"Siyasiler"in Dil bayramı iletileri!...

news-details
Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türk Dil Bayramı dolayısıyla "mesaj" yayınladı:

"Bir milletin bağımsızlığının, özgünlüğünün, zengin kültürel birikiminin, köklü bir geleneğe sahip olduğunun en büyük göstergesi dilidir.

Dil milletlerin kendilerine özgü düşünme, yaşama, ifade etme biçimlerinin temel göstergesidir. Milletlerin ufku, dünyası, hayata bakışındaki derinlik dillerinin mahiyetiyle ilgilidir.

Dünyanın sayılı dillerinden biri olan Türkçemiz, milletimizin zihni berraklığını, iletişim becerisini, eşyaya ve dünyaya bakışını gösteren hayli zengin, köklü bir dildir.

Milletimizin bağımsızlığına düşkün karakteri, özgün kültürü, yaşama ve düşünme biçimi en güzel, kendi öz dilinde, Türkçe’de tecessüm etmiştir.

Çok geniş bir coğrafyada konuşulan, müşterek mazimizi, kültürümüzü ifade eden Türkçemiz milletimizin birlik ve beraberliğinin teminatıdır. Medeniyetimizin müstesna değerlerini nesilden nesile aktaran dilimiz, çok farklı kültürler ve medeniyetlerle etkileşime girerek canlılığını korumayı bilmiştir. Milletlerin kaderi dillerinin kaderiyle, dillerinin sınırıyla örtüşür.

Köklü ve geniş bir birikime sahip olan Türkçemiz, farklı dillerle etkileşimine rağmen özünü asla kaybetmemiştir. Bize özgü düşünmeyi sürdürmemiz, ilmi çalışmalar yapmamız, seçkin kültür, sanat ve edebiyat eserleri üretmemiz, dilimizin korunması için de son derece önemlidir.

Eğitim hayatımızda da Türkçe hassasiyetini, çocuklarımıza, gençlerimize en etkili biçimde verebilmemiz gerekir. Türkçemizi, yaşatmak ve tüm varlıklarıyla gelecek nesillere aktarmak, dilimize sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.

Tüm vatandaşlarımızı bu hususta hassasiyet ve çaba göstermeye çağırıyorum. Türk Dil Bayramı’nın, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere, tüm milletimiz için bu doğrultuda hayırlı bir uyanışa vesile olmasını diliyor, tüm vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyorum."

 

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, 84. DİL BAYRAMI TÖRENİ’NDE KONUŞTU

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Dil Derneği ve Çankaya Belediyesinin Ankara Şinasi Sahnesi’nde düzenlediği 84. Dil Bayramı Töreni’ne katıldı.

Törenin açılışında konuşan Kılıçdaroğlu, bürokratken başlattığı Dil Derneği Dergisi aboneliğinin hala sürdüğünü belirterek, bütün dil severlerden, bu dergiye abone olmalarını istedi.

"Türkçe olmasa, Türkiye olmazdı çünkü Türkçe olmasa, Türk halkının tarih ve birliktelik duygusu, dolayısıyla da bağımsızlık ve özgürlük bilinci oluşmaz ve kuşaktan kuşağa aktarılamazdı. Dilin bu bütünleştirici ve kültürel işlevini çok iyi bilen Mustafa Kemal Atatürk, Türk Tarih Kurumundan hemen sonra temmuz 1932’de Türk Dil Kurumunu kurmuştur."

Atatürk’ün talimatı doğrultusunda, 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurulduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün yerli ve yabancı kaynaklardan öz Türkçe sözcükler aradığını, dile ilişkin incelemeler yaptığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün emri ile 26 Eylül 1932’de Birinci Türk Dil Kurultayı’nın toplandığını anımsatarak, Atatürk’ün çok önemsediği Türk Dil Kurumuna Dolmabahçe Sarayı’nda denize bakan bir oda ayrılmasını istediğini, bu kurultaya olağanüstü önem verdiğini anlattı.

Kurultayda konuşulanları bütün ulusun, memleketin duymasını isteyen Atatürk’ün, toplantının yapıldığı Dolmabahçe Sarayı ile İstanbul Radyosu arasında teknik bağlantı kurdurduğunu belirten Kılıçdaroğlu, böylece bütün ulusun bilgilenmesinin sağlandığını söyledi.

Gazeteci, yazar, siyasetçi ve diplomat Ruşen Eşref’in, Atatürk ile olan bazı anılarını aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Atatürk Türkçe’nin gelişmesini çok önemsemiş, yeni sözcük ve kavramlar üretmiştir, matematikte kullandığımız ’üçgen, dörtgen, boyut’ gibi sözcükler. Atatürk ayrıca Türkçe’ye ilişkin yerli ve yabancı çalışmaları yakından izlemiş, dönemin dil bilimcilerini Türkçe üzerinde araştırmaya özendirmiştir. Tarama ve derleme sözlüğü ile ilgili çalışmaları başlatmıştır. Atatürk, sözlük yapımının yanı sıra çağdaş Türkçe’nin dil bilgisi ve yazımı, sözcük ve kavram geliştirme olanaklarıyla da yakından ilgisini sürdürmüştür. Atatürk’ün bu yoğun ve içten ilgisi, Türkçe’nin hızla bilim ve sanat dili olarak gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Yine bizzat Atatürk’ün öncülüğünde başlayan Türkçe’nin yabancı sözcüklerden arındırılma çalışmaları, Türkçe’nin her bakımdan yetkinleşmesini sağlayan bir başka önemli etken olmuştur.

 Darbelerden, özellikle 12 Eylül darbesinden en büyük zararı gören, Mustafa Kemal’in kendisi ve onun mirasıdır. ’Atatürk, Atatürk’ dediler, Atatürk’ün bütün kurumlarını neredeyse kapattılar. Kapatılan o kurumlardan ikisi de Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumudur. Mustafa Kemal’ın vasiyetine uygun olarak Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunun yeniden eski koşullarda kurulması gerekiyor." dedi.

Hem 12 Eylül düzenlemesini hem de darbe hukukunu tahkim eden 2 Kasım 2011 tarihli 664 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlükten kaldırılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün kişisel mirasından bütün giderlerini karşıladığı Türk Dil Kurumunun, Atatürk devrimleri ve ilkeleri doğrultusunda yeniden çalışmasının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kılıçdaroğlu, bu adımlar atıldığında, Atatürk’ün hayali olan Türkçe’nin bilim ve sanat dili olarak gelişmesinin, Türk toplumunun düşünsel üretkenliğinin artmasının, bunun gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarılmasının mümkün olacağına işaret etti.

Türk dilinin gelişmesine, güçlenmesine katkıda bulunmak ve Atatürk’ün başlattığı dil devrimini sürdürmek için kurulan Dil Derneğinin 1987’den beri yürüttüğü çalışmaların Türkiye’ye yapılan büyük bir hizmet olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, derneğin yönetimine ve bütün üyelerine teşekkür etti.

TÜRKÇE YABANCI DİLLERİN BOYUNDURUĞUNA GİRMEMELİ

Yaşamı boyunca dil devrimine emek veren Ömer Asım Aksoy’un adını taşıyan Dil Derneği Ömer Aksoy ödülünü kazanan Şair Ömer Turan’ı ve ödül alan diğer aydın, sanatçı, gazeteci ve akademisyenleri kutlayan Kılıçdaroğlu, üniversite yıllarında Aksoy ile yaşadığı bir anısını anlattı.

"Dile sahip çıktığımız zaman, ülkemize sahip çıkıyoruz. Dilimize sahip çıktığımız zaman, kültürümüze sahip çıkıyoruz. Kültürümüze sahip çıktığımız zaman, geleceğimize sahip çıkıyoruz. Geleceğimize sahip çıktığımız zaman öz güvenimiz artıyor, öz güvenimize sahip çıkıyoruz." diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye bu yolu açanın Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, eski İran Büyükelçisi ile sohbetlerinde aralarında geçen bir konuşmayı da aktardı. Kılıçdaroğlu, "Ben, kendisine (Eski İran büyükelçisine) dedim ki ’Şah İsmail, bugünkü Türkçe ile çok güzel şiirler yazıyordu.’ O da ’Evet’ dedi, ’İran sarayında Türkçe konuşulurdu, Osmanlı Sarayı’nda Farsça konuşulurdu." ifadesini kullandı.

Kültürü gelecek kuşaklara aktaran halk ozanlarına da şükran borcunun ödenemeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Farsça ya da Osmanlıca bir deyimi, türküyü, şarkıyı, şiiri anlamamız mümkün değil. Son derece işimiz zorlaşıyor o aşamada. O nedenle dilimizi geliştiren, katkı yapan, yabancı sözcükler yerine Türkçe yeni sözcükler üreten bütün dil bilimcilere şükran borçluyuz. Bilim hızla gelişiyor ama Türkçe de, gelişen bu ölçüde kirlenmemeli, yabancı dillerin boyunduruğuna girmemeli. Kendi sözcüklerimizi kendi öz güvenimizle yeniden yaratabilmeliyiz." diye konuştu.

Konuşmanın ardından CHP Bilim, Yönetim ve Kültür Platformunun ödülleri verildi. Bilime, sanata verdikleri katkılardan dolayı Emin Özdemir, Adnan Binyazar ve Erendiz Atasü’ye ödüllerini, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu verdi. Şair Sunay Akın da törenin "Onur Ödülü"nü Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinden aldı. (Kaynak: CHP resmi internet sitesi)

Türk Dil Bayramı dolayısıyla Başbakan Binali Yıldırım mesaj yayınladı:

"Bir dilin varlığını devam ettirebilmesi, o dili konuşanların millet olma şuuruna varmaları ve kendi kültürüne sahip çıkma hassasiyetlerine bağlıdır. Türkçe, milli kültürümüzü ve değerlerimizi gelecek nesillere aktarabileceğimiz en kıymetli mirasımızdır. Dünyanın en eski dillerinden biri olan Türkçe, konuşulduğu coğrafyanın genişliği, konuşan nüfusun büyüklüğü ve kelime zenginliği açısından dünyanın en yaygın, en önemli dilleri arasında yer almaktadır. Kardeş ülke ve toplulukları kaynaştıran Türkçe, milli kültürümüzün ve milli kimliğimizin ana unsurudur. Nice mütefekkir, âlim ve şairimiz yüzyıllar boyunca dilimizi nakış nakış işlemiş, Türkçe'nin gelişmesinde ve medeniyetimizin inşasında büyük pay sahibi olmuşlardır. Gelecek nesillere çok daha güzel, çok daha gelişmiş, çok daha derinlikli bir dil bırakabilmemiz için Türk Dil Kurumuna, aydınlarımıza, sanatçılarımıza, siyasetçilerimize, medyamıza ve öğretmenlerimize büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu düşüncelerle Türk Dil Bayramını kutluyor, bütün vatandaşlarımı sevgiyle selamlıyorum."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter'daki hesabından açıklama yaptı:

"Dil bir millettir. Türkçe, Türk milletinin varlığı, yurdu, yuvası ve yarınıdır. Türkçe hepimizin ortak değeri, kardeşliğimizin tercümanıdır. Dilin ses güzelliğiyle dalgalanıp bir duyurma, anlatma ve inandırma gücüne ulaşması kolay değildir.

Türkçe bunu asırlar içinde başarmıştır. Türkçemiz Türk milletinin aziz ve yaşayan bir servetidir. Bu servet israf edilir, yağmalanır, zayıflarsa adımız anılmaz, anılarımız yaşayamaz.

Ağrı Diyadin Belediyesinde indirilen bölücü tabelayı tekrar astırıp Kürtçe bizim dilimizdir diyenler, aslında Türkçeye zulmedenlerdir. Türkçe yemin, Türklük namustur. Bundan habersiz olanlar milletimizin kültür ve tarih değerlerine ileri düzeyde zayiat vermişlerdir.

Türkçenin yanına mahalli dillerin yerleştirilme çabalarına inatla devam edilmesi yanlıştır, günahtır, vebaldir hatta millete kastetmektir. Ana dil eğitim taleplerinin sürekli olarak mevzi elde etmesi çözülme ve bölünme dinamiklerini hızlandıracak, hayatın her alanına yayacaktır.

İzmir Karşıyaka'da işgüzar ve densiz bir okul müdürü çıkmış Andımızı okuyan çocuklara, 'Dingonun ahırı mı burası?' diyor. Soruya bakar mısınız? Söz konusu müdür kendisini ahırda hissedebilir, bence mahsur yoktur ancak çocuklarımız okuldadır, Andımızı Türkçe okumak istemektedir.

Unutmayalım, gördüğümüz rüya Türkçedir, ülkülerimiz Türkçedir, ülkemiz Türkiye'dir, hepimizin umut ve ufuk sancağı ise Türk milletidir. Dünyayı Türkçe kavrayacağız, hadiselerin kalbine Türkçe bakacağız, Türkçeyi mukadderat bilip, ilelebet bir vefa ve sevda nişanesi göreceğiz.

Türkiye'nin bugünkü sorunlarından kurtulması için Türkçe pusula olmalı, çağın satırları Türkçe okunmalıdır. Buruk duygularla da olsa büyük milletimizin Türk Dil Bayramını en içten hissiyatımla kutluyorum.

Türkçenin gelişmesi, büyümesi ve yıldız gibi parlaması için emek veren, çaba gösteren kutlu ecdadımızı rahmetle hürmetle yad ediyorum. Türkçenin gelişmesi ve muhafazası amacıyla değerli çalışmalar yapan bilim ve siyaset adamlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum." (Kaynak: Anadolu Ajansı)

Halkların Demokratik Partisi genel başkanı Selahattin Demirtaş ise mesaj yayınlamadı.

Bilindiği gibi HDP "15 Mayıs Kürt Dil Bayramı" kutluyor. Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 15 Mayıs 1932'de Celadet Alî Bedirxan öncülüğünde Suriye'nin başkenti Şam'da yayınlanan Hawar Dergisi'nin Latin harfleriyle çıkarıp ve harf devrimini başlatmasının tarihi bir öneme sahip olduğu hatırlatıldı. "Bizler, Kürt halkının ve yüzyıllardır yaşadığı katliam, soykırım, asimilasyon politikalarına karşılık her dönem büyük emeklerle anadili Kürtçe'yi yaşatan ve geliştiren herkesi minnetle selamlıyor, Kürt Dil Bayramı'nı kutluyoruz. Em cejna zimanê Kurdî pîroz dikin" denildi. (DİHA)

GERCEKEDEBİYAT.COM

Sosyal Medyada Paylaş

author

Gerçek Edebiyat

gercekedebiyat.com yazarı, info@gercekedebiyat.com

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..