Neri” olabilir. Eh hayat “müşterek” değil miydi? Gazeteciliğe, yazmaya çizmeye pek hevesli olduğum için geri planda merhume eşimin asistanlığını yapıyordum. Zaman zaman dosya haberler belirleyip ana omurgasını çizip hadi şunu yap, dediğim oluyordu. Örneğin yapalım, dediğim “sanat-sosyoloji” karışımı “Küfür Üzerine-Can Yücel” yazı dosyası gün geldi “Küfür Üzerine Notlar” adlı iki serilik bir yazı çalışmam için bana lazım oldu. Kütüphane arşivlerinden aradım taradım bulamadım bulamadım! İçim yanınca Can Yücel’in kızına kadar uzandım. İnsan babasının külliyatından haberdar olmaz mı, olup da saklamaz mı? Neyse, bu vesileyle merhum eşimle olan “mutlu-mesut” günlerimizi yâd etmiş oldum işte. Bir keresinde “çevrecilik” konulu bir haber dosyası hazırlamaya koyulmuştuk. İçerik planlamasını tasarlarken aklıma gazetelerde gördüğüm şaşalı bir ofis fotoğrafı düştü. “Çevre-Hayvan Hakları” düsturuna pek ters düşen bir görüntüydü bu. Fotoğraftaki işadamının ofisi, Tempo’nun içinde bulunduğu Hürriyet gazetesi binasına çok yakınmış. Şans bu ya kaynak el altındaydı. Peki, gazetelere niçin girmişti o fotoğraf? Bu işadamı, üç büyüklerimizden birisi olan (…)’nin Spor Kulübü yöneticisiydi. Hâliyle zamanın popüler kişilerindendi. Kendisinden özel olarak alınan bir demeci üzerine özel ofisi içerisinde çekilmişti. Demecinin içeriği beni ilgilendirmezdi. Zaten futboldan zerre anlamam, seyretmem de. Ortaokuldayken kuzenlerime uyup da stadyumda maç izlemelerim olmuştu. En son Antep-FB maçını izlemiştim bundan yıllar önce oğlumla. İlintimin hepsi bu kadarcık. Buna rağmen 2022 Dünya Kupası zamanı sosyolojik yönüyle futbol üzerine üç tane yazı yazdım “haddini bilmez yazarlar” kontenjanından. Uyanık işadamları çok dallı olmaya özen gösterirler. Bu adam aynı zamanda STK’ler içinde çok etkinlik gösteren bir tipti. Benim gözüme de gazetelerde bu yönüyle çarpardı. O haberde kadın ve çocuk alanları derken hayvan haklarına kadar ahkâm kesiyordu. Adamın masasının üzerinde ve arkasında bir takım figürler vardı. Var olmasına var da bana nedense tersten mesajlar veriyorlardı. Beni aldı bir merak! Hanımefendi’ye dedim ki yanına bir de foto muhabiri alarak git bu adamla bir foto-söyleşi yap! Merhume eşim de benim gibi futbol cahiliydi. İki çıplak bir hamama yakışır kontenjanından bir araya gelmiş gibiydik. Konu, futbol olamayacağına göre çevrecilik ve hayvan sevgisine dair görüşleri üzerinden randevu almasını salık verdim. Sonuç ne çıktı? Adam, çevrecilik, çoluk çocuk, kadın, hayvan hakları derken öteden beriden ahkâmını kestikten sonra ne kadar da yüksek düzeyde hayvan sevgisine sahip olduğunu göstermek için ofisin ortasına serili olan bir postun üzerine bağdaş kurarak poz vermesin mi? Aklınca hayvanlarla ne kadar da içlidışlı olduğunu gösterecek ya olsa olsa yapay bir hayvan figürünün üzerinde bütünleşme pozu verdiğini düşündürmek isteyebilirdi. Tamam, bu da kabul ama bir dakika? Üstüne oturduğu post, özel yöntemlerle avcılık adı altında katledilen gerçek bir ayının postuydu. Hisse: Zahirî her zaman sahici değildir. Başka bir tipolojide görüşmek üzere… Sami GünalTİP-1
Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR