Zıtlıkların sokağı: Kumrular / Nadir Avşaroğlu

news-details
Haberler

  

ANKARA’DA YAŞARKEN VII

Birçok kez vaktim olduğunda, keyfim yerindeyse Ankara’yı dolaşırım. Öyle bilinmedik istisna yerlerini değil. Tam aksine her gün gördüğümüz, her zaman yaşadığımız, yıllarımızın geçtiği mekanları.

Bu hafta sonu da böyle oldu. Kızılay’a erken gidip, uzun zamandır yapmadığım Kumrular Sokak’ta Cici Piknik’te kömür ateşinde döner yemeğe gittim.

Cici Piknik’in önünde her zamanki gibi upuzun bir kuyruk; benim gibi düşünen onlarca insan. Ben de dönerden vazgeçtim Kumrular’da yürüdüm.

Kumrular Ankara’nın en güzel mekânlarından biridir. Güvenpark’tan başlayan bir koşuşturma, tüm sokak boyunca sizi Necatibey’e kadar takip eder.

Telaştan, akıp giden trafikten, insan yoğunluğundan kendinizi kurtarıp, başınızı yukarı kaldırabilirseniz şayet, o sokağın güzelliğini fark edebilirsiniz.

Sokak boyunca uzanan asırlık çınarlar ve kestane ağaçları sıralanmıştır iki yanında.

Kent merkezinin  ortasında saklı bir cennet gibidir. Kentin tam göbeğinde, geceleri ışıkları yanan ve  içlerinde nefes alıp verilen mekânlar vardır hâlâ. Ankara'da ağaçları yukarıda birleşerek alle oluşturan kaç sokak kaldı ki.

Bir bahar akşamı ya da sonbaharda çınarlar sararırken sanki hiç bitmeyecek gibi görünen bir sokaktır.

Yok, eğer bir pazar sabahı, hafif esintili bir günde geçersiniz Kumrular Sokaktan. Henüz Ankara trafiği başlamamış, egzoz gazlarına boğulmamışken. Şehir merkezinin tam ortasında bir yerde olmasına karşın, şehrin hengâmesini hissetmezsiniz, huzur verir size bu sokak. Gökyüzünü kaplayan ağaçlar, sanki izole eder Ankara’dan sizi.

Öğrencilik yıllarımdan hatırlarım, Kumruları. Sokağın bir köşesinde duran taksi durağındaki eski Amerikan arabaları içinde 6 kişi doluşunca kalkar, insanları Bahçeli’ye götürürdü. 1930-40 mimari estetiğiyle yapılmış olan Saraçoğlu Mahallesi’nin andezit kaplı taş binaları. Şimdilerde adı Adnan Ötüken olan eskinin Milli Kütüphanesi ve Çankaya Kaymakamlığı. Onca yıl sonra bu sokakta amaçsızca dolaşmak ayrı bir zevk.

Zıtlıkların sokağıdır Kumrular. Sokağın bir tarafında korkunç bir koşuşturma, şehrin telaşı, bir yerden bir yere yetişme kaygısı. Öbür kaldırımda sessizlik, sükûnet huzur ve Saraçoğlu Mahallesi’nin sizi saran dinginliği. Kaldırımın bir tarafı tamamıyla işyeri, dükkânlar, satıcıların bağırışları, parlak neon ışıklar. Sokağın öbür kaldırımında sadece Saraçoğlu Mahallesi’nin evlerindeki terk edilmişlik, o güzelim anılara dolanan sarmaşıklar, akşamüzeri dağılan Namık Kemal İlkokulu’ndan sevinç içinde çocuk sesleri.

Ankara’nın en ilginç, en farklı sokağıdır, Kumrular.

Zıtlıkların sokağı.

Bir yanı cıvıl cıvıl, ışıl ışıl. Sokakta kalabalık Güvenpark’la birlikte başlar, dolmuş ve otobüslerden inen binlerce memur, öğrenci ve esnaf. Çoğu Kızılay ve metroya yönelirken, Kumrular Sokağı da mahşeri bir kalabalık yaşar. Sokağın sağ yanında dönerciler, piknikler, kozmetikçiler, telefon satıcıları, eczaneler, kuruyemişçiler ve marketler.

Kumruların Kızılay tarafından başlar hareketlilik. Tüm insanlar sanki sözleşmiş gibi bir yerlere koşturmaktadır. Herkeste bir telaş, herkeste bir yerlere yetişme kaygısı, hayatı yakalama gayreti. Sonra birden bir sessizlik çöker. Saatler sonra ağaçların arasında yürüyen insanları gördüğünüzde,  anlarsınız ki öğlen vakti gelmiştir. Ortalık tekrar hareketlenir.

Akşam üstü ise muhteşem bir koşuşturma, ancak bu kez ters yönde. Bir an önce evlerine varmak isteyen insanlar, Kumrular Sokaktaki marketlerden alışverişini yaparlar.

Tezgâhlar sokağa taşmış, dünyanın bütün lambalarının burayı aydınlattığını düşündüren, çığırtkanlık yapan çalışanlar, büyük bir telaş içinde evlerine gitmeye çalışan insanlar. Kaldırımım diğer yanında düzensizce park edilmiş araçlar, yürümeyi zorlaştıran yere serilmiş tezgahlarıyla seyyar satıcılar, ayakkabı boyacıları ve piyango satıcıları.

Sokağın sonunda ise dolmuş kuyruğu bekleyen binlerce insan. Dikmen, Keklik, Ayrancı, İlker tarafına gidenlerin oluşturduğu kıvrım kıvrım kuyruklar.

Karda yağmurda, ellerinde poşetler ile memurlar, ders kitaplarının ıslanmasından korkan öğrenciler, sevdiği kıza sokulup ondan ayrılmak istemeyen gençler.

Türkiye’nin çok az yerinde görülebilecek bir koşuşturma.

Zıtlıkların sokağıdır, Kumrular. Diğer tarafta terk edilmiş bir Saraçoğlu Mahallesi. Yanmayan sokak lambaları, duvarları kaplamış sarmaşıklar, Namık Kemal Ortaokulu’ndan dağılan çocuklar, taş duvarların üstüne oturmuş ve birbirlerine sarılmış genç üniversiteliler ve yıllardır Vardar Pastanesi’nden etrafa yayılan poğaça kokuları.

Sokağın sol tarafından yürürken bir hüzün kaplar insanı. Saraçoğlu Mahallesinin eski halini düşünürsün. 40’lı yıllardan bu yana içinde memurlar barındıran lojmanları. Kim bilir kimler oturdu bu evlerde, üst katta ders çalışan çocukların görüntüleri, açık bir pencereden size kadar ulaşan yemek kokuları, sokaklarında koşuşturan çocuklar, bahçede terk edilmiş bir şadırvan, hala var olan bir salıncak ve yaşanmış nice aşklar. 

Her kentin bir saklı cenneti vardır, merkezinde. Her kentin sırlarını söylediği sessiz sokaklar vardır. Eğer sizde  kentin ortasında kendiniz ile baş başa kalmak isterseniz ve saklanmak isterseniz yaşamdan, Saraçoğlu Mahallesi’nin dar sokakları ve Kumrular’ınbu yanı size güç verir. 

Kumrular Sokağı’nın adı nereden geliyor, bilmiyorum. Ancak Saraçoğlu Mahallesi’nin sakinliğini, sokaktaki asırlık çınar ağaçlarını gördükçe insan tahmin edebiliyor. Durum böyle olunca bir kış vakti lapa lapa kar yağarken insanın bir çift kumru olup, ulu çınarlardan Ankara’yı seyredesi geliyor.

Ankara’nın en güzel, ağaçlıklı, eski evlerin olduğu, hep insanın içinde müthiş bir huzur bırakabilen, yağmur ya da kar yağarken kaçmayı bırakın, bu sokağın ortasında durup hep ıslanayım diye düşündürebilen ve hala içinde o güzel huzuru barındıran sokaktır, Kumrular.

Sanki Ümit Yaşar’ın şiirlerinden fırlamış gibi bir tarafı ışıklı, çığlık çığlığa, koşuşturan bir sokak. Diğer yanı sessiz, sakin, sükunet ve huzur içinde bir mekân. Her iki yakası çok farklı, zıtlıkların sokağıdır, Kumrular.

Nadir Avşaroğlu
Gercekedebiyat. com

Sosyal Medyada Paylaş

author

Nadir Avşaroğlu

gercekedebiyat.com yazarı,

Yazarımıza ait diğer yazıları görmek için tıklayınız..