Arsen Lüpen'in sempatik oyuncusu Omar Sy'la söyleşi
Birkaç ay önce yayımlanan Lupin, sadece Fransa'da değil Türkiye ve daha pek çok ülkede büyük ilgi gördü. Dünyaca ünlü Fransız oyuncu Omar Sy'nin başrolünde yer aldığı Netflix yapımı dizinin ikinci kısmı da geçtiğimiz hafta sonu izleyicilerle buluştu.
İlhamını Maurice Leblanc'ın dünyaca ünlü roman karakteri Arsene Lupin'den alan dizinin hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Intouchable filmindeki unutulmaz oyunuyla hafızalara kazınan Omar Sy, Lupin dizisiyle de büyük beğeni kazanmış durumda. Türkiye'de de geniş bir hayran kitlesi edinen Netflix yapımı Lupin dizisinin başrol oyuncusu Omar Sy ile pandemi şartları nedeniyle yüz yüze gelemesek de teknolojik imkânları kullanarak konuşma fırsatı yakaladık. İlk dizi deneyimi için bambaşka bir ritim tanımlamasını yapan Omar Sy ile Lupin dizisinin çekim sürecini konuştuk. Öncelikle bu zor süreçte nasılsınız? Her şey yolunda mı? Teşekkürler, iyiyim. İyi olmaya çalışıyoruz. Tüm dünya zorlu bir süreçten geçiyor. Sizi ağırlıklı olarak filmlerdeki performanslarınızla tanıdık. Fakat bu kez bir diziyle üstelik de son dönemin en çok konuşulan yapımı olan Lupin ile görüyoruz. İkisi arasında nasıl bir farkla karşılaştınız? Filmdeki bir karakter ile belirlenen bir zaman içerisinde yapmanız ne gerekiyorsa onu hayata geçiriyorsunuz. Ancak dizide, filmden farklı olarak karşınızda uzun bir yolculuk var. Canlandırdığınız karakter ile daha fazla zaman harcamanız gerekiyor. Hayat verdiğiniz bu karakterin farklı katmanlarını taşımanız ve bir şekilde de yansıtmak zorundasınız. Bambaşka bir ritim söz konusu burada. Bir oyuncu için de oldukça ilginç bir deneyim. Çünkü bence bir aktör olarak dizide, film performansınızdaki gibi oynamıyorsunuz. Burada yeni bir yüz edinmeniz ve daha farklı bir biçimde çalışmanız gerekiyor. Dizide canlandırdığım karakterle daha hassas ve farklı bir iletişim kurulduğunu düşünüyorum. Özü itibarıyla ikisi hem aynı hem de çok farklı. Bu benim için yepyeni bir deneyimdi ve çok sevdim. Peki içinde bulunduğumuz pandemi süreci çekimleri nasıl etkiledi? Kısıtlamalar sonrası Lupin'in çekimlerine döndüğümüzde Paris'te halihazırda iki yapımın çekimleri birden yapılabiliyordu. Bu iki yapımdan biri olduğumuz için çok mutluyum. Evet, çok farklı bir duyguydu. Sürekli olarak PCR testi yapmak durumundaydık. Pozitif bir vaka ile karşılaşıldığında çekimlere ara verilmesi gerekiyordu. Bu da hepimiz için yeni bir endişe kaynağı oldu. Başlarda bu yüzden odaklanma sorunu yaşandı. Bu süreçte yeni yollar, yeni etkileşim şekilleri öğrenmek zorunda kaldık. Karmakarışık bir süreçti ama hepimiz bununla yüzleşip göğüs gerdik. Ne olursa olsun Lupin'i izleyiciyle buluşturabilmiş olmaktan ötürü çok mutluyuz. Bunu başardık. Ama geriye dönüp baktığımda çok zorlu bir dönem olduğunu söyleyebilirim. Herkesin dediği gibi bu, yeni bir dünya. Gerçekedebiyat.com
YORUMLAR