KIRMIZI – Bu ağıt Hiroşima içindir
 
                     AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa…                             
                     Ah bre Enola Gay... senin adın ölüm olmalı 
                     Yağmur bulutlarından gelen yağmursuz ölüm                    
                     Hiroşima’da on binlerce insanın külleri havada
                     Bir göz kırpımı bile değil yaşamla bitim arası 
                     Hangi kırmızıda kıyım hangi kırmızıda sevdaşk
                     Kör bir göz olmuş gök kör bir gözün bakışında
 
                     Sarısı beyazı karası ... Hani herkesindi Tanrı
                     Ey kan çarmıhta kuruyan Spartacus’u unutma
 
 
                     TURUNCU – Bu ağıt Doğu içindir
                             
                     AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa…
                     Borsa başka söyler savaşı İkiz Kuleler başka
                     Afgan Dağları’nda dualar büyür silahlara karşı
                     İsevi ressamların yüzünü beyazladığı esmer İsa
                     Ne doğumundan önce uğradı buralara ne de sonra
                     Hangi turuncuda küfür hangi turuncuda ürün
                     Gizli bir buğday gülüşü ekmeksiz ağızlarda
 
                     Bu yaslı Doğu... Zencefil kokulu bir ulu sabırdır
                     Bir yatar on yatar milyon kalkar Asyalı Zapata   
 
                      
                     SARI – Bu ağıt Vietnam içindir 
                       
                     AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa…                               
                     Çekik gözlü Saygon günah çıplağı baştan başa
                     O günlerden kalma rengarenk melez gölgeler
                     New York’un haşhaşlı gecelerinde yıldızlar altında   
                     Yersiz yurtsuz aşsız yaşarlar yaşayabildikleri kadar
                     Hangi sarıda ağıt hangi sarıda pirinç sıcağı
                     Bunca zulümden sonra bana açlıktan söz açma  
 
                     Kimin umurunda mafya babaları sokak eşkıyaları 
                     Strangers in the night ... Sinatra’nın sesinde a la lu la 
 
 
                     YEŞİL – Bu ağıt zenciler içindir
                                                 
                     AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa…
                     Güneşini çaldın ak soluklu Afrikalıların                     
                     Dilini çaldın tamtamını çaldın ezgisini çaldın
                     Birer ağıt Mississippi kıyılarında blueslar 
                     Armstrong'un trompetinde kapkara notalar
                     Hangi yeşilde korku hangi yeşilde umu
                     Gizli bir başkaldırı siyah acıdan beyaza
                    
                     Jesse Owens’in göğüslediği yağsız ip
                     Darağacına düş olur Hitler’in boy aynasında    
 
 
                    MAVİ – Bu ağıt Akdeniz içindir
                       
                    AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa…
                    Ne güzel tüm kuklalar yalandan sevili olsa da                 
                    Hi - li - li ...  hi - li - li ...  hi- lo ... sevgili Leslie
                    Radyasyon dalgaları büyüyor sinsi sinsi
                    Kirleniyor Mona Lisa’nın kızoğlan-kız yüzü
                    Hangi mavide Akdeniz hangi mavide yosma göğü
                    Acısını sularda saklar kumlara gömülü anfora
 
                    Ben ki günlerce kımıldanmadan seyredebilirim
                    İstiridye kabuklarından doğan çıplak Venüs’ü  
 

                    LÂCİVERT – Bu ağıt Doğa içindir

                    AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa…
                    NBA dışında tatsız tuzsuz şiirsiz bir kanara
                    Magic Johnson başka yere uçuyor top başka
                    Havada yürürken özgürlüğü büyüyor zencilerin
                    Özgürlüğü büyüyor ezilmiş bütün renklerin   
                    Hangi lâcivertte bulut hangi lâcivertte toprak
                    Binlerce yılın kuraklığını içine akar ırmak
                    Doğa mı... Kızıl Derili’nin çubuğu düşmüş yere
                    Çiğnenmiş ekini otu suyu bir daha dirilmezcesine
 
 
                    MOR – Bu ağıt insan içindir
                     
                    AmeriKANYA ... Seni sevmek mi ... Haşa ...
                    Atom ne dolar ne bunca yokluk varken Dünya’da                 
                    Altına Hücum mu... O Şarlo ki takaza aldı seni yıllarca  
                    Zil-zurna sarhoş olsa da Las Vegas’ın kumarcıları 
                    Bir sürü savaş artığı piç sığınmacı hapçı pornocu     
                    Hangi morda ağıtlı hangi morda isyanlı
                    Ölümü yelesinde taşır at dörtnala koşarken bile  
                                     
                    Gök delindi çan sesleri yetmiyor insanlara
                    Dualar yetmiyor göz göre göre kararan zamana
 

Sabahattin Yalkın
GERCEKEDEBİYAT.COM


ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)