Adalet Ağaoğlu'nun ardından çok sert değerlendirme

'Evet artık cenaze kaldırıldı. Biraz da vakit geçti. Şimdi yazar Adalet Ağaoğlu hakkında birkaç söz de biz edelim.' diyen şair Fadıl Oktay yazar Adalet Ağaoğlu'nu eleştirdi.

news-details
Haberler

Şair Fadıl Oktay, sosyal medya hesabında Adalet Ağaoğlu'nu "siyasi olarak çelişkili düşünceleri olan bir kadın gibi görünse de içinde bir yerlerde sanki bir Atatürk ve Ulusal Turkiye Cumhuriyeti düşmanlığı beslemiş, Atatürk ilkelerine karşı olan her cins kanatta bulunmuş ve onların tezlerini desteklemiştir."diye sert sözlerle eleştirdi.

Fadıl Oktay'ın facebook hesabındaki yazı şöyle:

Adalet Ağaoğlu Hakkında Birkaç Söz

Adalet Ağaoğlu siyasal İslamın yükselişi döneminde bir röportajında aniden "Atatürk harf devrimini iyi yapamadı, anam babam ve büyüklerim bir günde cahil kaldı" demiştir.

Adalet Ağaoğlu Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında Atatürkçü subaylar içerde haksız yere Amerikan uydurması pisliklerle çürürken ve ölürken "babam için çok endişeleniyorum ona bir şey yapmalarından korkuyorum " diye acı çeken ve ağlayan bir kız çocuğuna  "N'apalım, Diyarbakır cezaevinde de (kürtçüleri kastediyor) cok acı çekiyorlardı, onlar da haksız yattı, etme bulma dünyası" diyecek kadar da vicdanı dar ve kincidir.

Adalet Ağaoğlu 2010 yılındaki Akp'nin getirdiği anayasaya evet oyu veren kemiksiz bir "yetmez ama evetçi"ydi. Kısacası Tayyip Erdoğan'in lehine oy kullanmıştır. Dinci tarafı burada ağır basmıştır.

Adalet Ağaoğlu "Cumhuriyetin ilk yıllarında babamın hafız olduğunu söylemeye utanırdım, çünkü bize mahalle baskısı vardı" demiştir.

Adalet Ağaoğlu bir de ulusal devlete karşı özellikle dincilerin ve hdpkklıların haklarını hararetle savunan ve adeta Hdp milletvekili yatağı gibi çalışan kendinin de kurucu üyelerinden olduğu İnsan Hakları Derneği'nden ise" dernek sadece etnik ve milliyetçi bir grubun (kürtçüleri kastediyor) çıkarlarını kollayan bir yapıya dönüştü " (tek doğru hareketi olarak kabul edilebilir ki o da aslında bir yanlıştan dönmesi sadece) diyerek de istifa etmiştir.

Kısacası benim anladığım siyasi olarak çelişkili düşünceleri olan bir kadın gibi görünse de içinde bir yerlerde sanki bir Atatürk ve Ulusal Turkiye Cumhuriyeti düşmanlığı beslemiş, Atatürk ilkelerine karşı olan her cins kanatta bulunmuş ve onların tezlerini desteklemiştir.

Ve bir de "Türklerin Ermenilerden soykırım için özür dilemesi kampanyası"na katılması ve destek vermesi var ki o da apayrı bir faciadır.

Bu çeşit siyasete yön verme istekleri onun sürekli sağa sola ama ağırlıklı olarak yükselişte olan Osmanlıcı ve dinci tarafa doğru yalpalamasına neden oldu. Benim gördüğüm kadarı ile siyasi olarak Amerika'nın istediği "ılımlı islam(!)" tipi olduğu kesindir.

Romancıdan daha çok bir oyun yazarı kimliği var gibi.

Romanlarındaki dili zor bir dil ve yorucu bir yazını var.

Yazdıkları akıcı gitmiyor. Tümceler kesik kesik.

Keserken de bir düz bir devrik kesiyor.

Gördüğüm kadarı ile dile kazandırdığı bir şey yok.

Yeni bir akım yok. Yeni bir çarpıcı söylem yok. Kitaplarında özel dikkat çekecek bir yaratıcılık yok.
"Aaa bu ilginç konuyu işledi , çok farklı" dedirtecek bir şey yok.

Hatta, Bir Düğün Gecesi romanının Aldous Huxley'den intihal oldugu üzerine tartışmalar da yaşanmış olması da cabası.

Genellikle onu hep bildiriler imzalar masa başı arkasından bir şeyler söyleyen bir kadın olarak hatırlıyorum.

Yani asla bir Yaşar Kemal, Aziz Nesin kıvamı yok.

Yani asla bir Halide Edip Adıvar değil;  bir Tezer Özlü bile değil. Bir Kerime Nadir bile değil.

Hatta iyi kadın romancılarımızdan birini okumak isteyenler Fatma Nezihe Aras okusun ve farkı görsün.

Bana göre yaşarken de şimdi ölünce de birtakım güdümlü veya bilinçsiz çevrelerin yücelttiği kadar öyle "çok önemli" bir yazar değildi.

Kişisel görüşlerim bu şekildedir. Derin tartışmalara da girmeyeceğim. Görüşlerimi yanlış bulanlar da olacaktır ama ben uzatmayacağım.

Özetim burada, benim görüşlerimi merak edenler için yeterli.

İyi bir yazarsa zaten 20-30 yıl geçince belli olur. Ben yanılmış olurum. Öyle olursa da çok dert değil.

Bizde bir sanatçıya değer verip vermeme işleri böyledir.

Hele bir öl, hele bir ölümünün üstünden biraz zaman geçsin bakalım.

Allah rahmet eylesin diyelim.

Fadıl Oktay

Gerçek Edebiyat

 

Sosyal Medyada Paylaş

author

Gerçek edebiyat

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..